Unutulur !!!

Eylül 16th, 2009

Unutulmaz deme bana unutulur unutulur
Kapanır en derin yara acısı da unutulur
Bir rüyadır gelir geçer
Her aşk bir gün hayal olur
Unutulmaz denen günler unutulur unutulur
Bu hayat böyledir dostum
Yaşanan gün mazi olur
En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur
En acı dermandır yıllar
Sen dursan da dünya döner
Kalbini dağlayan yangın yavaş yavaş küle döner
Bir rüyadır gelir geçer
Her aşk bir gün hayal olur
Unutulmaz denen günler unutulur unutulur
Bu hayat böyledir dostum
Yaşanan gün mazi olur
En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur
Ne kadar sevmiştim seni
Ölürdüm öl dediğin yerde
Gözlerimden pınar gibi
Akıp giden yaşlar nerde
Bir rüyadır gelir geçer
Her aşk bir gün hayal olur
Unutulmaz denen günler unutulur unutulur
Bu hayat böyledir dostum
Yaşanan gün mazi olur
En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur
Şimdi sende aşık oldun yanıyorsun benim gibi
Az mı yalvardım ardından o zaman aklın nerdeydi
Hiç üzülme bu da geçer
Bir gün gelir mazi olur
Unutulmaz denen dertler unutulur unutulur
Bu hayat böyledir dostum
Yaşanan gün mazi olur
En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur
Bir gün olur unutulur
Unutulur unutulur

Kefenledim Düşlerimi…!

Eylül 16th, 2009

Yüreğimin duvarları arasında kefenledim düşlerimi.

Artık paylaşacak bir şey kalmadığını bilmek o kadar acıttı ki beni.
Belki de bu yüzden keyifsiz kelimelerim.

Belki de bu yüzden ilk defa mektup yazıyorum.
Sahiplen…

Beni anlamak zordu, çözemedim kendimi.
Çözsem, sana kalmayacaktı anlamsızlıklar.
Beklediğim ne idi? bu bile yanıtsız bir soruydu sanırım…

Hicran düşüyor geceye denizin karasından.
Denize en çok ben kara kattım.
Sense kül…
Neyse, karıştırmayalım karayı külü…

Kalmıyor bir şey arkamda ben giderken.
Senden aldıklarım olsaydı da onları bıraksaydım sana.
Kurumuş papatyalardan, kokusu hala saklı bir taç yapsaydın da bana, zarfın içine
onu da koysaydım.
Ama yok, yok işte…

Sakladım seni içimde.

Senden izin almadım ama aldım seni ve gidiyorum.

Bir de gölgeler geliyor peşim sıra.
Hangisi aslım o da yanıtsız…
Ben, ben galiba dayanamıyorum artık…
Yok, bu öyle her zamankinden değil.

Keyifsiz bir gecede, söylenecekleri söylemeleri beceremeyip, ardımdan dualar okunarak
gidiyorum…

Gel de toprak at üzerime…

Yorgunsan ve kolun ağrıyorsa eğer, bana yaşamak için bir neden söyle..

Ben giderken çaresiz, hasret olmasın yüreğine…

Katran Karası Geceler….

Eylül 16th, 2009

Katran karası geceler vardır, seni bağırına basmıştır.!
Kalemi ele aldırır, yazdırır, çizdirir..
Ama ne birşey değişir, ne yeni gündeki güzellikler için haber verilir.!

Gecem soğuk_!

Odam sensiz_!

Ümitler bitmiş_!

Kadehimde şarap bitmiş, hayalin gitmiş_!

Anlar vardır, şarkılarda buldurur matemi_!

Sözler bir yana dursun, ritimler bile acıtır içini.
Kanatır kapanması zor yaralarını, her bir enstrüman sesi.!
Oysa yaraların kabuk bağlamaya yüz tutmuştur..
Bir şarkı duyarsın bir yerde..
Her bir söz çarpar darbeyle,her bir enstrüman sesiyle açılır kabuklar..
dilindeki çığlıklara, ahlara aldırmazlar.!

