Archive for the ‘Hikaye’ Category

Sen Gelince… Sen Gidince…

Perşembe, Eylül 10th, 2009

Sen gelince…

silkiniyor,titriyor ve kendine geliyor şehir..
Gün ortası oluyor gece yarısı..
Sen gelince gidiyor yalnızlığım,umutsuzluk terk ediyor yüreğimi..
İçimi kaplıyor çocuksu bir sevinç..
Sokağımın adı “Mutluluk “ oluyor

Sen gülünce…

gülüyor şehir..
Tüm sevinçleri kucaklayıp bana armağan ediyor..
Dağılıveriyor hüzünlü bulutlar bir çırpıda..
Derin bir huzur kaplıyor sokakları ..
Ve hareketleniyor yüreğim uçacakmışçasına..
Utanıyor şehrin asık yüzü sana bakıp..
Tebessümler art arda diziliyor dudaklarımda..
Sen gülünce;ben de gülüyorum..

Sen konuşunca…

susuyor,Çıtı çıkmıyor hüzünlerin..
Koşar adım uzaklaşıyor ulaşılmaz hayallerim..
Susuyor vadesi dolmuş suskunluğum sen konuşurken..
Sözlerine sarılarak uyuyorum,sessizliğin yerine..

Sen susunca…

susuyor tüm şehir..
Gel-gitlerim bitmiyor kendi içimde..
Gidiyorum ama gelemiyorum..
Sen susunca..sesler susuyor,ben susuyorum…
Bu koca şehir susuyor…
Susuyoruz,susmalara lanet ederek..

Sen gidince..

benden gidiyor şehir..
Güneşini sırtına sarıp kayboluyor umutlarım ufukta..
Yollarım, yollarına düşüyor peşin sıra..
Gölgen görülmez oluyor saçlarımda..
Ve ben öylece kalakalıyorum koca bir boşlukta..
Tıpkı annesinin elini bırakıp kaybolmuş bir çocuk gibi..
Öksüz ve yetim..

Sen Gelince…
Sen Gülünce…
Sen konuşunca…
Sen susunca..
Sen gidince…

Vaz geçemiyorum iki nokta arasındaki gel-gitlerden..
Ya gel..
Ya git..

Yanıyor bu şehir içimdeki yangınımla..
Söndürmek mi? Ne çare..
Yanmakta Güzeldir Bazen.
Yakan değerliyse..

Yüreğim Yangınlarda Ruhum Sana Hasret

Perşembe, Eylül 10th, 2009

yüreğim yangınlarda ruhum sana hasret..

bir kıvılcımdı oysa kii rüzgarından önce içimdeki..
esmemeliydin bu kadarr özgürcesinee yüreğimde..
enn deli yangınların başlangıcı olamamalıydın.. bunca hasretinden sonra..
hiç bilmezdim özlemlerinn bu kadar tatlı bu kadar masum vee ateşli olduğunu..

nasıl estin, nasıl dağıttın bütün kıvılcımları yüreğimin her köşesine.. esmemeliydin..
deli rüzgarım, esmemeliydinn hasret kokulum..

en deli esintileirn ilee yakmamalıydın yüreğimi..
saniyeler kadar yakınımdasın, yüreğimin en yangınlı atışısın damarlarıma yayılan kanın sıcaklığısın..

dolmamalıydın bu kadar hayatıma..
yakmamalıydın beni..
Al, buyur, hadi naparsan yapp alev topu olmuş yüreğim o masum ellerinde duran..

yüreğim senin yangınlarında ruhumm zatenn sana hasret..

ya yakmamalıydın ya bu kadarr hasret çektirmemeliydin..
sen ikisininde ne tatlıı olduğunu öğrettin bana …

YÜREĞİM YANGINLARDA, RUHUM SANA HASRET..!!

