Archive for the ‘Hikaye’ Category

Acıyı görmek mi istiyorsun?

Pazar, Eylül 27th, 2009

Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.

Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.
Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.

Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince uzun mu?
Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.
Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.

Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak!
Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir’ini oku,
Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.

Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece.
Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü.
Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
Tek avuntum bu şimdilik.

Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
Ölüm’müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
Dudaklarımda ki acı tat?
Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
Ne yazık hiç bilemeyeceğim.

Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Sen uzakta çok uzakta
Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
Benim gibi.

Seni seviyorum,
Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
Haykırışı bu sevdiğim.
Sana ulaşamasam da,
Biliyorum ki zavallı kalbim
Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde
Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.

Biliyorum beni sevdiğini
Acıyı tattığını da benden uzaklarda
Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
Acı tek taraflı olsaydı,
Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu.
Ama yokluk kötü sevdiğim.
Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.

Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
Yüzüne hasret kaldığım günlerde
Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim.
Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını
Ve eminim ağlayacaksın.
Ağlamak seni ben yapar sevdiğim
Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak.
Her gün Üsküdar’da oturup kendimi dinlerim
Oysa konuşan sendin hep benimle,
Ne martıların vapurlara takılışı,
Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.
Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde
Bir gün seninle bir bankta oturup
Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.

Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda.
Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki
Adım adım yok oluşumu izliyorum
Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle.
Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara,
karanlıklara bakıyorum mütemediyen
Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum?
Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp
Rabbime ettiğim dualarım,
Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden
Rabbimin bir bildiği var deyip
Kabul olmadığında dualarımın
Tekrar tekrar yalvarmalarım.

Seni okyanusların diplerinde
Bir midyenin içinde ki
İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım
Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde
Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde
Tek bir şey düşündüm?

Dokunamadan tenine,
Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı.
Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama
İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler
Seni seviyorum meleğim.

Acımasız olan ne sensin ne de ben,
Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece
Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım.
İnsan yaşamın değerini
Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor
Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil
Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin
Gözlerinin önünden geçmesi değil.
Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.

Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı
Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin
Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş
Ve ben o ateşle yanmayı,
Sırf seni sevmek olduğu için
İnan bana çok sevdim.

Oysa….
Doğum günüme sadece 10 gün kalmıştı
Eğer yanımda olsaydın
Yaşama daha bir sıkı sarılacaktım..
Şimdi ölüm ne anlam taşıyor?
Yaşamak ne anlam?
Hiç anlayamayacağım
Sensiz bedenim toprağa girmedikçe..

Aşkını Helal Et..

Pazar, Eylül 27th, 2009

Gelebileceksen bir tatlı gülümsemeyle
Dönüşü belli olan gidişlerin olacaksa
Hiç ıslatmadan kirpiklerimi
Yollar senin olsun…

Sevebileceksen bir gün bu kulu
Söyleyebileceksen bir ömür boyu
Hiç üşütmeden geceleri koynumu
Zaman senin olsun…

Bakabileceksen daha anlamlı
Ve hiç çekinmeyeceksen
Kendi gözümden sakındığım
Bakışların senin olsun…

Verebileceksen daha fazlasını
Ve doldurabileceksen yüreğimdeki yerini
Asla vazgeçmem dediğim
Umut senin olsun…

Yaşayabileceksen benden sonra
Gidebileceksen bir başka ele
Gerek kalmayacak bildiğim
Yaşam senin olsun…

Yaşatabileceksen daha güzellerini
Hem de aratmadan eski günleri
Arkasından ağlayıp sızlamadan
Hatıralar senin olsun…

Sarabileceksen tüm gücünle
Uyutabileceksen dizinin en güzel yerinde
Anlattığım nerdeyse her sevene
İmkansızlık senin olsun…

Vurabileceksen sensizlikte durmuş saatleri
Yetişebileceksen bir intihar vakti
Henüz gitmemişken gözlerini de alıp
İhtimaller senin olsun…

Anlatabileceksen gururla
Böyle bir aşk diyebileceksen sonunda
Koyduğun noktalara inat
Kelimeler senin olsun…

Bağışlayabileceksen sevgini
Her masalımın güzel prensesi
Yüzüm yere bakar karşında
Ferman senin olsun…

Uyandırabileceksen sensizlikten önce
Sevebileceksen gündüz gece
Kader bir bilmece
Cevaplar senin olsun…

Hiçbir şeye değmeyecekse yaptıklarım
Gülüp geçebileceksen bir fiil
Öncekiler dahil bu şiir
Herşey senin olsun…

Bana aşkını helal et…

Aşk MaSaLLarDa Yaşanır ..

