Archive for the ‘Hikaye’ Category

Ben artık vAZ //mı// geçiyorum….

Cuma, Eylül 18th, 2009

İnan dönüşüne bağLı değiLdi sevdamın ağırLığı. . !!
YokLuguna ve imkansızLığına direnmek Her $eyden daha anlamLıydı.

Eğer dönmeseydin Ne yapar ne eder GözLerin¡ tedarik ederdim bi yerLerden. .
Elini en karanLıklarda buLur tutardım. .
En azından oyuncağıyLa oynayan çocuk g¡b¡ Kırmadan, kırıLmadan Kendi kend¡me severd¡m sen¡. .

Artık dönmesende oLur herşeyin ¡k¡nc¡si yen¡Lg¡dir. . !!
Her dönüş ispâtıdır biraz daha kaybtmişL¡ğin. MaLuptur iLeriye bakamayan Bakamaz ki pişmanLığından . .

Onu tutar geride bıraktığı hEr neyse Dahada bağlanır ardında kaLan. .

TerkediLen çabuk büyür. .

Hüzün kaLana düşSede Pişmanlîk hep gidenin payına. .

AyrıLık zor zanââ†.

KimSe yüzde yüz güLemez KimSe yüzde yüz gidemez

Giden dönüyorSa sevdiğinden değiL

Kaybettiğindendir Ve aradığını buLamadığından..

Eski rüzğarLarın sözü geçmez terk ettikLeri dağLara. .

Geceye yen¡ şiirler gerek.. Gemiye yen¡ fırtına.. Her eyLüL’ e başka yağmur..KaLan’a †aze baharLar lazım. .

Ve gidene biraz yürek !!
KaÇanLar p¡şman ş¡mdi

KaLanlar sevmeye devam edecek..

ş¡mdi b¡z ayrıLdık ya

B¡ kaç gün sendeLeyerek yürürüm

Ayağım †akıLsada düşmem

Yine doğruLurum b¡l¡yorum.

Ya$adığım †üm a$kların üstüne

Ben artık vAZ //mı// geçiyorum. . .

Terk Ediyorum…!

Cuma, Eylül 18th, 2009

Binmediğim hiçbir otobüs,
Beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde.
Gittikçe azalıyor hayat.
Neyi erken yaşadıysam,
Hep ona geç kalıyorum.

Sana göçüyorum her sonbahar.
Yolların çıkmıyor aşkıma.
Unuttuğun yağmurların adı saklımda.
Seni içimden terk ediyorum…

Susmaktan yoruldum.
Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri, efkar demliyorum gözlerimde.
Yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum.
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi.
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp,
Seni içimden terk ediyorum…

Ne unutacak kadar nefret ettin,
Ne hatırlayacak kadar sevdin!
Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin,
Biliyorum.
Beni hep bulmamak için aradın.
Yanılgımdın,
Yandığımdın,
Yangındın…

Sensizliğe yenilmek,
Sana yenilmekten zor olsa da,
Ardımda bir sürü belkiler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum…

Şimdi
İçimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık;
Tamamlayamadık bizi.
Elimden tutmadın yalnızlığımın,
Saçlarımı da uzaklarına gömdün.
İçimin mavisi senin okyanusundandı.
Al! Geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun.
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim,
Sana bensizliği terk ediyorum.

“Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın” demiştin.
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuhaf değil mi?
İçimi acıtan da sendin,
Acımı dindirecek olan da…
Ya öldür beni dedim,
Ya da git benden.
İçi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim.

Aldırmadın aldırmalarıma.
Bir gecede yakıp yarini,
Şafaklara sattın ihanetini!
Külüme basanlar bile utandı yaptığından.

İşte soluk bir ömrün
Son nefesi.
Benden,
İçimden
Terk ediyorum

Dedik ki….

Cuma, Eylül 18th, 2009

Dedim ki: İster bir yazgı, yanılgı ya da bir hata olsun, ayrılık bir gerçek. Aşkın sonu değil bu, birbirimizi hiç görmeyeceksek bile hep seni seveceğim. Aşkımı yaşayamayacak olsan da, aşkımın yaşadığını bil.
Gündüzleri görmesen de yıldızlar hep vardır.

Dedin ki: Her ne olursa olsun yüreklerimiz bir yerlerde hep birbirine değecek. Ansızın bir ses, bir koku, bir gülümseme olup varacağım sana. Su gibi usulca, gizliden yürüyeceğim yüreğine. Bunu unutma…

Dedi ki: Sevgi su gibidir, yaşamsal ve tertemiz. Sevgi asla zarar vermez, yaralamaz insanı. Sevmekten acı çekmez insan, su da sevgi de ancak kirlendiğinde hasta eder insanı. Sevenler, yüreklerini temiz tutmalıdır.

