Archive for the ‘Hikaye’ Category

Can Yarası

Cumartesi, Ağustos 29th, 2009

geliyorum,
üvey kalmış benliğimden,
uçur beni ; hiç düşünmediğim bir dünyaya**

sen
arşın/ ilerisindeki /aşkınla
kızıl /şarapsın..
zamana meydan okuyor işte varlığın!!!

acıların özetini çıkarsam;
acaba kaç sayfa alırdı defterim??

1.
2..
3..
uzayıp gider..

yokluğunda sızlanmalarım var ya;
varlığında mutluluklarım kadar çok!!

bıraktığım imzada dünya,
tanımlar kendini yeniden…

ben sana geliyorum işte;
doğacak bebekler açsınlar erken gözlerini; gülen bir hayatın güzsüz bahçelerine.
şimdi ben de o bahçeler ki tarumar***

sen uzaklaştıkça; nefesim hep boynunun bittiği köşede,
çölde ki sıcaklığa yakın,
sen bana yaklaştıkça;
tüm sahralar kaktüs…

ben esirliğimi bırakmış
mahsun bir köle,
ama tek bir söz söyleme hakkım var nihayetinde;
seni seviyorum : kanatıldığım kuytular şahit
işte yazıyorum şuraya damarımdan a(kan) hüznümle…

Sana Aşık Olmak !…

Cumartesi, Ağustos 29th, 2009

GökLer yøLda$ım,ay Sırda$ım,YağmurLar Gözya$ım,Güne$ aTe$im,SenSizLik haSretim oLSun Ve Dünya $ahidim oLSun.!!unutamadım. HayaTıma Damga Vurdun!Beni Bana uNuTTurdun.Ruhumu Yer vurup haSreT ¢ektirme…Ben Senin i¢in DağLarda KardeLen oLup Tøprağı ¢aTLatıp Güne$’e Vardım.Senden SonraSı Ben de “TufaN” øLdu.
biLmiyOrdum Senin gözLerinde Kendi GeLeceğimi yakacağımı.!ben Seni zehirLi Sarma$ık gibi,mürekkebi biten kaLem gibi haykırdım.Göremediğim Tarihten Beri doLandı Durdu Sewdan bedenimde…Seni her düşündüğüm de seherin eSintiSi gibi ürperirim..Radyo tutkunLarının tutkuLu SewdaSı gibi idin benim kaLbimde.Sana oLan sewdamı “ğ” harfinin yumu$akLığını anLayabiLenLer,anLar.
Seni Sevmek, kaLan Son umudu kaybetmemek için.korumak için direnmek gibidir.
Seni sevmek,dinLediğin 1 $arkıda ağLarkan,gözLerin mavi mavi nehir gibi akarken,oLmayan VarLığını hayaL ederek hayaLine sarıLmak,hiç oLmayacağını biLerek KaranLıkda danS etmek gibidir. Artık yüreğimde Lav gibiSin hangi Cemre ıSıtacak yüreğimi…anLadım ki Sen Hayatımın LeyLak ÇiçeğiSin.Senin Gözlerin Gözlerimi Gözlerken Gözlerinin Gözlerimi Gözlediğini Gördüm…SöyLe yââr i¢îmdeki Bu i¢îmdeki Kør kør yanan aTe$ini,nehir gibi mavi mavi akmayı,tufanı Fırtınayı.gözLerimdeki yağmuru naSil Sönecek,duracak,kim DurdurabiLir ki.[bunLar Adım gibi gerçek,büyük Laf değiLdir]
Né Sana aiT oLabiLdim Ne dé Séni sahipLénebiLdim.! Kendimi 1 Odaya hapSettiğimi ve kaLdimden “Seni SeviyOrum.unutamadım” dediğimi ve duvarLardan geLen yankıyı duyamazSın yâââr…
Sen Benim rüyaLarımdaki UçurtmaLarımSın.!
Senden sOnra Ben yüzüm pek güLmedi.GüLmeyen yüz güLer mi.?güLSe de Sürer mi.?
Seni özLemek gece gibi puSLu ve KaranLık,Seni Sevmek Gündüz gibi Sıcak ve aydınLık,Seni unuTmak öLüm gibi SonSuz ve Soğuk!
GözLerini Seyrettikçe ağLaSa da gözLerim ağLamak İçin gözLerini özLerim.!!
Qüne$in Bittiği yerde gözLerin kaLbime BatıyOr,Dudağını öptüğümde öLümSüzLe$iyOrum…
Sen Benim anLatamadığım hiSSimSin.KaLbini Kıran rüzgAr iSe SuSTururum,güne$ iSe Söndürüm,yıLdızLarSa kaydırırım…

Sen yokken Acım yaLnızLıktı.Ne BekLentim Vardı Sevdadan Yana Ne De a$ka 1 DamLa İnancım KaLmamıştı.