Ve sen içinde sorguya başlamışken.. şarkıda tınılarıyla acıtır bir yandan,
bir yandan da sorguna eşlik eder:

Dağlar mı, yollar mı, denizler mi engel_?

Neden_? Neden gelmez oldun_?

Eller mi, diller mi, sözlerim mi engel_?

Neden_? Neden gelmez oldun_?

Sorgular vardır, sadece kanatır!Asla cevap buldurmaz.!

Sorular,sorular, sorular..
Cevabı yok, muhatabı yok ve hatta soranınının aynada bir sureti bile yok.!
Devam edip gider sorgu, tâki yaranın kanı dışına sızıpta,
sol yanın kızarana kadar.!
Umudunu bir hışımla alırsın avucuna, elini götürürsün zorlukla sol yanına, ama
kanın akmaya devam eder..
Beliki acının dinmeye niyeti yoktur.!
Umut tuz misali kanatırda, bir merhem “O”dur kapanacak yarana.!

Zaman durdu, gökyüzünden yıldırımlar düşerken..

İçimdeki yağmur dindi, yoruldum beklemekten.!

Izdıraplar vardır, söyletir, “O” duymasada gecelerine seslenir.!

Derken biter son enstrümanın son darbesiyle matem..
katılırsın çığlık atarcasına tekrar edersin can havliyle..
Yeter artık bitsin.!
Yoruldum Beklemekten!!!!!! dersin.

Geceler/Anlar/Sorgular/Izdıraplar vardır da bir tek “O” yoktur işte.!

Birde içini yaza yaza dökemediğini anlayıp, acına eşlik edecek görüntüler
bulmak vardır!

Sen Nefesimdin !!!

Eylül 16th, 2009

Her aşk kendi masalını yarattı; beni perilere bıraktı, seni kaf dağının
ardına attı derler ya hep…

Benim sevda yolculuğumda sen en güzel masaldın ya.
Hani herşeydin ya, hani hep yanımdaydın ya….
Yada belkide hiç yoktun, ben sadece var olduğunu düşünmüştüm….

Hiç yaşanmamış bir sevdada, sen hiç yaşayamadığımdın…

Yüreğim ellerinde ne güzelde duruyordu…
Sen alırken sormamıştın..
Alıp gittiğinde ben sormadım.
Biliyordum geri vermeyeceğini versende
yüreğimingeri gelmeyeceğini biliyordum..

En çok sende güzeldi En çok senle güzeldi….

Bırakıp gitiğin günden beri kaç gece gecti saymadım,
bu yorgun bedenim buna nasıl dayandı hıc anlamadım..
Bilgiğim tek sey vardı…
Sen vardın yanımda,yalnızlığımda, korkularımda, gözyaşlarımda
ve aldığım her Nefeste

Sen Nefesimdin…..

Gittin….
Gittiğinden beri hiç yazmadığım cümleler döküldü yüreğimden…
Gidişinin ve senin adına…
Dön diye değil, Sev diye değil… Sadece Bil Diye…..

Sende yüreğimin seni nasıl sevdiğini bil diye… Anladın mı?

Anlamadın değil mi? Boşver anlama…
Önemi yoktu değil mi, önemi yoktu senin için akan yaşların
ve senin için solan bakışların…
Kac bakış solmustu ugrunda ve kac göz kurumustu yolunda….

Sen Sevdaya Tutsak; Ben Sana
Sen Aşka Aşık; Ben Sana
Sen Sevilmeye Mahkum; Ben Sensizliğe
Sen ve Ben Farklı Yollarda

Sonsuzluğun getirdiği aşk olsun kanında ve kainatın getirdiği mutluluk olsun
yolunda ve aradığın olsun ömrüne ömür eklediğin….

Özleyeceğim Biliyorum !

Eylül 16th, 2009

Hiç bir duygum kalmamışçasına öyle bakıyorum boş gözlerle uzaklara.
İçimde yaprak kımıldamıyor sanki.