Dedik ki: Doğrudur, sevgi insanındır ve insanın gücü kadar güçsüzlüğüne de yazgılıdır. Kanıyorsak, sevgimizin ölümcül yarasındandır,bundandır susuzluğumuz. Sevgiyi içimize gömmemizdendir suskunluğumuz. Ama susku da bir sözdür.

Dediniz ki: Susmak da bir şeyler anlatmaksa, susmak niye? Tohum yeraltına büyümez ki… Güneşin güneşliği, aydınlatması, ısıtması değil midir? Ama güneş te tutulur.

Dediler ki: Sevenler, sevgilerini yaşatamazsa, bu ölüm ince bir sızı bırakır. Sevgilinin sevgisi artık öldüyse, bu, seven için büyük bir acıdır. Sevenler yenilmiş ve kopmuşsa, bu, ikisi için de korkunç bir acıdır.

Denir ki: “derin acılar dilsiz olur”. Bir ölüm sessizliğidir ayrılığın ağıtı. Boşluğa çarpıp geri dönen, sahibini ezen bir sessizlik. Yine de, sessizliği parçalar sevgiyle çarpan bir yürek.

De ki: ölmeyen, öldürülemez olandır. Kimi, yüreğinden vazgeçerek yaşayacağını düşünür, kimiyse yüreğinden vazgeçerse ölür. Yaşamak için onu da öldürebilirsin, onu yaşatmak için kendini de.

Deme: “mutlu aşk yoktur” diye. Aşkı mutsuz kılan insandır. İnsanı ancak insan vurur.

Pişmanlık mı ???

Cuma, Eylül 18th, 2009

Katle kendimden başladım!
Ne varsa geçmişten kalan,
Paramparça olmalı!
Anılarım mesela.

Gülüşlerim mesela…

Adınla yankılanan şiirlerim…
Teninde kuruyan gözyaşlarım…

Sonra yansıması yüzünün yüzümdeki…

Ve sırf yüzüme çarpan yüzüm yüzünden,
Derin bir darbe bıraktım hülyamda!
Hüzünlerimin ayak sesleriyle,
Çiğnendim!

Zanlı benim!
Faili oldum tüm senli hallerimin… Şimdi anlam vermeksizin akıttığım pınarlarım var…

Kan damlıyor parmak uçlarıma, fersizliğimden… An ve an ardımda çığlıklar yükseliyor.

Pişmanlık mı?
Sanmam…
Olmasını dilediğimin düşü bitti, olacaklar yaşanıyor..
Kabul ettim her halimi ben!
Halsizliğimi mesela…
Sensizliğimi…
Sonra hissizliğimi. .
Dedim ya,
Katilim ben!

Unutulur !!!

Çarşamba, Eylül 16th, 2009

Unutulmaz deme bana unutulur unutulur
Kapanır en derin yara acısı da unutulur
Bir rüyadır gelir geçer
Her aşk bir gün hayal olur
Unutulmaz denen günler unutulur unutulur
Bu hayat böyledir dostum
Yaşanan gün mazi olur
En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur
En acı dermandır yıllar
Sen dursan da dünya döner
Kalbini dağlayan yangın yavaş yavaş küle döner
Bir rüyadır gelir geçer
Her aşk bir gün hayal olur
Unutulmaz denen günler unutulur unutulur
Bu hayat böyledir dostum
Yaşanan gün mazi olur
En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur
Ne kadar sevmiştim seni
Ölürdüm öl dediğin yerde
Gözlerimden pınar gibi
Akıp giden yaşlar nerde
Bir rüyadır gelir geçer
Her aşk bir gün hayal olur
Unutulmaz denen günler unutulur unutulur
Bu hayat böyledir dostum
Yaşanan gün mazi olur
En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur
Şimdi sende aşık oldun yanıyorsun benim gibi
Az mı yalvardım ardından o zaman aklın nerdeydi
Hiç üzülme bu da geçer
Bir gün gelir mazi olur
Unutulmaz denen dertler unutulur unutulur
Bu hayat böyledir dostum
Yaşanan gün mazi olur
En değerli hatıralar bir gün gelir unutulur
Bir gün olur unutulur
Unutulur unutulur

Kefenledim Düşlerimi…!

Çarşamba, Eylül 16th, 2009

Yüreğimin duvarları arasında kefenledim düşlerimi.

Artık paylaşacak bir şey kalmadığını bilmek o kadar acıttı ki beni.
Belki de bu yüzden keyifsiz kelimelerim.