Sen Yokken Bekleyişlerimin içime hapsettiğim özlemlerim vardı. Nicedir kimseyle paylaşamadığım hüzünlerim, soramadığım sorularım… Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı. Şimdi özgür bıraktım özlemi… Şimdi hüzün de sevinç de doyasıya yaşanıyor bende… Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor; çünkü sen geldin…

Ve Sen GeLdin Yüreğime;

Sen içeri girince her şey kımıLdar gibi oldu KaLbime. İki elini birden uzattın bana…İki elini birden aldım avuçlarıma… Ellerimden, parmak uçlarımdan aktım sana ilkin. Ilık ve yumuşak.. Akmayan yaşlar toplandı gözlerime. Uçlanan duygularımı taşımak isteğini yüklenmişler, kirpiklerime tırmanmak istiyorlar. Oysa kirpik uçlarımda sen varsın. Oradan başlıyorum seni duymaya, seni algılamaya…

Ve KaLBimdeki Sen;

Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti. Ruhumun sana akışı, o hızlı ama bir o kadar yavaş, delice ama bir o kadar sakin, coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi… Hemen duyardın; büyük kalabalıklarda, iki kişilik yalnızlıklarda, yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş… Duyardın… Hala duyuyorsun… Şimdi, şu an, seninle konuşurken, ruhunda geziniyorum yine… Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını, o kimselere hissettirmediğin bir anlık dalgınlığı, sadece anın yakaladığı o ince sızıyı… Kapa gözlerini… Sen hep duyacak mısın beni, ben hep anlatacak mıyım; bilmiyorum…

SeninLe Ben Artık 1 Yağmur DamLaSının İçine Girmi$iz.Sen Benim GökyüzümSün,Denizim,ToprağımSın.$imdi 1 Hatıra oLamazSın BeLirSiz Ve Uzak.BiLiyOrSun Elimizde oLmayan Bazı $eyLer Vardır i$te BöyLe İmKanSız oLacak Seni Unutmak…

Senin O Yağmur GözLerin Ürkek AğLamakLı BuğuLu GözLerin;dü$gücüm,ÖzgürLüğüm.Eğer O GözLerin oLmaSa Her Gece ü$ürüm Ben.Toprak mı Deniz mi Verdi GözLerinin Rengini OnLar HırSız.

Sen bilir misin? Bilmezsin; boğazında değil, yüreğinde koca bir düğümle ağlamayı… Sustum… Konuşmuyorum… Sessizlik güzel, sessizlik acı dolu… Sensizliği sessizliğe fısıldasam olur mu? Kimseye duyurmadan anlatsam, benden başkası bilmese sana hissettiklerimi… Beni değil, gölgemi değil, düşlerimi sev bari… Tamam özleme beni,

Ama NoLurrrrrr Sev Beni. Sevdim seni Kutsal bir amaç İçin Ölürcesine.

Ben Denizciyim..Denizci a$ık oLduğu Zaman BuLutLar HüzünLü Yere inermi$.Ay Ba$Ka TürLü Bakarmış O Zaman ve yıLdızLar da AğLarmı$ Ve AnLadım ki DenizciLer de AğLarmı$.

Senin En GüzeL Yerin KaLbimin İçidir.TutmaSın Bir Ba$ka eLi eLLerin,Senin BakıŞlarında KayboLayıp Gideyim.

Dedim ki;Güneş mi Doğdu Yoksa Sen mi gülümsedin.GözLerinin İçine Bakmak 1 a$k FiLmini izLemek Gibi.!Bakı$Larımın öLüLüğünden Sevgimin DiriLiği Okunur.Sevgimim öLmeSine İzin Vermem Sende Verme.

Seni Sevmek Dünyanın En GüzeL Sesinden a$k Şarkısı DinLemektir.Ama Ben O Şarkıyı SöyLemek İstiyorum.Sen Benim VaroLu$ HikayemSin. Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte: Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum.

