Archive for Eylül, 2009

Kapama GözLerini ..

Pazar, Eylül 27th, 2009

Çocukken geceleri yıldızlara bakardım…

Başımı gökyüzüne kaldırır heyecanla yıldızları sayardım; kaçında aşk vardı, kaçından böyle görünürdü gökyüzü, kaçında denizler bu kadar güzel ve kaçında aşk maviydi…

Yıllar sonra senin gözlerinde gördüm yıldızları… Gözlerinde o çocukluk heyecanımı yaşadım yeniden. Mavi denizleri, mavi gökyüzünü, mavi aşkı gördüm… Belki de onun için sen gözlerini kapattığında sönüyor yıldızlarım…

Gözlerinden bir yol çizdim kendime, yıldızlara tutunarak ulaştım aşka… Aşk maviydi; gözlerinde aşka bulandım… Şimdi belki de bu yüzden; gözlerini kapadığında yolumu kaybedişim…

Şiirler okurdum gökyüzüne bakarak; nefesimden cam buğulanırdı… Adımı yazardım o şiirli buğuya, yanında bir boşluk bırakarak… Sonra yanına eklenecek mavi aşkımı hayal ederdim saatlerce… Şöyle olmalı, böyle bakmalı, böyle konuşmalı…

Şimdilerde gözlerine bakarak şiirler okuyorum içimden, sen duymuyorsun… Gözlerinin buğusuna adımı yazıyorum, yanına da mavi aşkımı; yani seni… Kapasan gözlerini, buğusu silinecek, adım silinecek gözlerinden, aşk silinecek…

Bir şiir okuyorum soğuk cama yaslanıp;

“Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini” diye biten…

Şimdi gözlerini kaparsan; gözlerindeki yıldızlar sönecek…
Şimdi gözlerini kaparsan; maviler çok üşüyecek…

sözü heceleyen gece…

Pazar, Eylül 27th, 2009

Sessiz lisanların dünyası…
Göz göze gelişlerin, gözle söz edişlerin dünyası…
Kalbin kulağına giren, kalpte duyulan sözlerin arşıdır GECE.

Yalnızlığın zirvesinde YALNIZLARIN DOSTU’nun tüm yalnızlara gülüşü ve en gizli,
en sessiz yakarışa en açık, en güçlü haykırıştır gece.

Dillerin sustuğu, kalplerin konuştuğu hecedir gece.

Yüreğin feryadına gözyaşı çiçeğiyle sevgilinin müjdeli dokunuşu,
yokluğun ve yoksunluğun zenginleştirdiği gerçek varsıllığın adıdır gece.

En mahrem duyguların en açık ifadelerle sunulduğu örtüdür gece.
Seslerin en açık ifadelerle sevgiliye ulaştığı,
tüm duaları işitenin işiticiliğini kalbin kulağına haykırışıdır gece.

Kalpte aşk ateşinin yandığı, gözlerde kızgın pınarların kaynadığı,
Huzura kabul edilişin anıdır gece.
İçindeki bir hecesi bin aya bedel gece.

Ve gece,
kalbini Rahman’ın arşı yapan ve Rabbine o aynada bakan Resulün (sav) Sevgiliye yürüdüğü mekândır gece.

Ve fakrın o sevgilinin sevgisiyle zenginleştiğinin,
yere göğe sığmayan ve yeri göğü kalbe dar edenin,
o kalbe sığıştığının şahididir gece.

Yokluğa takılan varlığın sembolü, çoklukta birlik,
yoklukta varlık şarkısıdır gece.

Aczin boyasıyla boyanan kara bir güldür o.
Ve onda kâinat, yıldız tebessümleriyle gülümser, ay aydınlığıyla nura gark olur.

Yeşil semanın siyah gülü, fakri fahri(*) şarkısını besteleyen bülbüldür gece.

Ne mutlu gece yolculuğunda acz ve fakr bineğiyle O’nu kalbine misafir edebilenlere.
O’na, “Allah’ım” diye hitap edebilenlere…
ne mutlu.

“Kalbimi kabre döndürüp gecemi karartma RABBİM.
Kabrimi aydınlık bir gece kıl ki onda sana yürüyebileyim.
Beni senin aydınlığına ayna tutan renksiz bir gece yap ki gündüzüm kararmasın RABBİM.”

Aşk-ı Kıyamet

Pazar, Eylül 27th, 2009

Bir Zaman Gelir..
Her Sey Unutulur..
Hic Yasanmamıs Gibi Durur Evler, Odalar, Zamanın Gerisinde..
Bizler İlerlemis Oluruz Cünkü..