Belki de bu yüzden ilk defa mektup yazıyorum.
Sahiplen…

Beni anlamak zordu, çözemedim kendimi.
Çözsem, sana kalmayacaktı anlamsızlıklar.
Beklediğim ne idi? bu bile yanıtsız bir soruydu sanırım…

Hicran düşüyor geceye denizin karasından.
Denize en çok ben kara kattım.
Sense kül…
Neyse, karıştırmayalım karayı külü…

Kalmıyor bir şey arkamda ben giderken.
Senden aldıklarım olsaydı da onları bıraksaydım sana.
Kurumuş papatyalardan, kokusu hala saklı bir taç yapsaydın da bana, zarfın içine
onu da koysaydım.
Ama yok, yok işte…

Sakladım seni içimde.

Senden izin almadım ama aldım seni ve gidiyorum.

Bir de gölgeler geliyor peşim sıra.
Hangisi aslım o da yanıtsız…
Ben, ben galiba dayanamıyorum artık…
Yok, bu öyle her zamankinden değil.

Keyifsiz bir gecede, söylenecekleri söylemeleri beceremeyip, ardımdan dualar okunarak
gidiyorum…

Gel de toprak at üzerime…

Yorgunsan ve kolun ağrıyorsa eğer, bana yaşamak için bir neden söyle..

Ben giderken çaresiz, hasret olmasın yüreğine…

Katran Karası Geceler….

Çarşamba, Eylül 16th, 2009

Katran karası geceler vardır, seni bağırına basmıştır.!
Kalemi ele aldırır, yazdırır, çizdirir..
Ama ne birşey değişir, ne yeni gündeki güzellikler için haber verilir.!

Gecem soğuk_!

Odam sensiz_!

Ümitler bitmiş_!

Kadehimde şarap bitmiş, hayalin gitmiş_!

Anlar vardır, şarkılarda buldurur matemi_!

Sözler bir yana dursun, ritimler bile acıtır içini.
Kanatır kapanması zor yaralarını, her bir enstrüman sesi.!
Oysa yaraların kabuk bağlamaya yüz tutmuştur..
Bir şarkı duyarsın bir yerde..
Her bir söz çarpar darbeyle,her bir enstrüman sesiyle açılır kabuklar..
dilindeki çığlıklara, ahlara aldırmazlar.!

Ve sen içinde sorguya başlamışken.. şarkıda tınılarıyla acıtır bir yandan,
bir yandan da sorguna eşlik eder:

Dağlar mı, yollar mı, denizler mi engel_?

Neden_? Neden gelmez oldun_?

Eller mi, diller mi, sözlerim mi engel_?

Neden_? Neden gelmez oldun_?

Sorgular vardır, sadece kanatır!Asla cevap buldurmaz.!

Sorular,sorular, sorular..
Cevabı yok, muhatabı yok ve hatta soranınının aynada bir sureti bile yok.!
Devam edip gider sorgu, tâki yaranın kanı dışına sızıpta,
sol yanın kızarana kadar.!
Umudunu bir hışımla alırsın avucuna, elini götürürsün zorlukla sol yanına, ama
kanın akmaya devam eder..
Beliki acının dinmeye niyeti yoktur.!
Umut tuz misali kanatırda, bir merhem “O”dur kapanacak yarana.!

Zaman durdu, gökyüzünden yıldırımlar düşerken..

İçimdeki yağmur dindi, yoruldum beklemekten.!

Izdıraplar vardır, söyletir, “O” duymasada gecelerine seslenir.!

Derken biter son enstrümanın son darbesiyle matem..
katılırsın çığlık atarcasına tekrar edersin can havliyle..
Yeter artık bitsin.!
Yoruldum Beklemekten!!!!!! dersin.

Geceler/Anlar/Sorgular/Izdıraplar vardır da bir tek “O” yoktur işte.!

Birde içini yaza yaza dökemediğini anlayıp, acına eşlik edecek görüntüler
bulmak vardır!

Sen Nefesimdin !!!

Çarşamba, Eylül 16th, 2009

Her aşk kendi masalını yarattı; beni perilere bıraktı, seni kaf dağının
ardına attı derler ya hep…

Benim sevda yolculuğumda sen en güzel masaldın ya.
Hani herşeydin ya, hani hep yanımdaydın ya….
Yada belkide hiç yoktun, ben sadece var olduğunu düşünmüştüm….

Hiç yaşanmamış bir sevdada, sen hiç yaşayamadığımdın…

Yüreğim ellerinde ne güzelde duruyordu…
Sen alırken sormamıştın..
Alıp gittiğinde ben sormadım.
Biliyordum geri vermeyeceğini versende
yüreğimingeri gelmeyeceğini biliyordum..

En çok sende güzeldi En çok senle güzeldi….

Bırakıp gitiğin günden beri kaç gece gecti saymadım,
bu yorgun bedenim buna nasıl dayandı hıc anlamadım..
Bilgiğim tek sey vardı…
Sen vardın yanımda,yalnızlığımda, korkularımda, gözyaşlarımda
ve aldığım her Nefeste

Sen Nefesimdin…..