1 Gün YıLdızLara Seni anLatıyordum.ama “ay” Aramıza Girdi.Ve Bana Sordu:”Seni ağLatan KızLa Neden BeraberSin.?ve “ay” a Döndüm $unu Dedim Sen Gökyüzünden Vazgeçtiğin Zaman Bende Vazgeçerim”. Mor dağlarla çevrili, durgun bir gölün kıyısına uzandım düşlerimle… Yüreğim, ak tüylü kuğuların sürmeli gözlerinde çarpıyor. Gözlerim suların duru sessizliğinde yıkanıp arınıyor. Ellerimi dağların doruklarına doğru kaldırmışım, geceyi durduruyorum gökyüzünde… Sen gelmeden önce bu güzellikler örtülmesin diye… Çünkü güzel olan her şeyde bir eksiklik var sen gelmeyince. Seni Özlüyorum mavi olsun adın aşktan koyu düşlerden acık.!

GözLerim sende kaldı istemeye utanıyorum.Bana Okulda günün 24 saat oLduğu öğretilmişti.ama sensizliğin sonsuzluk olduğunu öğretmediler..
Ellerimde günah gibi yaşadıklarım anlayacağın sensiz solumaktayım anlayacağım mavi mavi ölüyorum.

Al Beni de götür sewdamızın çiçek açtığı çöllere tutunayım kirpiklerine bekle kapama gözlerini.

Şimdi Sana $iir yazıyorum “ay” ağLıyor yıLdızlar kıskanıyor seni.Lügat çaresiz seni telafuz etmeye…

a$k 100 yıL Önce ölmüştü onu ikimiz uyandırdık.

Ey SewgiLi Seni Sana AnLatmak İçin seni buLamıyOrum Seni BuLduğumda iSe Kendimi KaybediyOrum.Bedenimde Senin Ate$in Var İçimde iSe Sadece hava var.SevgiLim Senin oLmadığın yerde bu küçük hayatım Senin olsun.!

Sen Yokken KirLetilmiş gökyüzüne savurdum hayaLLerimi unutmuştu beni yollar , Sen yokken yüklemiştim cesedimi kalbimin ağrılarıma kayboldum korkunç rüzgarın uğultusunda.dertlerimi denizlere saldım alıp götürsün yabamcı kıyılara.

Ey yağmurunda ıslandığım sokaklar ey gecelerinde kahrolduğum hayat! Sığamıyorum bu şehire demiştim ama sen geld,n ve iyi ki geldin bu umutsuz yüreğime.tut ellerimden al beni uzaklara götür vefasız hayattan kurtar beni.Ezilmiş gelinciklerin çığlığına gizledim sesimi.kırların ürpertisi gibi dökülüyor şiirler dudaklarımdan.sen benim lügatın çaresiz kaldığı , telafuz edemediği şiirimsin.Sevdiğimsin.Seni Sana AnLatamam Kelimeler cılız kelimeler yaralı kelimeler eksik.

Seni Sevmek ; Soğuğa inat Her yağmur damlasını Sen diye Seyredebilmektir.

| ßiz ßédéL w€rdik a$k’ı SakLı Gözya$LarIyLa IsLanmı$ paSLı ßir SévdAya.. |

| Sana aŞık oLmak aTeşi aLnından öpmek Gibi.! |

Sus Ne Olur Yüreğim!…

Perşembe, Ağustos 27th, 2009

gözyaslarım süzülüp dökülmesin üzerine…
gökyüzü benimle aglarken ismini yüregine kazısanda sevdigini anlatacak gücün varmı?..

dudaklarım ismini söylesede kollarım hayalini sarsada icimi acıtmaktan baska yaptıgın varmı?..

umutlardır insanın sarılacagıgözlerin bakıslarıdır sevdigini anlatan…

sözlerdir aciz kalıp sevgiyi anlatamayan..
yanlıs anlama yüregim aglamak istemiyorum..

icimi acıtmaktangözlerimi aglatmaktan baska yaptıgın varmı?..

her sarkıda hüzünlenip kahrolmaktanbizim sarkımızda kahırlar dolusu aglamaktan…
hayalleri kanayan yaralarına sarmaktan baska yaptıgın varmı?..

yıldızlara benzetip ellerimi uzatıp tutamamaktan gökkusagını saclarına tac yapamamaktan
rüzgarların kanatlarına sevdamı yazmaktan
dudaklarımdaki buseleri kırılıp yerlere dökmekten baska yaptıgın varmı ?

sus be yüregim sus!!

köz yapma yaralarımı yaralarıma saracak sevdammı var..

gözyaslarıma dokunacak ellermi var..
yoksa sana sunulacak bir dilim ask mı var..

ne olur sus yüregim !!!

deli rüzgar olup esme esipte canımı acıtma..
gözlerime kanları doldurma kefen yapma bedenime herseyi…

sus ne olur… sus ne olur!..

acıtma canımı bu kadardayanacak gücüm yok biliyorsun . . .