Farz Edin ki, Bu Gece Son…

Perşembe, Eylül 10th, 2009

Bundan sonra yaşayacağınız geceler olsa da bu gece son…
Hani bazen kaçıp gitmek isteriz…
Kimsenin bilmediği, kimsenin bizi tanımadığı bir yere… Hatta kendimizi bile tanımayacağımızı umut ettiğimiz bir yere…
Çünkü hepimiz geçmişimizi, aşklarımızı, kederlerimizi ve sırlarımızı bir çırpıda unutacağımız bir yer arıyoruz…
Yeni, yeniden başlamak ve bu kez hata yapmamak istiyoruz…
Oysa…
Her yeni yer, yeni bir hayat…
Her yeni hayat, yeni bir insan…
Her yeni insan, yeni bir yitiriş…
Her yeni sandığımız, aslında eskinin yeni yüzünden başka bir şey değil…
Farz edin ki, bu gece son…
Kelimelere, şarkılara, aşklara…
Hafızamızın kalleş katili hatıralara…
Fırından aldığımız ekmeğin daha eve ulaşmadan soğuması gibi…
Dünyanın yaratılıştan bugüne giderek soğuması gibi…
Bir zamanlar sıcacık olan evlerimizin içinin giderek soğuması gibi…
Bir gün bizim de bedenlerimiz soğuyacak…
Sonra…
Sonra, hiç…
Geride bıraktıklarımızın içi şöyle bir üşüyecek, hepsi bu…

Elveda Yaşam Sebebim

Perşembe, Eylül 10th, 2009

Kendimi bilmediğim bir sona hazırlıyorum. Tüm uğraşlar çabalar bunun için. Korkuyorum neyden korktuğumu bilemeden, ürküyorum. Hasret çekiyorum neye hasretim bilemeden, özlüyorum. Ve yaşıyorum ne için yaşadığımı bilemeden!! Öylesine bir hayat işte benimki.. tek başına tüm umutlardan mutluluklardan uzak. Sürekli bir şeylerden kaçıyor hissetmediğim duygular adına çaba veriyorum. Herkesi her şeyi geride bırakarak arkamı dönüp uzaklaşmak istiyorum yalnız çaresiz… yıldım artık kendime mücadelemden. Pes ettim!!

Sensiz geçen yıllarım vardı ya hani, hiçbir şey acıtamamıştı beni bu denli. Yine yalnız yine umutsuz ve yine çaresizdim ben. Eksiktin ama kimdin ki sen. Umursamıyordum bile. Kim olduğunu bilmediğim halde kaçıyordum senden. Yasamadan anlamak öyle zormuş ki meğer.. ve sen karşıma çıktın yeniden. İlk günlerde mutluydum bende. Mutluyum diyordum her önüme gelene onca yıldan sonra bende mutluyum. Herkese her şeye tüm yaşanmışlara rağmen mutluydum. Yavaş yavaş anladım senin için hiçbir şey ifade etmediğimi..

..Ve başlamalıydı artık mücadelem. Ne kadar zor olsa da senden vazgeçmeliydim. Gecelerce günlerce ağladım ama başaramadım senden bir adım dahi uzaklaşamadım. Ve hep bir gün senin baskasına aşık olacağından korkarak yaşadım. Hep bu sondan kaçındım. Ve gördüm işte. Sen başkasına aşıktın. Ben sana sen ona.. hayat değil mi işte? bu aşamadan sonra bitmeliydin benim için uzaklaşmalıydım senden çıkmalıydın hayatımdan. Gözlerine baktıkça daha çok acıyordu içim. Senden nefret ediyorum diye haykırmak istiyordum gözlerine bakarak.. sonra da saatlerce omzunda hıçkıra hıçkıra ağlamak. Sürekli düşündüm beni sana çeken ne diye. Hiç bir şey bulamadım belki de bu yüzden bu kadar çok seviyordum seni. Ve gözyaşlarımla süslediğim bu yazım senin içindi.

Artık başardım sen bittin benim için. BİTTİN!!

ELVEDA yaşam sebebim…

Benim Kırgınlığım Aşka..Sen Üstüne Alınma..

Çarşamba, Eylül 9th, 2009

Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor…Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin yokluğun gösterdi bana…Her şarkıda sen varsın,her yerde, her gördüğüm insanda,denizde,gecede,uykumda ve uyanık gördüğüm düşlerin içinde…Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi…Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin ki?
Gözyaşlarım asiliğini yitiryor ve yenik düşüyorum sevdana…Gittin! Belki de hiç gelmemiştin. ben geldiğini sandım…Ayak uyduramadım yorgunluğuna…Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım…
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın dokunuşlarında kendini bulan…Ama! En çok da imkansızın oldum, imkansızım oldun! Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum…
İnanmadığın,yenemediğin,üzerinden atlayamadığın korkuların oldum…Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların,birikmişliğin oldum…Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum…
Haketmediklerin,artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken belki de hiç bir şeyin oldum…Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim…Bilseydim bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim hiç?
Şimdi bir mevsimlik bir aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen bir aşk…Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum…Seni hala benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum…Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi…Suskunluğun en büyük silahındı,suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan,canımı acıtan unutulmak…

Söylesene unutulmak kime yakışıyor?

Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor…

Merak etme, üstüne giydirmedim, giydiremedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor…Görüyorsun işte, aşka ve sana ihanet edemiyorum.
Benim kırgınlığım aşka…
Sen üstüne alınma…

Gittin Sen Tüm Gidenler Gibi…

Çarşamba, Eylül 9th, 2009

Gittin Sen Tüm Gidenler Gibi…

Tam beni tamamlayacağını düşünürken,yine ben eksik kaldım.gülümseyişlerim takılı kaldı yüreğimde.
Sonu yok,ışığı yok bir yolda ıssız sessiz kaldı sevdam.Ama sen gittin…Korkup kaçtın belkide bu sevdadan.
küçük bir kızdı kocaman yüreğiyle seni seven ama sen sığdıramadın kalbine;taşıyamadın doğru dürüst…
bu kadar çabuk pes edişinde ondandı belki.Başka cümlelerin ardına sığınman,yalan yalnış sevdalara takılman..

Gözlerine baktığım zaman çoğaldığımı hissediyordum.Öyle anlamlıydı ki;hayatın tüm gizemi senin gözlerindeydi sanki…Herşey o ”çakır” yeşilin içinde saklıydı.Ama sen aniden kapattın o gözlerini;aniden aldın yeşilimi benden…Tüm sırlarda o yeşil kutuda kapalı kaldı.İşte ondan sonra başladı herşey…kalp ağrılarım,baş ağrılarım,gece yarılarında sebepsiz haykırışlarım…..

Bana bıraktığın ve içimde kalan ”yeşil”di belkide bunlara sebep olan…Kötü bir oyun seyrediyorsun geçecek diyordum kendime.Bak geçince hiç birşey kalmayacak..arda kalanlar eskiye uğurlanacak diyordum.Ama olmadı.geçmedi.herşey artarak dahada çoğaldı..pişmanlıklar sardı çevremi ”keşke”ler birikti içimde.”acabalar”dolaşıp durdu beynimde…Hepsi benden bağımsızdı.Hiç bir organıma söz geçiremedim..Hep sen çoğalıyordun,hep sen büyüyordun içimde…

sana dönüşmeye başladığımı anlayıncada bir direniş başlattım kendime..Artık hiç konuşmuyorum kalbimle…Kendi haline bıraktım onu,ne derse desin ne isterse istesin;artık hiç aldırmıyorum..Tıpkı derindondurucudan çıkmış gibi bir kalbim var artık benim..Buz gibi….içindeki herşey dondu.Sevgiler,sıcak gülümseyişler,arzular,istekler…Belki birgün;üzerindeki buzlardan sıyrılıp artık bende varım diyerek ortaya çıkar ve bana döner;kimbilir.Ama o güne kadar.Buz gibi ”yeşilin”arkasından bakacağım dünyaya….

Senin bana verdiğin o ”acı yeşili” yaşayacağım..kolay değil çünkü;kalbimde dallanıp budaklanan o ”yeşil”i bir anda kökünden sökmek.o yüzden zamana bırakıyorum herşeyi.Bakmadığın bir çiçek nasıl soluyorsa..O ”yeşil”de birgün elbet solup,sararaca..

Hayatımda ilk kez sana açtığım kalbimde bundan sonra….Sadece bahara açacak..sadece bahara…