Hiç kimseyi özlemeden, hiç kimseyi istemeden ve sanki düşünüyormuşum gibi
görünsemde hiç bir şeyi düşünmeden.
Yapayanlız üstüme üstüme gelen duvarların arasında sanki sıkışmışçasına.
Kendimi sorguluyorum geçmiş ve hiç olmıyacak geleceğimle elele.
Cümlelerin ne başı nede sonunu bulamadan.
Neyin fazla neyin eksik olduğunu anlamadan bilinmezlikler içerisinde.
Bir başka bedendeyim sanki hiç bir şey umurumda değil, her şeyden uzak,
hatta kendimden bile, sanki ben ben değilim artık.

Ben kimim?? ben kimdim ki!! her yer sislerle kaplı düşüncelerim bile.
Geçmişim yok mu benim?? yok yok benim geçmişimde yok silinmiş.
Bu kadar çabuk mu tükettik her şeyi??
Kapkara sisler kaplamış her bir anımı.
Odamın duvarları arasında sıkışıp kaldımışım, ne yapacağımı her zaman bilen
ben , bu kez ne yapmam gerektiğini bilemiyorum.
Belkide biliyorum aslında; Kader!! keder, mutsuzluk ve umutsuzluk bir yaşlı
ağaç gibi yığılıp kaldı üzerime sanki okyanusların en derininde
en dibe vurmuş gibiyim.
Ama bazen bilmek de yetmiyor.
Tüm beklediklerim öylesine ölmüşlükte ki,
Acılar içerisinde usul usul, bile bile…
Sadece duruyorum… öylece susuyorum…
ne yapılacak bir şey vardı, ne de yapılmamış bir şey kalmıştı.
Yaptıklarımdan mı pişmandım, yapamadıklarımdan mı?
biliyorum çok zor olucak, özliyeceğim, isteyecağim.
BİLİYORUM…

Sustummm….

Eylül 16th, 2009

Sustum!
………….
yüzünle konuşuyorum şimdi!
bir beyaz hayal seriliyor çimenlerime;
papatyalara benziyor…(dönüyor sonra sarışın bir kuş sürüsüne..)
gözlerinde dokunuyorum güzelliğine..
seni özlüyorum anlamıyorsun
tutup öldürüyorum birini (sevgim kanıyor..)
gömüyorum sineme…

sustum!..
…………
ellerini tutuyorum şimdi!
başak dolu bir ova nazlanıyor gözümde..
göçüyor harman yerlerine..(rüzgara direnen yaba gibi)
bir inip bir çıkıyorsun gene de,
sen duymuyorsun
samanların arınıyor tenimde
tanelerinde acıkıyorum…
parmaklarını yiyorum kimse görmüyor
benimdir onlar, vermem geriye…

sustum!..
…………
saçlarını kokluyorum şimdi
tel tel güller doluyor bahçelerime..
kar mevsimini düşünmüyorum hiç!..(leylekler ağaç tepelerinde)
kim demiş!
doruklar beyaz değil!..beyaz değil işte….
sen görmüyorsun
yazdan kalma güneşle eğiliyorum
kırmızıların solmasın diye.

sustum!…
………..
uzaklığını ölçüyorum şimdi..
mesafeler artıyor içimde..
yollar büklüm büklüm..yollar dikine…(noktam derinleşiyor gitgide)
sen bilmiyorsun
kilometre taşlarını kaç kez saydım dersin…
bir tanesi bile yoktu
kapının önünde…

bir kürek kor ateş bulup
üfledim yüreğime…

Guatr : Belirtiler, Teşhis, Tedavi

Eylül 16th, 2009

Guatr nedir?

Boyun ön kısımda bulunan tiroid (kalkan) bezinin iltihap ve kanser dışındaki bir sebeble büyümesine guatr denir.

Tiroid bezinin görevi nedir?