Düş Kαç(αğım)~~

Perşembe, Ağustos 27th, 2009

Lαftαn αnlαmαyαn bir αşkın bit/işlerine kurulu bir ben
Şimdi hαngi sαliseye kurbαn edersin bizi ?
Dαhα vαkit erken bαl kαbαğınα dönüşecek bir sen
Ve αrdımα bαkmαdαn kαçαrken düşüreceğin bir `ben`in yok αrtık !
Sααt 12`yi vurmαdı çoktαndır ..İsminin her hαrfi kαrışmış αklımdαki çelimsiz
Pαrmαk uçlαrımdα sırαlıyorum seni ve ismi heder istαsyonlαrı
4`ten sonrαsını zinα sαyıyordα gözlerini kαptıyor αrαlıksız..
Arαmαktαn vαzgeçemiyorum gözlerimin önünde kαl (K)αçαy(ğ)ım !
ziyαretinden mαhrum vαgonlαrımα
Hαngi yαr,hαngi yol, hαngi sen, bαnα son ?
Ağınα tαkılmış bαlık istifi besleme düşler
Tedαhülden kαlkmış bir αşkın sαhibesiyim üstelik sαhipsizim !
Şimdi hαngi fotoğrαf kαresi misαfir olur renksiz gelinliğime ?
El αyαk çekildi mαyınlαr flαsh olur çeker αğrılαrımın izini..
Pαspαsın αltınα bırαktım bin pαrçαmı

Diz üstü seversinde yαrαmα ortαk istemem ..
Büyük ünlü uyumunα yenik düşen sen
Küçüğüne içgüveysi bırαktın beni ..
Düş (Kαç)αğım; kαçtığını sαndığın hαrflerimin yüzünü dökmeden susαrsın dimi ?
Ellerime son 4 hαrfini sığdırmαdαn gidersin dimi ?
Hαni gidemeyişler gidenlerin gitmelerine αdressiz beklemeydi yα

Yα αffımα sığınαn eli mαhkum pulsuz şehirler ?
Anαhtαrı olmαdαndα sevebilir miydi beni bensizliği
Peki senin olduğun şehrin isyαnlαrımı nαsıl yükleyebilirdim ?
Sαhi sende üstlenir miydin sensizliği ?
Kαç şehir dαhα αğlαmαdαn uyur bu kαdın ?
Kαdife sesli αdαm ‘O mαhur Beste’sini seslendirir
Şimdi postαllαrımα giydim kαlαbαlığını pαstel yαlnızlık sαrαr seni bizi beni..
Rengin αtmış üstelik Kαçαğım !

benim olduğum Şehri .. αklımα fαşist sevdαlαr gelir.. Susmα şimdi Düşαğım
Kαrlα kαrışık yαğmurlαrdα ıslαnmαyαcαk mı ellerimiz ?
Beyαz yαlαnlαrımızın αyαk izlerini tαşımαyαcαk mı kαrαlαrımız ?
Acı αyrılıklαr sürmeyecek miyiz αyrı kurulαn cümlelerimizin diline..
Ey αşk-ı zulüm geri dönmedin mi hαlα gittiğin yerden ?

Gidişlerine sevdαlı sussαm Kαç ?
Kαlışlαrımα αşikαr duysαn Kαç’α ?

Her Aşk Katilidir Bir Öncekinin !

Perşembe, Ağustos 27th, 2009

rüzgarlı bir tepenin yamacındayım şimdi
kent suskun
ve istasyonlar ayrılık için var bu şehirde
imlası buzuk üşümüş ve kirli bir çocuk olurum seni düşünürken
ömrüme iliştirdiğim martı leşleri yamalı bir geçmişi oynar
imtihanlar ve intiharlar üzerine kurulu hayatlardan
gecenin en serseri yanını alırım günceme

durup durup şiirler yazmak yoluna
yeni bir yaşam biçimim oldu son günlerde
kendimi sende kalabalık buluşum belki de bundan
her gece yorganımın altında sakladığım
kırlangıç sürüleriyle geliyorum sana
sen uykudayken
babam her gece ölüyor şimdilerde
annem nihavent bir çığlık oluyor
bana en çok sensizlik koyuyor
sonra babilin asma bahçelerine asıyorum kendimi
uyanmak için