Ben Kaç Deniz Aşıp Geldim

Çarşamba, Eylül 9th, 2009

Ben Kaç Deniz Aşıp Geldim

Bitti…seninle yaşanması gereken her şey yaşandı,her şey olması gerektiği gibi oldu ve yapılmadı hayır çıkarırken her şerden en büyük hayır senden vazgeçmek oldu.Bütün evetlerim dilimin ucundan kaçarken söyleyeceğim en kesin hayır yine sana oldu.
Bir deneyim için,belki de sadece senin için kaç aşkın yaşanmadan gözü kör edildi,kaç aşktan vazgeçildi.Birileri kurban edip,hediye sunarken en saf anlarını bu deneyime, ulaşılmak istenen de vazgeçilen de yumurta tavuk hesabıyla anlatılabildi.
Bu aşka kaç ölüm sığdırıldı,sana yetmedi.aslında her yeni aşk bir öncekinin katiliydi ve sen tam da aşktan katil olacakken aşk kelime anlamını yitirdi. Bende tamda –den haline geçecekken.
A$k sadece adını alabilip kaçarken onu hapsettiğimiz imgelerimizden ,biz sonradan fark ettik, kalbimizdeki oklar da gitmişti onla beraber.En sağlam savaş alanımız;ilişkilerimizde anlamsızlaştı birden sen benim için temkinli davranılması gereken bir yabancı oldun dün aynı rüyayı uyurken…
Her şey bir anda kalkan bir toz bulutunun içinde yaşandı ve göğe yükseldi geçmiş,gözüme batan çöpler doldurdu gözlerimi zaten bir de kör edilmişlerdi.Herkes yaralarının derinliğini hesaplamaya çalışırken eğim hep sonsuzluğu verdi.Yaralarımız derindi başımızı döndürecek kadar çok da eğilemedik içlerine.Yükseklik korkusu vardı çoğumuzda kenarından gözlerimiz kapalı geçtik acılarımızın.
İlişkilerimiz kan revan içindeyken,ve ben kafam gözüm yarıla yarıla sevmeyi öğrenirken;aslında biz meçhul katiller sadece kabullenmeyi öğrenebildik bu pisikolojik deneyimden.
Bitti…Ben kabullendim her şeyi, sevdim yara izlerimi…Yüksek bir tepeden denizi izler gibi izliyorum acılarımı, sonra hepsi suların altında kalıyor zaten.Her gün rengi değişiyor baktığım denizin,durduğum tepe yükseliyor günden güne.Suyun seviyesi de yükselirken artık kıyıda durmak imkansızlaşıyor, sığlık kavramı kendini derinliklerde boğuyor.Bazen dalgalar göğe kadar yükselirken gözümü kapatıp bekliyorum sadece…
Ben kaç deniz aşıp geldim yeni yeni kabullenebildiğim bu yere…

Seni Tanımakta Güzeldi…

Çarşamba, Eylül 9th, 2009

Yaşadığımızı sandıgımızı ,aslında sürekli yıkıntılarını toplamakla ugraştıgımız bir sevgiyi sürdürmeye çalışıyoruz.Hiç yanılmam sanmıştım,sonu ne olursa olsun…Ama yıkıntılar arasında sevgiyi yaşayamamaktan yoruluyormuş insan,ve her geçen gün kendimizi de yıkıntılar arasında kaybediyormuşuz belki de hiç farkında olmadan…
Herkes sevginin fedakarlık istedigini söylese de fedakarlık için sevgiyi yaşamak gerekiyormuş,yaşanılmayan için fedakarlık yapılmaz…

Üzülmekten yoruldum.seni üzmekten de,beklemekten yoruldum,neyi bekledigimi bilmeden özlemekten de yoruldum,en çok da düşünmekten!!!!!Susmaktan yoruldum,sürekli susup içimde avazım çıktıgı kadar haykırmaktan.Hep kendimle başbaşa kalıp,hep kendime sıgınmaktan YORULDUM……….

Ama ögrendim artık aşk yaşanıldıgı sürece vardır.Sen yoksun,ben yokum.. o zaman aşkın olmasını da beklemiyorum artık.O da olmasın artık,eger sürekli kendimi hesapsızca sorgulayacaksam eger kendi iç savaşımda sürekli kendime yenik düşeceksem eger yaşamadıgım bir aşk için sürekli üzüleceksem ve hep üzeceksem seni,OLMASIN…zaten hiç yokmuş,var oldugunu sayarak kandırmışız kendimizi,ya da ben hep kandırmışım kendimi…..

Artık seni sana bıraktım ben zaten hep kendimleydim ve hep kendimi paylaştım.Artık al kendini benden ve yaşamak istedigin gibi yaşa aşkı,hayatı,kendini.yaşamak istedigin ne varsa kendince yaşa çünkü ben yoruldum artık ben yokum…

Yıkık bir sevginin yıkıntılarını toplamakla ugraşma..hiçbir zaman yıkılmayacak bir sevgi için savaşını ver…ben bu savaşta yenk düştüm.Ben yenik kahraman sen kazanan kral ol….

Ne kadar yenik düşsem de, ne kadar üzülsem de güzel yanları da vardı seni yaşamanın,tabi yaşadıgım kadarının…..