Pazar, Eylül 27th, 2009

Aşk sadece masallarda yaşanır dediler,

Ben de bir masal yaşadım…

Belki de bunun içindi bu kadar güzel olması… Nasıl istiyorsak öyle yazdık çünkü, kuralları yoktu, bilindik cümleleri yoktu… Kendi dilimizi, kendi kurallarımızı bulduk zamanla… Başkalarının anlamasını, onaylamasını beklemedik, istemedik de zaten bunu… Sadece sen ve ben vardık bu masalda…

Bir sonu olmayacağından, kötü kalpli cadılara da gerek duymadık, uzak ülkelerden gelip bizi kurtaracak şövalyelere de… Sadece sen ve ben…. Yazdık ve yaşadık…

Aşk sadece masallarda yaşanıyordu çünkü…

Öyle dediler…

Mavi bir ülke kurduk önce kendimize… Herkesin bildiği, tanıdığı bir yeri bir ülke yaptık, bir masal ülkesi… Herkesin evi vardı bizimse bir masal ülkemiz… Orada yaşadık bu sevgiyi… Belki ondandı her şeyin sihirli oluşu… Gerçeğin içinden hiç çıkmadık aslında ama, o gerçekliği de yaşamadık…

Hepsi çok güzeldi…

Sen, ben, biz, masalımız, ülkemiz…

Hep gökten üç elma düşeceğinden korktuk… Kaçınılmaz bir son gibi bekledik bu masalın sonunu da… Ama unuttuğumuz bir şey vardı… Biz yazıyorduk bunu… Bu bizim masalımızdı…

Aşk sadece masallarda yaşanırdı…

Biz istediğimiz sürece, bu masalda bu aşk hep yaşanacaktı…

Kapama GözLerini ..

Pazar, Eylül 27th, 2009

Çocukken geceleri yıldızlara bakardım…

Başımı gökyüzüne kaldırır heyecanla yıldızları sayardım; kaçında aşk vardı, kaçından böyle görünürdü gökyüzü, kaçında denizler bu kadar güzel ve kaçında aşk maviydi…

Yıllar sonra senin gözlerinde gördüm yıldızları… Gözlerinde o çocukluk heyecanımı yaşadım yeniden. Mavi denizleri, mavi gökyüzünü, mavi aşkı gördüm… Belki de onun için sen gözlerini kapattığında sönüyor yıldızlarım…

Gözlerinden bir yol çizdim kendime, yıldızlara tutunarak ulaştım aşka… Aşk maviydi; gözlerinde aşka bulandım… Şimdi belki de bu yüzden; gözlerini kapadığında yolumu kaybedişim…

Şiirler okurdum gökyüzüne bakarak; nefesimden cam buğulanırdı… Adımı yazardım o şiirli buğuya, yanında bir boşluk bırakarak… Sonra yanına eklenecek mavi aşkımı hayal ederdim saatlerce… Şöyle olmalı, böyle bakmalı, böyle konuşmalı…

Şimdilerde gözlerine bakarak şiirler okuyorum içimden, sen duymuyorsun… Gözlerinin buğusuna adımı yazıyorum, yanına da mavi aşkımı; yani seni… Kapasan gözlerini, buğusu silinecek, adım silinecek gözlerinden, aşk silinecek…

Bir şiir okuyorum soğuk cama yaslanıp;

“Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini” diye biten…

Şimdi gözlerini kaparsan; gözlerindeki yıldızlar sönecek…
Şimdi gözlerini kaparsan; maviler çok üşüyecek…

sözü heceleyen gece…

Pazar, Eylül 27th, 2009

Sessiz lisanların dünyası…
Göz göze gelişlerin, gözle söz edişlerin dünyası…
Kalbin kulağına giren, kalpte duyulan sözlerin arşıdır GECE.