Tiroid bezi boynumuzun ön kısmında yerleşik, iki parçalı, küçük bir içsalgı bezidir. Salgıladığı hormon ile vücudumuzun çalışma hızını belirler. Ürettiği hormon azalırsa vücudumuzun çalışma hızı düşer, fazla hormon salgılarsa vücudumuzun çalışma hızı artar.

Guatr nasıl bir hastalıktır? ‘Ben guatr hastasıyım’ denilince ne anlamak gerekir?

Guatr tek bir hastalık değildir. Belirtileri ve tedavileri birbirinden farklı hastalıklar grubudur. Bu sebeble guatr hastasıyım demek, biz hekimler için yetersiz bir tanımlamadır. Tiroid bezinin iltihaplarını ve kanserlerini bir kenara bırakırsak, guatr hastalıklarını üç ana gruba ayırabiliriz. Bu gruplar da kendi içinde alt gruplara ayrılır.

Bunlar:

1. Tiroid bezinin az hormon salgıladığı durumlar; hipotiroidi hastalığı. Daha çok iç hastalıkları veya endokrinoloji uzmanlarının tedavi ettiği hastalıklardır. Bezin salgıladığı hormon yetersiz olduğu için vücudun hızı yavaşlar, hareketler ağırlaşır, duygular küntleşir. Bu hastalara gereken hormon ilaç şeklinde verilerek tedavi edilir.

2 . Hormon dengesizliği olmayan guatr hastaları. Bu grupta üç çeşit guatr bulunur. Birincisi tiroid bezinin dengeli şekilde tamamının büyüdüğü (diffüz guatr); ikincisi, tiroid bezinde tek bir yumrunun (nodül) olduğu (soliter tiroid nodülü) ve üçüncüsü tiroidde çok sayıda yumrunun olduğu (multinodüler guatr) hastalıklar.

3 . Tiroidin fazla hormon salgıladığı hastalıklar. Bu gruba zehirli guatr da denilir. Vücutta fazla tiroid hormonu bulunması sebebiyle vücudun çalışma hızı artmıştır. Ellerde titreme, kalp çarpıntısı görülür. Bu grupta da üç tip guatr vardır. Birincisi bezin tamamının büyüdüğü (Basedow Hastalığı), ikincisi fazla hormon salgılayan tek bir yumrunun olduğu (Toksik Adenom), üçüncüsü irili ufaklı çok sayıda yumrunun olduğu (Plummer Hastalığı) hastalıklar.

Hastalığın belirtileri nelerdir?

Yukarıda saydığımız hastalık çeşitlerine göre guatr hastasının şikayetleri de değişir. Hormonların fazla üretildiği (zehirli guatr) tiplerde, ellerde titreme-terleme, kalp çarpıntısı, sinirlilik, gözlerin yuvalarından taşması, ishal, iştah artması ama kilo alamama, adet düzensizlikleri görülür. Hormonların az üretildiği durumlarda ise hareketlerde ve duygularda yavaşlama, ellerde kuruma, saçlarda kuruma-dökülme, adet düzensizlikleri görülür. Hormonal dengesizliğin olmadığı tiplerde sadece tiroid bezinde büyüme veya nodül oluşumu . Bu hastalıkların hepsinde tiroid bezi büyüyebilir, nodül oluşabilir.

İç/dış guatr, dişi/erkek guatr, zehirli guatr nedir?

Tıbbi olarak böyle bir sınıflama olmamasına rağmen hastalara durumunu açıklarken kullanılan terimlerdir. Tiroid bezinin büyümediği, muayenesinin normal olduğu, sadece hormon dengesizliği olduğu durumda guatr hastalığı iç guatr olarak açıklanmış olabilir. Fazla hormon salgılayan guatr hastalığını “zehirli” guatr olarak adlandırıyoruz. Ameliyat sonrası nüks eden guatr hastalığını açıklamak için de “dişi guatr” terimi kullanılmış. Yine de bu terimler tıbbi bir ayırımı ifade etmezler.