Nankörlüğümüzle..
Aşk’ın Kıyameti Budur Aslında.. Yaşanılanı
Hiçe Saymak ,
Unutmak, Vefa’dan Bi Haber olmak..
En Nihayetinde Nankör Olmak! Aşk’a Kıyametleri
Koparttırır .

Kimisi Aldığını Zannederken Verir, Karşısındakini
Yüceltir,
Kimisi Vermeyi Bile Bilmez
Aşkın Uç Noktalarını Görememiştir.. Hep
İster..
Hep İsteyen, Görmeyen, Dinlemeyen.. Bu Alışverişte
Bir Hayalden Düş kırıklığından Başka Hiç Birşey
Elde Edemez,
Hayal ettiği de Kendinindir Zaten… . Kendine Kalır..

Aşk Bir Danstır Aslında ; Tarafların Uyumuyla Bir
Şaheser Haline
Gelir,
Bunun Yanında Komedramlar Yaşanacaktır Elbette..
Çılgınca Kendini Kaptıranlar, Dans Etmesini Bilmeden
Kabugunda
Duranlar
Maskaralar, Birbirinin Ayağına Değil , Üstüne BASANLAR
Elbette
Vardır , Olacaktır.

Onemli Olan Kıymet Bilmektir.. Vefa Satılmaz Hic Bir Yerde..
Aşkın Kendine Özgü Bir Dili Vardır Bilirmisiniz?
Bilmeyenle Konuşmaz Zaten, Ama Gel Görki Herkesin
Yüreğinden Nedenini
Bilmesede Bir
Hüzzam Şarkısı Geçmiştir..
Aşk Konuşur! Duymasını Bilene..

Yanınızdakinin, Yakınınızdakinin Kıymetini Bilin
Aşkı Küstürüp, Ne Kendinize Eziyet Edin
Ne Karsınızdakine…
İnsan Oğlunu Ayakta Tutan En Büyük Duygulardan Biri
Budur…
Aşk Yaralı dır Ve Neredeyse Çaresiz Hale gelmiştir.
Herkes Gercekten Daha Duyarlı Olabilir..
Ve Dikkat edin Aşk Gezegeninde Kıyamet Her An Kopabilir…

Faranjit Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Pazar, Eylül 27th, 2009

Faranjitin belirtileri : Yutakda iltihap oluşması anlamına gelir. Bademcik ile yutak arasında tonsillit iltihabı olarak değerlendirilebilir.Hem bademcik hem yutak etkilenmiş olabilir. Kronik faranjit durumlarından alerj yada burun tıkanması sorumludur.Alkol yada sigara gibi alerjik sebebler yanında tozlu ortamlar ve kimyasal maddeler solunmakdan uzak durmalısınız. Burunda sorun varsa eğer açtırmalısınız.

Faranjit boğaz mukozasının iltihaplaması ile oluşur ve aniden çıkarsa eğer akut faranjit yada uzun süre sonra çıkarsa eğer kronik farenjit olabilir. Gripden dolayı çıkarsa eğer boğaz mukozasına yerleşen virüs iltihaplanmaya neden olabilir. Boğaz ağrısı yada kuruması yapabilir.

Akut faranjit durumu ise her insanda oluşabilir. Virüslerin neden olduğu iltihaplanma zamanında tedavi edilmezse eğe buna bakterilerde karışır ve iltihaplanma karmaşık bir hal alır. Boğaz iltihaplanması bademciklerin ve bademciklerin arkasında bulunan kaslarda iltihaba neden olur. Buda kulak ağrısı yada ateşlenme yapabilir.

Kronik faranjit ise alkol, sigara, toz, kimyasal araçlar ve gazlardan dolayı tahribat yapabilir. Bazıları ise ağızlarından nefes alırlar ve bu durumda kurumalara neden olabilir.

Boğaz iltihaplanmasına genel olarak diş ve ağız bakımı, alkol ve sigara, kimyasal ilaçlardaki katkı maddeleri neden olabilir.Bundan dolayıda doktorlar sebebini araştırmalıdırlar… Teşhis için ise endoskop, kan testi, röntgen çekimi gerekebilir.

Akut faranjit tedavisi için şifalı sıcak çaylar içilebilir. Tuzlu su ile ağız gargara edilebilir. Antibiyotik ilaçlar kullanılabilir.

Kronik farenjitin tedavisnde ise neden olan etmenlerden uzak durulmalıdır. Faranjit çayları, okaliptüs ve hatmi, papatya ile mirra çayları rahatlatabilir.Evlerde soba yada kalorifer üzerlerine su buharlaştırmak için kaplar yada su buhar makineleri alınarak konabilir.