Yalnızlığın zirvesinde YALNIZLARIN DOSTU’nun tüm yalnızlara gülüşü ve en gizli,
en sessiz yakarışa en açık, en güçlü haykırıştır gece.

Dillerin sustuğu, kalplerin konuştuğu hecedir gece.

Yüreğin feryadına gözyaşı çiçeğiyle sevgilinin müjdeli dokunuşu,
yokluğun ve yoksunluğun zenginleştirdiği gerçek varsıllığın adıdır gece.

En mahrem duyguların en açık ifadelerle sunulduğu örtüdür gece.
Seslerin en açık ifadelerle sevgiliye ulaştığı,
tüm duaları işitenin işiticiliğini kalbin kulağına haykırışıdır gece.

Kalpte aşk ateşinin yandığı, gözlerde kızgın pınarların kaynadığı,
Huzura kabul edilişin anıdır gece.
İçindeki bir hecesi bin aya bedel gece.

Ve gece,
kalbini Rahman’ın arşı yapan ve Rabbine o aynada bakan Resulün (sav) Sevgiliye yürüdüğü mekândır gece.

Ve fakrın o sevgilinin sevgisiyle zenginleştiğinin,
yere göğe sığmayan ve yeri göğü kalbe dar edenin,
o kalbe sığıştığının şahididir gece.

Yokluğa takılan varlığın sembolü, çoklukta birlik,
yoklukta varlık şarkısıdır gece.

Aczin boyasıyla boyanan kara bir güldür o.
Ve onda kâinat, yıldız tebessümleriyle gülümser, ay aydınlığıyla nura gark olur.

Yeşil semanın siyah gülü, fakri fahri(*) şarkısını besteleyen bülbüldür gece.

Ne mutlu gece yolculuğunda acz ve fakr bineğiyle O’nu kalbine misafir edebilenlere.
O’na, “Allah’ım” diye hitap edebilenlere…
ne mutlu.

“Kalbimi kabre döndürüp gecemi karartma RABBİM.
Kabrimi aydınlık bir gece kıl ki onda sana yürüyebileyim.
Beni senin aydınlığına ayna tutan renksiz bir gece yap ki gündüzüm kararmasın RABBİM.”

Aşk-ı Kıyamet

Pazar, Eylül 27th, 2009

Bir Zaman Gelir..
Her Sey Unutulur..
Hic Yasanmamıs Gibi Durur Evler, Odalar, Zamanın Gerisinde..
Bizler İlerlemis Oluruz Cünkü..

Nankörlüğümüzle..
Aşk’ın Kıyameti Budur Aslında.. Yaşanılanı
Hiçe Saymak ,
Unutmak, Vefa’dan Bi Haber olmak..
En Nihayetinde Nankör Olmak! Aşk’a Kıyametleri
Koparttırır .

Kimisi Aldığını Zannederken Verir, Karşısındakini
Yüceltir,
Kimisi Vermeyi Bile Bilmez
Aşkın Uç Noktalarını Görememiştir.. Hep
İster..
Hep İsteyen, Görmeyen, Dinlemeyen.. Bu Alışverişte
Bir Hayalden Düş kırıklığından Başka Hiç Birşey
Elde Edemez,
Hayal ettiği de Kendinindir Zaten… . Kendine Kalır..

Aşk Bir Danstır Aslında ; Tarafların Uyumuyla Bir
Şaheser Haline
Gelir,
Bunun Yanında Komedramlar Yaşanacaktır Elbette..
Çılgınca Kendini Kaptıranlar, Dans Etmesini Bilmeden
Kabugunda
Duranlar
Maskaralar, Birbirinin Ayağına Değil , Üstüne BASANLAR
Elbette
Vardır , Olacaktır.

Onemli Olan Kıymet Bilmektir.. Vefa Satılmaz Hic Bir Yerde..
Aşkın Kendine Özgü Bir Dili Vardır Bilirmisiniz?
Bilmeyenle Konuşmaz Zaten, Ama Gel Görki Herkesin
Yüreğinden Nedenini
Bilmesede Bir
Hüzzam Şarkısı Geçmiştir..
Aşk Konuşur! Duymasını Bilene..