eski bir aşkını anlatıyorken bana
konuştuklarından yapılma bir sessizlik oluyor ağzım
kaç kez kanıyorum bir bilsen
(ya da hiç bilmesen)
sesinin ardında yüzün sessiz bir tabanca gibi duruyor
kendimi kötü kurulmuş bir cümle sanıyorum
gece yüklü bir kamyon uykularımı solluyor

yastığının altında yalnızlığın var biliyorum
oysa ben senden bir bardak su istedim
akdeniz değil
son yalnızı benimdir bu kentin
istanbul arkamdan gelir
ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız
hep kendine mi saklarsın çocukluğunu

ağzıma bir bulut bulaşsa da yokluğundan yapılmış
kayadan seken kurşun
en serseri yanımız olur kimi zaman
ve ben hep kendimi terk ederim senden
her katilin aşkı
her aşkın katili
bir öncekinin faili
hep ben olurum
hep ben ölürüm

içime uzanan koridorların ortasından
hep gülerdin beni görünce
bense sana hep geç kalırdım
sona kalırdım
sonra kanardım

yağmurlarla inseydin içime
içim senden yanaydı
yüzümdeki işgaller senden karaydı
seni sevmek en gizli ağlama biçimimdi
sana yazacaklarım sil sil bitmezdi
ve ben
sende hiçbir şeydim
sen bende herşeyken

canım
yastığının altında biriktirdiğin yalnızlıklarım
kendine varlaşıp bana yoklaşan biri yapar seni
ve ne kadar kaçsan o kadar yakınsındır aslında kendine
geciken sevdalar yıkık kentlere benzer bilirsin
ve sevgisizlik alır bir gün seni benden
işte bu yüzden
sen hep sevil
hep sevil
sevil

Sen ve Ben Ayrılığa Hüküm Giymişiz..

Perşembe, Ağustos 27th, 2009

Sensiz; bir hayat; tebeşirle kara tahtaya birşeyler yazmak kadar kolay değil !
Sen & Ben “AYRILIĞA” hüküm giymişiz

Aşk suçüstü yakalanmıştır
Bu ayrılığın bu delilsiz cinayetin tek failiyiz biz
Sen ve ben
Suçluyuz sanık sandalyesinde
Adlarımız mutluluk diyarından sınır dışı edilmişken
Aynı cümlenin icinde özneyle yüklem olmak neye yarar ki
Artık suçumuz sabit
Cezamız müebbet

Şimdi sen başka kollarda
Ben ise karanlığın koynunda yaşamaya mecburuz
Aşkı öldürmekten yargılanıp bir ömür boyu;yalnızlığa mahkumuz
Ne sen bana ait ne de ben sana
Artık biz iki yakası hiç kavuşmayacak kör uçurumuz
Çünkü biz büyük bir aşkı öldürmekten ömür boyu mahkumuz

Tamamlanmamış söz olmuşken mutluluğun dudağında
Tek başına acıları sırtlanmak neye yarar ki
Ömür boyu iki yabancı olacaksa gözlerimiz birbirine
Neye yarar ki aynı cümlede yan yana durmak
Geleceğine ve yüreğine ayrılık ipotek koymuşken
Neye yarar ki sen diye soğuk duvarlarla konuşmak
Sen ve beniki suçluyuz artık

Şimdi susma vakti
Ve demir parmakların arasından görebildiğimiz gökyüzüne bakıp bakıp
Bu sevdayı "ayrılığa" gömmeliyiz
Gömmeliyiz çünkü biz iki yakası kavuşmayacak iki uçurumuz
Çünkü biz aşkı ”öldürmekten” suçluyuz

Suçlu ayağa kalk!

Sen ve ben Ya da biz Sanık sandalyesindeyiz
Sen ve ben ya da hayat Ayrılığa hüküm giymişsiz

Çünkü suçumuz sabit
Cezamız ömür boyu müebbet!

Acıydım…

Salı, Ağustos 25th, 2009

Ne bir tuzaktı, nede uzak… Bana sadece yasak(dı)…

Direnişin soylu başkanı denilen “gerçek”le yağmalanıyordu evim.. .Aç bir şiirin yangınından küllenemez miydim?.. Soğukta olsa, bir cemre düşemezmiyim toprağa…Sancılı bir “yanılgı” gergefliyor olmalı aklım… Yusuf’un özünü biriktirmişken kalbim, Züleyha’dan dem vurunca uyandım… Yusufda’ki nebi sabrıydı; ben Züleyha’ya yandım…

Sığ ve durgun suları bana kurulmuş sitemlerin imgesi olmasından uzak tutulmalıydı…