Seninle yaşanılan ilkler güzeldi,bazen acıtsa da seni özlemek güzeldi,bazen ağlatsa da kavgalarımız güzeldi,hep ihtiyac duydugumuzda birbirimizin yanında olamasak da beklemek güzeldi,gerçekleşmeyecegini bile bile kendi dünyamızda sıradışı hayaller kurmak güzeldi,en güzeli de uzun bir zamanı kısa kısa yaşamaktı.Ve seni tanımak da güzeldi…

Böyle Gitme Yeterki…

Salı, Eylül 8th, 2009

buralar aynı…

bu aralar soğuk
sevilemediklerim gibi üşütüyor insanı…

rüzgâr…rüzgâr, soğuğa nazaran geçmişle aynı. üşütüyor ama yine de sarılıp kucaklıyor kendini bıraktın mı?..

kaldırımlar nemli, ıslak değil. varmayı geciktiriyor melankoliysen, içmişsen…
alnında sigaran da yanıyorsa özlüyorsun demektir seni özlemeyenleri….

özlem de o ya;
onlar da özleselerdi görüşüyordunuz elbet…
peki, ayrılık baki de insanlık ölmedi ki!ya ölmüşse…!
o zaman ölümüne sevdin say insanca seni özlemeyenleri…

neyse artık; şehir aynı, şoförler aynı, minibüsler aynı… hala iki öğrenci uzatıyor şoförün arkasında oturanlar. ve elli bin lirası olmayan tanışmalar başlıyor burada. havada çarpışıp sapaklara dağılıyor insanlarımızın konuşamamışlığı…

ben mi…?

ben hala “iyi günler” diliyorum minibüste kalanlara. onlar cevap vermiyorlar.
cevap vermedikleri için rahatsız da olmuyorlar tanımadıkları bu adama.

ekim ayındaAnkara başka oluyor. hele akşamları ışıklar…küçük bir rakı açacaksın. artık silmişsindir geçmişi, bugün kendinle yalnız takılacaksın…
hani herkesten sakındığın, kendine bile utandığın, belki hiç hatırlayamadığın… sen…

sen ateşliğine saçlarının, gülüşlerinin sıcaklığına inat, soğuk denizi de özlüyorsundur muhtemelen. o da senin gibi… uzaktan baktıkça, içlenip sigara yaktıkça güzel…
bazen öyle ki dokunuyor bana.

boğ beni!

böyle gelip gitme yeter ki…
ama hayat; dedim ya güçlü! inatla öldürmüyor kenarına serptiğim çocukluğumun izlerini.

garbı severdin belki.
hasretine nispet, güneş her akşam batıyor burda. her akşam buralar sen oluyor belki.

ve ben…

ben andolsun ki hiçbir akşam mutluluğun şerefine yakmıyorum şu sigarayı!

şimdi sen bu şehirde benim yanımda değilsin ya; garip…

çok garip….

Kalbim Anlamıyor !!!

Salı, Eylül 8th, 2009

Senden sonra çıktığım tek biletlik bu yolculuğun neresindeyim şimdi?..
Ne çok severdim oysa,ruhumu şehirler arası gezmelere çıkarmayı!
Başımı dayayıpta otobüsün camına,geze göre gitmeyi!
Güzellikler geçici,anladım..Mutluluklar kısacık,öğrendim…
O zamanlar gördüklerim geliyor gözlerimin önüne,,,
Yemyeşil çayırlar,çiseleyen yağmur,pırıl pırıl bir güneş,yakamozunu denizle paylaşan bir ay ve kalbimdeki yeri sıcacık bir sen!
Gittikçe uzuyor yolum !
Ruhum bunalmış ve sesi çıkmayan bir orkestra şimdi ..
Ne çok severdin sen,ruhumun kalabalıklığını oysa ki …
Gittikçe uzuyor yolum !
Sevmiyorum artık varlığımın isteksizce,çıkmak zorunda bırakıldığı bu yolu ..
Şimdi gördüklerim…yakışmıyor gözlerime!
Şimdi gördüklerim benim hikayemin figüranları değil!
-Ben nerde yanlış yaptım-
Senden sonra çıktığım tek biletlik bu yolculuğun neresindeyim şimdi?..
Kulaklarımda çınlıyor gerçeğin sesi;
“Tam da sonundasın işte!Unutmanın arifesinde!” -Yedi cihan anladı,kalbim hala Anlamıyor…….-

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)
Zaman Makinesi

You are currently browsing the archives for the Hikaye category.