Guatr hastalıklarının iyot ile ilgisi nedir? İyot alsak hastalığı engeller miyiz?

Tiroid bezi İyot elementini kullanarak hormon üretir. Bu elementin eksik olduğu yerlerde guatr çok görülür. İyot eksikliğinin giderilmesiyle guatr hastalığı engellenir.

Guatr hastalığı olduğundan şüphelenen kişiye hangi testler yapılıyor?

Basitçe kandaki hormon miktarlarını kontrol etmek ve tiroid bezinin yapısını görmek için ultrason yaptırmak genellikle teşhiste yeterlidir. Bu iki testten sonra gerekli görülürse sintigrafi ve iğne biopsisi gibi başka testler de yapılır.

Guatr hastalıkları teşhis edildikten sonra nasıl tedavi ediliyor?

Tedavide üç durum söz konusudur.
1.Hormon yetersizliği olan guatr hastalarına bu hormon ilaç şeklinde verilir.
2.Hormon fazlalığı olan hastalara hormon yapımını engelleyecek ilaçlar verilir. Hormon seviyesi normale inince ameliyat veya radyoaktif iyot ile nihaî tedavi yapılır.
3. Hormon dengesizliği olmadığı ama tiroid bezinde nodüllerin olduğu durumda da genellikle ameliyat gerekir.

Her guatr hastalığı ameliyat gerektiriyor mu?

Tiroid bezinin tamamen büyüdüğü ya da içinde nodüllerin olduğu durumda ameliyat bir tedavi seçeneğidir. Her guatr hastalığı ameliyat gerektirmez. Bir guatr hastasını ameliyat etmek için dört sebeb vardır:
1.Boynunda büyümüş guatrın oluşturduğu estetik problem
2. Büyümüş guatrın ya da nodüllerin yemek borusunu ve soluk borusunu sıkıştırmalarından kaynaklanan şikayetler olması
3. Büyümüş guatrın hormon dengesizliği yapması
4. Guatrda kanser tesbit edilmesi veya kanser şüphesi

Guatr hastalığında kanser olur mu?

‘Guatr, tiroid bezinin kanser harici büyümeleridir’ diye tarif etmiştik. Ama bu büyümelerin kanser olup olmadığı ancak bazı incelemelerden hatta ameliyattan sonra belli olur. Dolayısıyla bütün guatrlı hastalar düşünüldüğünde %15 oranında kanser gelişme ihtimali vardır.

Ameliyattan başka tedavi yöntemleri var mı?

Her guatr ameliyat ile tedavi edilmez. Yukarıda saydığımız hastalıkların bazı tiplerinde ilaç tedavisi, bazısında radyoaktif iyot tedavisi (radyasyon ile tiroid bezinin tahrip edilmesi), bazısında da ameliyat gerekir.

Guatr ameliyatında ne yapılıyor?

Guatrın hastalıkları çeşitli olduğu gibi ameliyatları da çeşitlidir. Tiroid bezinin iki parçalı olduğunu belirtmiştik. Ameliyatta bu parçalardan biri tamamen çıkarılabilir, her iki parçası çıkarılabilir veya her iki parçasından bir miktar çıkarılabilir. Ne kadar tiroid bezi çıkarılacağı, yani bu ameliyat seçeneklerinden hangisinin uygulanacağı hastalığın çeşidine göre planlanır.

Ameliyatta ne gibi riskler var? Ses telleri zarar görebilir mi?

Guatr ameliyatları günümüzde oldukça güvenle yapılan ameliyatlardır. Her ameliyatta olduğu gibi guatr ameliyatında da istenmeyen durumlar olabilir. Bunların en başında da ses tellerinin zarar görmesi riski vardır. Ancak bu durum %3-5 (yüz guatr ameliyatından 3 ile 5’inde) oranında görülür. Ameliyat sahasında kanama ve paratiroid bezlerinin zarar görmesi (vücut kalsiyum dengesini ayarlayan bezlerin hasarı) diğer risklerdir.