Kanunsuz bir akıntının dehşetli fırtınasında kalmam, kendime meydan okumam, maviliklerin hatrınamıydı…Saçlarımdan ölüm dökmeliydim öyleyse ve tevekküre sürmeliydim geceyi; ki sergüzeştime “rindlerin soylu kölesi” yazılmalıydı arayışlarım…

Sular irin akar gözlerimden; ellerinizi dokundurmayın… Rüzgarlı ruhlar cehenneminden geliyordu asiliğim, yanaşmayın…Buğulu bir kitabedir göğe asılı dualarım, duymayın…Siretin suretinde yar’e tutundum, ayrılığa bulaştırmayın…

Ruhuma tükürülen bir ten ellerim… Gök/yüzünü tutun dönmesin dilim… Çok sesli üremeyin ki kıısalmasın cümlelerim…Asırlar öncesi kendine yağan bu şehir beni ağlatıyorsa bana, varın gerisini siz düşleyin…

Biri bana söylesin şimdi; med-cezir’miyim ben ki; dolunay hilale döndü diye denizi ıslatayım…

Biri beni görsün şimdi; yakamozmuyum ben ki; ay hilale can verdi diye denizi karartayım…

Biri bana sussun şimdi; ayrılığın dilsiz öfkesiyim ki ben; sefil ücralarımda ruhunu okuduğumu aşk’a yamarım…

Alınmak istenilsem aşktan, hasat verecek yaşam ve gitmek var zamandan…

Yüzüme en yakınken tutkunu olduğum sukutun, önünden geçen her şeyinin hiç kimsesiyim şimdi…

İlk yanaştığım uzaklık, bir yol ağzında yüzüme örttülen sevda yakınlığında… Susturdum umut vakitlerini… Yaşam evime gürültülerinle dön hadi…

Şimdi koca bir devrik kurulu aşk öyküleri; yaşam bana..

Hadi susturun susturabilirseniz, adam gözlerimi..

Benim dokunulmaz ağıtlarım var sizden uzak,sizden yasak…

Ayrılık kadar büyüdüm, aşk kadar yandım, acı kadar sustum ve ben gibi kaldım…

Bilen söylesin şimdi; bu öyküde hangi ah’ın vaktinde doğurdu beni annem ve beni hangi kıyamet anında koydu rahmine..
içim acıdı…