Gittin….
Gittiğinden beri hiç yazmadığım cümleler döküldü yüreğimden…
Gidişinin ve senin adına…
Dön diye değil, Sev diye değil… Sadece Bil Diye…..

Sende yüreğimin seni nasıl sevdiğini bil diye… Anladın mı?

Anlamadın değil mi? Boşver anlama…
Önemi yoktu değil mi, önemi yoktu senin için akan yaşların
ve senin için solan bakışların…
Kac bakış solmustu ugrunda ve kac göz kurumustu yolunda….

Sen Sevdaya Tutsak; Ben Sana
Sen Aşka Aşık; Ben Sana
Sen Sevilmeye Mahkum; Ben Sensizliğe
Sen ve Ben Farklı Yollarda

Sonsuzluğun getirdiği aşk olsun kanında ve kainatın getirdiği mutluluk olsun
yolunda ve aradığın olsun ömrüne ömür eklediğin….

Özleyeceğim Biliyorum !

Çarşamba, Eylül 16th, 2009

Hiç bir duygum kalmamışçasına öyle bakıyorum boş gözlerle uzaklara.
İçimde yaprak kımıldamıyor sanki.

Hiç kimseyi özlemeden, hiç kimseyi istemeden ve sanki düşünüyormuşum gibi
görünsemde hiç bir şeyi düşünmeden.
Yapayanlız üstüme üstüme gelen duvarların arasında sanki sıkışmışçasına.
Kendimi sorguluyorum geçmiş ve hiç olmıyacak geleceğimle elele.
Cümlelerin ne başı nede sonunu bulamadan.
Neyin fazla neyin eksik olduğunu anlamadan bilinmezlikler içerisinde.
Bir başka bedendeyim sanki hiç bir şey umurumda değil, her şeyden uzak,
hatta kendimden bile, sanki ben ben değilim artık.

Ben kimim?? ben kimdim ki!! her yer sislerle kaplı düşüncelerim bile.
Geçmişim yok mu benim?? yok yok benim geçmişimde yok silinmiş.
Bu kadar çabuk mu tükettik her şeyi??
Kapkara sisler kaplamış her bir anımı.
Odamın duvarları arasında sıkışıp kaldımışım, ne yapacağımı her zaman bilen
ben , bu kez ne yapmam gerektiğini bilemiyorum.
Belkide biliyorum aslında; Kader!! keder, mutsuzluk ve umutsuzluk bir yaşlı
ağaç gibi yığılıp kaldı üzerime sanki okyanusların en derininde
en dibe vurmuş gibiyim.
Ama bazen bilmek de yetmiyor.
Tüm beklediklerim öylesine ölmüşlükte ki,
Acılar içerisinde usul usul, bile bile…
Sadece duruyorum… öylece susuyorum…
ne yapılacak bir şey vardı, ne de yapılmamış bir şey kalmıştı.
Yaptıklarımdan mı pişmandım, yapamadıklarımdan mı?
biliyorum çok zor olucak, özliyeceğim, isteyecağim.
BİLİYORUM…

Sustummm….

Çarşamba, Eylül 16th, 2009

Sustum!
………….
yüzünle konuşuyorum şimdi!
bir beyaz hayal seriliyor çimenlerime;
papatyalara benziyor…(dönüyor sonra sarışın bir kuş sürüsüne..)
gözlerinde dokunuyorum güzelliğine..
seni özlüyorum anlamıyorsun
tutup öldürüyorum birini (sevgim kanıyor..)
gömüyorum sineme…

sustum!..
…………
ellerini tutuyorum şimdi!
başak dolu bir ova nazlanıyor gözümde..
göçüyor harman yerlerine..(rüzgara direnen yaba gibi)
bir inip bir çıkıyorsun gene de,
sen duymuyorsun
samanların arınıyor tenimde
tanelerinde acıkıyorum…
parmaklarını yiyorum kimse görmüyor
benimdir onlar, vermem geriye…

sustum!..
…………
saçlarını kokluyorum şimdi
tel tel güller doluyor bahçelerime..
kar mevsimini düşünmüyorum hiç!..(leylekler ağaç tepelerinde)
kim demiş!
doruklar beyaz değil!..beyaz değil işte….
sen görmüyorsun
yazdan kalma güneşle eğiliyorum
kırmızıların solmasın diye.

sustum!…
………..
uzaklığını ölçüyorum şimdi..
mesafeler artıyor içimde..
yollar büklüm büklüm..yollar dikine…(noktam derinleşiyor gitgide)
sen bilmiyorsun
kilometre taşlarını kaç kez saydım dersin…
bir tanesi bile yoktu
kapının önünde…

bir kürek kor ateş bulup
üfledim yüreğime…

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)
Zaman Makinesi

You are currently browsing the archives for the Hikaye category.