Yanınızdakinin, Yakınınızdakinin Kıymetini Bilin
Aşkı Küstürüp, Ne Kendinize Eziyet Edin
Ne Karsınızdakine…
İnsan Oğlunu Ayakta Tutan En Büyük Duygulardan Biri
Budur…
Aşk Yaralı dır Ve Neredeyse Çaresiz Hale gelmiştir.
Herkes Gercekten Daha Duyarlı Olabilir..
Ve Dikkat edin Aşk Gezegeninde Kıyamet Her An Kopabilir…

Biliyormusun…..

Cuma, Eylül 25th, 2009

Cagir beni, cagirda buyusun icimde biriktirdigim butun yalnizliklarim!

Adim adim buyur yalnizlik, yurudukce devasallasir kimsesizlik!

Dur!Ne olur Sende gitme!
Yalnizligin uzerime yukledigi bu sessizlik artik beni boguyor.

Buradayim baksana karanligin tam ortasinda.

N’olur artik gitme. Sana cok ihtiyacim var.

Kurtulmak istiyorum ama kosamiyorum.Caresizlik oyle bir bulasmiski bu sokaklara takilip dusuyorum.

Off.. bu kadar mi zor sen, bu kadar mi zor sensizlik!! Canim o kadar cok aciyor ki..
Artik bagirmak istiyorum sesimin yettigince.
Bagira bagira aglamak ve haykirmak istiyorum “Anla artik anla!! seni seviyorum” diye.

Ama olmuyor iste. Ve yine o sarki basliyor bir ugultu misali;

“gitme nolur gitme itirazlar elimde degil
yalnizim yalniziz yalnizliklar elimde degil
duserken son birkez yalana benimsin benim
yalansan yalani severim elimde degil..”

Biliyormusun…..

“Seyirci kaldiysam bu yurek yanginlarina..Her yila bir nefes tutar oldum..
Arta kalan kullerden..Kursuni sevdalara bir adim var..

Lakin..

Yuregime adim gecmiyor..

Omur defterimden huzun yapraklarini yirttim..

Ama..

Yuregine adi’mi astim..”

Ben Artık Gidiyorum

Cuma, Eylül 25th, 2009

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum… Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek… Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim…

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, ya da bitirmek isteyerek… Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz “birtanemmm” olmuştun sen… Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni!

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın… Ve ben her seferinde en baştan başladım… Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok… Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı ya da hiç kimse olmanı istiyorum… Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip, gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum… Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen… Zaten kolay olan ne vardı ki benim için; Sanki seni öldürmemle sevmem arasında hiçbir fark yoktu. Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım… Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek, yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak, sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten “bir taneydin”!

İşte bu yüzden imkânsızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum… Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı. Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi…

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdiğimden hiç bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum…

Ve Ben Simdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ben Kaybettim…
Sen Kazandın!

ben sustum uzaktaki yar..

Cuma, Eylül 25th, 2009

Dudaklarimin arasindaki sarki,saclarimi oksayip giden ruzgar,
Yuregimin kaniyla yazdigim siirler,akan deryalar,nehirler sustu.

Sustu ve uzaktaki yar sustu…

Hep hep sustumda ne oldu ki?
Bitkin,kirgin perisan yasadim.Kanimla yazdim yuregime.Nakisladim.
Oyle, oyle cok sevdimki seni…sevdimde….sevdimde ne olduki??
Kara sapli bicak sirtimda yasadim.
Sabahlara kadar inleyip gunesi gozyasimla selamladim.
Hayallerime yazdim,duslerimde topladim.
Yuregime,yuregime koydum seni.Yuregimin en derin yerine.

Koydumda…koydumda ne oldu ki??

Ben sustum,sen soyle uzaktaki yar.Soylesene gonul yaram…?

Ben…ben zaten hep susmadimmi??

Bu dort duvar arasina hapsedilip,susmaya mahkum edilmedimmi??
Canim diye sevmek hakkim degilmi?