İçim acıtırdı…

İçim hep acırdı zaten…

Hayat Bana Yalan Söyledi…

Pazar, Ağustos 23rd, 2009

İlk kez hesaplaşıyorum kendimle…
Tuhaftır kalemi, kâğıdı ve seni
Onca sevmeme rağmen,
Sana ilk kez yazıyorum…
Şimdi sen yoksun, seni düşünmek var.
Çocukken de seni düsünürdüm her gece,
Radyo dinler, şiir yazardım,
Her Çarşamba pazara giderdik annemle,
Babam maaş aldığında baklava yerdik.
Dondurmayı da çok severdik,
Ablam üç top yerdi, ben iki top,
Yalnızca bu yüzden kavga ederdik.
Oysa, oysa hayatımın vaz geçilmeziydi ablam,
Onun da yüzü hiç gülmedi,
Hayırsızın birine kaçıp mahvetti hayatını,
Aklımdan hiç çıkmaz gittiği günkü karanlıklar.
Hüznümü büyüttüm o günden beri, kendimi değil,
Gözlerimde halâ bir çocuk ağlar,
Düşlerimi gezdirdiğim bulutlar,
Bir tohumun özlemiydi çiçeğe,
Ve halâ kulaklarımda annemin sesi,
Bitirsen şu okulu, bir işe girsen…
Şiirle karın doymadığı doğruydu,
Bak Cemil okudu mühendis oldu,
En güzel kızıyla evlendi Üsküdar’ın,
Evinide aldı arabasını da…
Ben ise bağlama çalardım kendi halimce,
Sesim güzelmis öyle derlerdi,
Nereden bilirdim,
Hep hüzünlü türküleri söyleyeceğimi?
Hayat bana yalan söyledi.
Mektuplar yazardım Almanya’daki abime,
Okulu bitireceğime söz verirdim,
Masum düşlerimin o en sürgün adasında,
Bakışları uzaklara dalıp giden şarkılar
Ve mevsimsiz solmuş bir çiçek gibi,
Ayaklar altında nasıl ezilirse umut,
Benim de güneşimi işte öyle çaldılar.
Öyle tutsak aldılar sevinçlerimi.
Sensiz geçen her günü hesabıma yazdılar,
Şimdi öyle uzak ki…
Çay içip simit yediğimiz o günler,
Kardeşine karne hediyesi, uçurtma yaptığım günler
Öyle uzak ki…
Oysa saçaklarda titreyen bir serçenin,
Ekmek tanesine kanat çırpması,
Ve bir anne duası kadar içten sevmiştim seni.
Fener stadında Beşiktaş maçı,
Ve parasızlığımız devam ederken,
Bütün mavilerimi sana vermiştim.
Kaybetmek alnıma yazılmış sanki
Olmadı bir tanem…
Hayat bana yalan söyledi.
Babanın tayini çıkıp ta gittiginiz o kış,
Yine pençe yaptırmıştık ayakkabılarımıza,
Sana söyleyememiştim ama işten ayrılmıştı babam,
Kapanmıştı çalıştığı lokanta.
Senet zamanları daha bir çökerdi omuzları,
Ve akşam trenlerinin işçi yorgunluğuyla
Daha bir uzardı raylar.
Sitemlerim bile eğlenmişti hayata,
Öfkeli bir yanardağ isyanlara uyanmıştı,
Üstelik, üstelik sen de yoktun artık,
Oysa, yalnızca sen öpmüştün gözlerimi,
Bir yanı hep eksik kalmış çocukluğumun.
Aslında her insan yenikti hayata,
Ve birazda küskün…
Son trende kaçınca istasyondan,
Öyle kala kalırdık yorgun ve üzgün,
Kendime düşmanlığım bu yüzden,
Hep kendime pişmanlığım…
Şimdi her şeyim yarım,
Fotoğrafının arkasına ne yazdığımı bile çoktan unuttum.
Bir silâhım olsaydı, bir silâhım,
Yoksulluğu şakağından,
Kaybetmeyi kalbinden,
Ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.
Düzmece duygular harcım değildi,
Uzak denizlerin fırtınasıydım,
Karlı dağların kekliği…
Yoksuldum yoksul olmasına ama onurluydum.
Şimdi ne sen varsın, ne o eski sevdalar,
Olsun, üstüme devrilse de bu sağır karanlık,
Akşam olur şairlere gün doğar,
Bir kerecik söyle demiştin,
Söyleyememiştim hani
İşte şimdi söylüyorum:
SENİ SEVİYORUM.

Hayata Aşka Dönüş…

Pazar, Ağustos 23rd, 2009

Gözlerini üzerime dikmiş yüzünde gülümseme bana doğru ilerliyordu. ” Merhaba” dedi O dakikalarda bu kelimenin hayatımı ne denli değiştireceğini tahmin edemezdim. 2 yıldır arkadaşlığımız devam ediyordu. Fındık kabuğunu dolduramayacak bir sebepten bilmem kaçıncı kez ayrılmıştık.
Bana inat olsun diye arkadaşlarımdan birine çıkma teklif etmişti. Aylardan sonra beni bir cafeye davet ettiğinde her şeyden habersiz barışmak için çağırdığını düşünerek gittim. Saatler boyu flörtünden bahsetti. Sahte gülümsemeler takılıyor, gözümün önüne düşen göz yaşlarımı engellemeye çalışıyordum. Artık gücüm tükenmişti. Hızla ayağa kalktım. O da hızla kalktı, kolumu tuttu ve gitmeme izin vermedi. Beni deliler gibi sevdiğini söylediğinde etrafımdaki meraklı gözlere aldırmadan hıçkırıklarla ağlamaya başladım. En kısa zamanda diğer kıza her şeyi anlatıp ayrılacaktı.
Bu olaydan sonra 2 hafta geçti. Beni hiç aramadı acaba o kızı mı tercih etmişti. Bir telefon kulübesinden onu aradım. Karşımdaki ses onun trafik kazası geçirdiğini yoğun bakımda olduğunu söylüyordu. Ona ” senin için döktüğüm her damla gözyaşının cezasını umarım çekersin” demiştim. Ama böyle olsun istememiştim. Bu kez onu tamamen kaybetme korkusundan ağlıyordum. Ankara’^da bir hastanedeydi. Doktorlar yaşaması için şans vermiyordu. Cenaze işlemleri başlamıştı. Tabutuna konulacak yakaya takılacak fotoğraflar hazırlanmıştı. Eş dost hastane kapısında bekliyordu. Bu bekleyiş üç ayı tamamlamıştı. Doktorlar anneyi hastanın yaşam destek ünitelerinden çıkarılması için ikna etmeye çalışıyordu. Çünkü onlara göre yaşasa bile eski sağlıklı günlerine dönemeyecekti. Anne kararlıydı son nefesine kadar yanında olacaktı. Günlerce yanından ayrılmadan onunla konuştu. Ellerini tutmuş yine gelecekten söz ederken parmaklarını kıpırdatarak oğlunun tepki verdiğini fördü. Sevinçten hastane koridorlarında kahkahalar atıyordu. Doktorların ” Olmaz” dediğini ana-oğul başarmıştı. 2 yıl olmuştu onu bu süre içerisinde hiç görmemiştim. Bu süre içerisinde onu hiç görmemiştim. Şimdi karşımdaydı, çok değişmişti. Bazı zamanlar beni çileden çıkartıyordu, ona katlanamıyordum. Psikolojik tedavi görüyordu. Yine bir ayrılık zamanıydı telefonda evlenme teklifinde bulunduğunda ciddiye almamıştım. Israrla kendisini görmeye gelmemi istiyordu, yine bir ameliyat geçirmişti. Ziyarete gittiğimde evlenme teklifini yineledi. Hayatımızın 3 yılını bu kaza yüzünden kaybetmiştik. Artık başka vakit kaybetmenin bir anlamı yoktu.
Rüya gibi bir düğünle hayatımızı birleştirdik. Tabuta konması için hazırlanan fotoğrafı duvara astık. Ona her baktığımızda küçük kızımıza ve hayata sımsıkı sarılarak bize verdiği mutluluk için Allah’a şükrediyoruz. Tüm mutluluklar sevenlerin olsun