Faranjit için öneriler :

Sigara ve tozlu ortamlardan uzak durun
Alkol ile sigara kullanmayın
Geceleri uyurken odanızı nemlendirin yada peteklerinize su askıları asın buharlaşma sağlayın.
Bol miktarda sıvı alın.
Acı yada baharatlardan uzak durun.
Asitli içeçecekler içmeyin
Dinlenin
Burundan nefes alın
Alerjiniz olan maddeleri tesbit edin ve uzak durun.

Kutsi – Canın Sağolsun

Pazar, Eylül 27th, 2009

Kararsiz cikislarim var
kayboluslarim var belki
Seni sevmeye mecburum
Sana mahkümum

Benimde hatalarim var
Bende kulum inanki
Aci cekmeye mecburum
Sana mahkümum

Seni sevmeye mecburum
Buna ihtiyacim var

Aci cekerken daha cok seviyor insan
Ac yattigi geceleri özlüyor insan
Seni delli gibi sevdim anlamadiysan

Canin sagolsun canin sagolsun
Canin sagolsun canin sagolsun
Canin sagolsun canin sagolsun
Hala anlamadiysan canin sagolsun

Kutsi – Bomboşum Buralarda

Pazar, Eylül 27th, 2009

Kimilerin yildizi yüzüne güler
Benimki intla yüz göstermiyor
O benim günesimdi parladi sabah erken
Utancla batiya süzüldü aniden

Sevdigim baskasinin cicegiymis
Gönlü bagliymis yeniden sevemezmis
Oysa ben bir cocuk gibi savunmasiz ve gercek
Ilk defa askka gelmistim

Bana bir haller oluyor son zamanlarda
Günlerdir yüzüm asik
Bombosum buralarda

Kutsi – Aynı Şehirde Nefes Almak Bile Yetiyor

Pazar, Eylül 27th, 2009

yarım kalan birşeyler var
aklımdan hiç çıkmıyorlar
hataları bende yıllarca aradın yıllarca yar
hata senin kanında var

saçmalayıp duruyorum
bazan kendimden korkuyorum
birisi var mı kalbinde doğru söyle
arkadaşça soruyorum

farzet seninle hiç tanışmadık
sarılıpta ağlaşmadık
yastıklara baş koymadık

sabret bak şimdi yüzüm gülüyor
bu ayrılık nedenini
herkes benden biliyor

aynı şehirde nefes almak
bile bana yetiyor
herşey gönlünce olsun
üç gün sonra hayat bitiyor

Kutsi – Aynadaki Yüzünün Karşılığı Benim

Pazar, Eylül 27th, 2009

Bu aralar bir şeyler oluyor dünyamda
Bi’ kaç bişeyi kafama takmışım sorma
Üstümün başımın kusuruna bakma
Sensizliğe henüz alışamadım

Ne olur benim için huzurunu bozma
Ne derim ne söylerim hiç yorulma
Gözlerin kalbindeki anlatıyor
Sensizliğe henüz alışamadım

Eve dönünce beni düşünme
Senden son bir isteğim var tanıştığımız günü bile unut

Aynadaki yüzünün karşılığı benim
Gördün mü sevgilim
Buna sevda diyorlar
Uğrunda can veriyorlar

Kutsi – Aşık Olmaya Yemin Ediyorum

Pazar, Eylül 27th, 2009

Sabahın Ta beşi olmuş gözümde uyku yok.
Dert tasa keder vurmuş kendimden geçmişim..
Gün ağırmayı bekler bekleyenim yok
İçimde kin kalbimde nefret yanlızlık acı
Yaşandı hataydı geriye ne kaldı
Mutluluk benim için mazide kaldı

Dert..Senden sonra bana kalan..
En büyük mirasın yalan..
Tövbemi geri almaya bir daha aşık olmaya yemin ediyorum..

Kutsi – Ağlama Kalbim

Pazar, Eylül 27th, 2009

zaman zaman icimde korkular
biri sana dur desin ne olur
kalbin yorgun, icin suskun, gözlerin nemli
gittin, uzaklara gittin

beni bu sevdanin ortasinda
yagmurlarin altinda terk ettin
kalbin yorgun, icin suskun, gözlerin nemli
sevdim; seni cok sevdim
sevdim; seni cok sevdim

unutmaya calismak ne kötü bir kadermis
yalnizliga alismak kalbi mühürlemektir
oooof olmuyor

aglama kalbim büyüdün artik
hic kendini yorma
zorlama kalbim
daha cok görücen sen bu hayatta

aglama kalbim büyüdün artik
hic kendini yorma
zorlama kalbim
daha cok cekicen su yalan dünyada

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ...25 26 27 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)