Seni hayal edip,seni sensiz yasamadimmi???
Duvardaki resmine bakip bu gozler,kahir dolusu aglamadimmi??
Ben sustum gulum,sen soyle.Ben….ben sustum.
Soylesene hasretim?.hasretim sana degilmiydi?bu yalvarislar yakarislar
Canim gibi sevmedimmi?Sevipte canima katmadimmi??

Soyle be uzaktaki yar…!

İsmini,dudaklarima hece yapmadimmi?
Allahimdan sonra sana tapmadimmi?
Seni mavi bulutlara yazip, duslerimde toplamadimmi??
Sana olan sevdami,soyle?yildizlara haykirmadimmi?
Ben haykirdikca, yildizlarin bir bir kaymadimi?soyle
Dusmedimi yildizlarin. Dusup kaybolmadimi??
Gokyuzu birden kararip, simsekler cakip kasirgalar kopmadimi?
Cehennem gibi yanan yuregimin ustune yagmurlar yagmadimi?
Yagmurlarin yuregimi sondurmedigine sahit olmadinmi?
Hep sana yanmadimi yuregim.soyle..?.yanmadimi?

Ben sustum..

Ben sustum be canim sen soyle…
Ben zaten hapsedilip, susmaya mahkum edilmedimmi?
Kirli bir gomlek gibi cikarilip atilmadimmi?
Sabahi olmayan yorgun gecelere hayalinle girmedimmi??
Hep ayni iskence.sabahlari beklemedimmi?
Soylesene bi tanem sevdamla yuregimi daglamadimmi?
Ayaz geceleri,sensiz titreyerek bitirmedimmi?
Soyle yarim…ben sustum…ben hep susmadimmi?
Nemli kirpiklerimde sensiz geceleri oldurmedimmi?
Yuregim sizlarken,yarali gonlume kirilmadimmi?
Yuregime hep ayni aci,ayni iskence dolmadimi?

TAPTIM DA SANA NE OLDUKİ….?

Hep yikilip kahir dolusu aglamadimmi?
Ayaz geceler,ugrunda titreyerek yasadim
Diz cokup onune,avuc acip yalvardim.

YALVARDIM DA NE OLDU Kİ….?

Kalbinin dilencisi,yureginin kolesi oldum belalim
Yuregim kaniyor,gozlerim agriyor
Tukendim…tukentim be gulum.
Yoruldum…halim kalmadi. yikildim oldugum yere.

YIKILDIM BE BALIM…

Ben sustum be belalim Ben sustum
Yemin ederim.yemin ederimki sustum
Gozlerimden herseyi alip giden kasirga sustu
Hep soylemek istedigim o sarki varya,
Dudaklarimin,dudaklarimin arasindaki o sarki sustu
penceremin camina vuran yagmur damlalari sustu
Yuregim sustu,konusan dilim sustu
Ben…ben sustum uzaktaki yar
Sen soyle,
Ben,
Ben sustum.
Sustum sustum….

Sus Gönlümm..

Cuma, Eylül 25th, 2009

Sus gönlüm.Çok dile getirme.Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor,daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.

Sus gönlüm.Çok laf etme.Az söyle ki işimiz olgunlaşsın.Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.

Sus gönlüm.Bir elif miktarı sus.Az kaldı bahara.Dayan gönlüm.Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum.Beklemekten başka çare olsaydı,seni durdurmazdım…İnan bana…Ama yok.Başka çare yok.Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez,çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz…

Sus gönlüm.Bu kışın bahara dönünceye kadar.Bu gece gündüz oluncaya kadar.Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…

Sus gönlüm.Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya kadar.Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar,ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadınığını anlayana kadar sus…

Sus gönlüm.Onun geleceğini görünceye kadar.Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar.Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar.

Sus gönlüm.Sebepler var edilinceye kadar.Bahaneler oluşuncaya,birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus.

Sus gönlüm.Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

Sus gönlüm.Her susuşun bir cevap olsun.Her susuşun,sabrın olsun.Her susuşun,duan olsun.İçten yakarışının adı olsun,susuşun.Bekleyişinin.umut edişinin,inancının,sevdiğinin vurgusu olsun,susuşun…

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)
Zaman Makinesi

You are currently browsing the archives for the Hikaye category.