Beni öLüme yâr et!..

Pazar, Ağustos 23rd, 2009

Artik biliyorum,kaybettim ben seni..
Kaybettim..
Avuclarimin arasinda su misali akip gittin..
Karsimda duran suretin aslinda sen olmadiginida biliyorum artik,
tum duygulardan arinmis kalbini sokaktan geçen bir dilenciye sadaka olarak vermis birisin sen..
Bagirsaydim duyarmiydinki sesimi,bakarmiydin o cok sevdigin ela gozlerime..
Neler yasadik seninle hatirlarmisin,
her siirin misralarinda kaybolur her sarkinin nakaratlarina saklanirdik..
Biten her filmin mutlu sonunu kendimize yakistirirken bir cocuk edasi olurdu sesimizde..
Yagan her yagmur damlalarina dokunmaya calisir,
sahilde kiyiya vuran her dalganin askimiza isyan ettigini sanirdik..

Ve birgun bizde bittik..
Bitisimizi biz degil baskalari imzaladi..
Parantez icine alinanlar duygularimizdi oysa..
Sessiz harfleri yutmuscasina susturulduk..

Simdi sessizligi dinliyorum,sanki icimde senin sesini duyacak gibiyim her an..
Aglamakli sesin carpiyor gonlumun duvarlarina hala..

Hala karsimdasin sen olmayan suretinle..Gozlerinden cenaze kalkmis gibi bakiyorsun..
Sahte sozcuklerle kandirilmis ve herseyin iyi olacagina inandirilmis iki yurek tasiyoruz su an..
Ask masallarinin kahramanlari olmaktan vazgecmis gerceklerden kacarken buldugumuz mutluluk maskesini takmis iki yabanci.

Giderken son kez ardina baktinmi?
Ben bakmadim gozyaslarimi gorme istedim sahte kahkahalarim kulaklarina yer etsin istedim uzaklasirken ondan guluyordum..Gozyaslarimi gormedinki..

Sen beni sevdinmi?
Bari bu defa dogruyu soyle..Bari bu defa kendine ve bana durust ol.Bari bu defa kandirma ikimizide..
Sevsen vazgeçermiydin?
Sevsen gidermiydin?
Sevsen yok sayabilirmiydin..
Sevsen baskalarinin bitisimizi imzalamasina izin verirmiydin.
Sevsen….
Yeter..
Sevmedin iste!..

Ben yoruldum seni gitmemissin gibi yasamaktan..Vazgeçiyorum..
Yureginin orta yerine bir çentik atip terkediyorum seni ve sana dair herseyi.
Her ne kadar izlerimi silebildigini dusunsende o çentik hep kalacak ve sen hep bizi hatirlayacaksin..

Ben seni “öldü” sayiyorum artik sevdigim.
Sende beni “ölüme” yar et!..

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)
Zaman Makinesi

You are currently browsing the archives for the Hikaye category.