Ameliyat veya ilaç tedavisi sonrası guatr tekrar eder mi?

Evet edebilir. Hormon eksikliği ilaçlarla giderildikten sonra hastalık tekrar edebilir. Bazen nodüller ilaçlarla geriledikten sonra tekrar büyüyebilirler. Bu durumda hasta tekrar değerlendirmeye ve tedaviye alınır.

Ameliyat edildikten sonra da guatr tekrar edebilir. Özellikle çok sayıda nodülü olan guatr hastalığında geride bırakılan tiroid dokusunda da nodül kalmışsa zamanla bu nodüller büyüyüp guatrın tekrar etmesine yol açabilir. Bu sebeble ilk başta ameliyatı, hastalığa uygun planlamak önemlidir.

Ameliyat olan hastaların kontrolleri var mı?

Hastalığının çeşidine göre ameliyat sonrası hiç ilaç kullanmadan ömür boyu yaşayabileceği gibi, ömrünün geri kalanında ilaç kullanmak zorunda olan hastalar da vardır. Ancak bütün guatr hastaları hastalıklarına bağlı olmak üzere belirli aralıklarla kontrol edilmelidirler ki hem hastalığın tekrarından korunsunlar hem de oluşabilecek istenmeyen durumlar erkenden tedavi edilebilsin

Özcan Deniz – Sevdanın Rengi

Eylül 16th, 2009

Sevdanın rengini bulamadım bulamıyorum
Bahtımın karasını silmedim silemiyorum
Sende kaybettim ben öbür yarımı toz bembe baharı
Atessiz yanıyor canım cennetten kovulan melek misali

Ask adamı inletir dert adamı söyletir
Sayende oldum dertli derdindeyim
Insan kendini unutur yandıkça yanar da kor olur
Atessiz yaktın beni derdindeyim

Sevdanın rengini bulamadım bulamıyorum
Bahtımın karasını silmedim silemiyorum
Sende kaybettim ben öbür yarımı toz bembe baharı
Atessiz yanıyor canım cennetten kovulan melek misali

Ask adamı inletir dert adamı söyletir
Sayende oldum dertli derdindeyim
Insan kendini unutur yandıkça yanar da kor olur
Atessiz yaktın beni derdindeyim

Beni azad et vurayım kendimi dervis misali daglara
Askından ozan oldum bülbül misali susmuyor dilim

Özcan Deniz – Sen Gelmezsen

Eylül 16th, 2009

Çırpınır yüreğim sensiz akşamlarda
Avuturum kendimi çocuklar gibi
Bir hüzün çöker hep benim içime
Seni isterim dön artık geri
Ağlarım geceleri dön artık geri

Sen gelmezsen halim ne olur
Sensizlik benim sebebim olur
Eğer dönmezsen halim ne olur
Sensizlik benim katilim olur

Özcan Deniz – Öldür Beni

Eylül 16th, 2009

Bir sigara elimde, çöktüm duvar dibine
Gidişini seyretmek dayanılmaz işkence
Çivilendim yerimde tutuldu ağzım dilim
Sanki bir el tabancı patladı yarı beynimde
Çivilendim yerimde tutuldu ağzım dilim
Sanki bir el tabancı patladı yarı beynimde

Öldür beni, öldür öyle git
Öldür beni yar
Yüreğim elinde paramparça, öldür de git yar x 2

Vazgeçmek kolay değil o güzel gözlerinden
Gülüşünden, teninden, kokundan, ellerinden
Düşünmek bile kabus başkasının olmalı
Hani bir kız bir erkek çocuğumuz olacaktı
Düşünmek bile kabus başkasının olmanı
Hani bir kız bir erkek çocuğumuz olacaktı

Öldür beni, öldür öyle git
Öldür beni yar
Yüreğim elinde paramparça, öldür de git yar x 2
Nasıl olsa sensiz yaşayamam, öldür öyle git yar

{Öldür beni, öldür öyle git}
{Öldür beni yar}

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ...76 77 78 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)