:) ANLAMSIZ EVLİLİK
Cuma, Ekim 2nd, 2009Cocuk babasina:
– Babacigim,annem ile nasil evlendin?
Adam esine donuyor:
– Goruyormusun,cocuk bile anlam veremiyor.
| Chat Sayfaları Chat Sayfası Sohbet Muhabbet Kanalları |
| www.Chatsayfalari.org Hoşgeldiniz |
Cocuk babasina:
– Babacigim,annem ile nasil evlendin?
Adam esine donuyor:
– Goruyormusun,cocuk bile anlam veremiyor.
Savci, morgdaki uc ceseti incelemek uzere gelmisti.
Birinci ceset siritiyordu. Savci nedenini sordu. “Milli piyangoda buyuk ikramiyeyi kazandi, sevincine dayanamadi, kalp krizi gecirdi ve oldu”, dediler.
Ikinci ceset de siritiyordu. Savci sordu;
-Bu neden siritiyor?
“Bunun da oglu dogmustu. Sevincten kalbine yenik dustu” diye acikladilar. Ucuncu ceset Temel’in komur halindeki cesediydi. O da siritiyordu. “Bu neden oldu?” diye sordu savci.
“Efendim, buna yildirim carpti” dediler.
-Peki neden siritiyordu?
-Fotografini cekiyorlar sanmis.
Temel’in inegi hastalanmis. Komsusu Cemal’e gitmis.
– Ula inegun hastalandugunda ne vermistun?
– Tuz ruhi…
– Eyi……
Temel ertesi gun kosa kosa geri donmus…
– Ula inegum oldi…
– O zaman benimci de olmisti…
Temel Afrika’ya safariye gitmiş. İlk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. Fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. Temel de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle Fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. İngiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. Fransız ben de 1 fil vurdum demiş. Temel ben 4 noşut vurdum demiş.
İngiliz dayanamamış sormuş:
– “Kusura bakma ama noşut nasıl birşeydir? Bunca yıllık avcıyım hiç duymadım.”
Temel de “Ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara birşeyler insana benziyorlar. ellerini kaldırıp noşut noşut diye bağırıyorlar demiş
Cemal çok kumarbazmış, bir gün kahvede ölmüş. Karısına anlatacaklar. Temel bu görevi üstlenmiş.
– Cemal kayıp, demiş Cemalcin Karısına
– Cehennemin tipine citsun, demiş Cemalcin karısı.
Temel gayet sakin:
– Cittu, demiş.
Temel ile Dursun parasut kursuna yazilir ve hafta sonlari egitim gormektedirler.Aradan aylar gecer ve egitim tamamlanir.
Yapilacak bir gosteri icin prova yapmaktadirlar.Ucaktan atlarlar lakin Dursunun parasutu acilmaz, Temel sorar “Dursun, parasutun acilmadi ne dusunuyorsun?”.
Dursun : “Ula önemli degul ya demis,gercek degul ki prova yapayruz.”.
Temel savasta büyük çatismanin hemen ardindan gecenin sessizliginde bir sigara yakar. Arkadasi bagirir,
– Ne yapiyorsun bu çok tehlikeli !..
Temel sakin,
– Merak etme içime çekmeyrum.
Üç mahkum cezaevi yolundadır. Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin yanlarında tek bir eşya getirmelerine izin verilmistir. Otobuste, biri digerine doner ve sorar:
Eeee sen ne getirdin ?
Diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her şeyi boyayabilecegini soyler.
Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim.
Ucuncu mahkuma merakla sorarlar:
Sen ne getirdin ?
Adı Temel olan üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek :
Bu orkidleri getirdim. der.
Diger iki mahkumun kafasi karışır.
Merakla sorarlar :
Bunlarla ne yapabilirsin ki ?
Temel sırıtır ve elindeki kutuyu göstererek,
Kutuda yazdığına göre, bunlarla Ata binebilir, Yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmişim.
Adam iş için kasabaya giderken bakmış derenin kenarında Laz komşusu bir kedi yıkıyor. Adam Laza :
– Bak o kediyi yıkıyorsun ama sonra hayvanı öldürürsün.
– Birşey olmaz merak etme.
Adam bunun üzerine kasabaya devam etmiş. Birkaç saat sonra dönüş yolunda bakmış ki Laz komşusu toprağa birşeyler gömüyor. Adam dayanamamış ve :
– Demiştim ben. Yıkaya yıkaya öldürdün hayvancağızı değil mi ?
– Hayır hayır yıkarken değil, sıkarken öldü.
Laz gazetedeki iş ilanı üzerine gelmiş ve sırası gelince görüşmeye girmiş. İş ilanında üniversite mezunu, iyi fransızca konuşan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandığı yazıyormuş.
– Hoşgeldiniz, hemen başlayalım. Hangi üniversite mezunusunuz?
– Üniversite mezunu değilim.
– Öyle mi? O zaman yabancı dilinize güveniyor olmalısınız.
– Yabancı dil bilmem.
– Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz.
– Pazarlama konusundan anlamam.
– O zaman niye geldiniz canım kardeşim ?
– Bu işte bana güvenmeyin. Onu demeye geldim.