Archive for Ağustos, 2009

Mutlu Aile

Salı, Ağustos 25th, 2009

Karadenizde bir köyde,kahvehanede oturuyorlarken adama arkadaşlari sorar;
Senin Aile yaşantina hayraniz,eşin ve çocuklarinla çok mutlu bir yaşantin
var.Karinin bir dedigini iki etmiyorsun.Bu mutlulugun sirrini bize de
anlat. -Anlatayim,der adam.Dügünümüz bittikten sonra karim kendi atina,ben
de kendi atima bindik evimize dogru gidiyoruz.Benim bindigim atin ayagi
takildi ve sendeledi. Karim egildi ve benim atima ‘bir’ dedi.Biraz daha
ilerledik ve benim atimin ayagi tekrar takilip tökezledigi zaman esim
tekrar egilip ‘iki’ dedi. Az sonra atim tekrar ayni sekilde tökezleyince
eşim atindan indi ve at’a ‘üç’ dedi ve çeyizinden tabancasini çikarip atimi
alnindan vurdu. Ben şok olmustum eşime bir hisimla çıkıştım. -Yazik degil
mi ata neden vurdun manyak misin sen diye bagirdim. Karim arkasini döndü be
bana ‘bir’ dedi. Ve o Günden sonra karimin bir dedigini iki etmedim

Piyango Bileti

Salı, Ağustos 25th, 2009

fakirlik canına yetmiş adamcağızın, artık yaşamaktan bile vazgeçmiş, ellerini açmış ve bütün gücüyle bağırmış YARABBİM bu garip kulunu neden hiç görmüyorsun,,, piyangodan bile para çıkarmadın bu kadar şanssız biriyim ki artık yaşamak istemiyorum diye sitem etmeye başlamış,,,,, işte tam o sırada gök yüzünden gür bi ses duyulmuş,,,ey garip kulum sen hiç bilet almadınki,,,,,,,,,,,

Niçin Beklemiş

Salı, Ağustos 25th, 2009

Çocuk okula geç gelir.
Öğretmen sorar:
-Neden geç kaldın?
çocuk:
-Yaşlı bir kadın parasını kaybetmişti.
Öğretmen:
-Aferin,yaşlı insanlara yardım sevaptır.
Peki kadın parasını buldu mu?
Çocuk:
-İşte ben onun için bekledim ya.Kadın gitsin de,ayağımın altındakiparayı alayım diye…

Yetişmek İçin

Salı, Ağustos 25th, 2009

Trafik Polisleri tam gidecekken hızlı bir Araba görüp durdurmuşlar.
-Şanssız günündesin.Tam gidecekken seni yakaladık.
Adam:Abi ben zaten size yetişmek için hızlanmıştım.

Anneniz Ne Diyor ?

Salı, Ağustos 25th, 2009

Çok genç bir İngiliz subayı, general olan babasının yanında yaverdi, yaşlı bir albaya emri iletmekle görevlendirildi: – “Babam birliğinizi şu karşıki tepenin yamaçlarına çekmenizi söylüyor, efendim” dedi. Yüzü moraran albay da şöyle dedi: -Demek öyle söylüyor!Peki anneniz ne diyor?!

Tüp Bebek

Salı, Ağustos 25th, 2009

YARDIMLA ÜREME TEKNİKLERİ

Yardımla üreme teknikleri, geleneksel tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu, tüpleri hasarlı veya ileri derecede sperm problemi olan çiftlerde gebelik elde edebilmek için uygulanan tedavi yöntemlerinin tümünü kapsamaktadır. Bu yöntemlerin en basiti “aşılama” olarak da bilinen intrauterin inseminasyon, en karmaşığı ise mikroinjeksiyon yöntemidir. Aslında klasik tüp bebek ile mikroinjeksiyon arasında hastaya uygulanan tedaviler açısından bir fark yoktur. Fark sperm ile yumurta hücresine uygulanan laboratuar işlemlerinin farklı olmasından kaynaklanmaktadır.

Yardımla Üreme Yöntemleri:

AŞILAMA (İntrauterin inseminasyon=IUI)
TÜP BEBEK (İn Vitro Fertilizasyon=IVF)
MİKROİNJEKSİYON (İntrasitoplazmik Sperm İnjeksiyonu=ICSI)
Diğer (GIFT vb)

——————————————————————————–

AŞILAMA ( İNTRAUTERİN İNSEMİNASYON )

Aşılama ya da intrauterin inseminasyon, yumurtlama döneminde erkeğin spermlerinin canlı ve hareketli olanlarının seçilerek, ince bir tüp yardımı ile doğrudan rahim içine verilmesidir.

Aşılama nedenleri:

Sperm sayı ve hareket oranında hafif bozukluklar
Açıklanamayan kısırlık
Rahim ağzı ile ilgili problemler
Antisperm antikor pozitifliği
Diğer nedenler
Aşılama yapılabilmesi için kadının tüplerinin açık olması gerekir. Bu nedenle bu yöntemin uygulanacağı kadınlarda rah im filmi görülmelidir. Bu yöntemde zamanlamayı ayarlamak ve yumurta kalitesini arttırmak için genellikle yumurtlamayı uyarıcı ilaç kullanılır. Yumurta belirli büyüklüğe ulaşınca, yumurtayı çatlatmak için iğne yapılır ve bundan 24-36 saat sonra işlem gerçekleştirilir.

Erkeğin spermleri alınarak belirli işlemlerden sonra canlı ve hareketli olanlar ayrılır. Daha sonra bu spermler ince bir tüp yardımı ile rahim içerisine verilir. Bu yolla yumurtaya ulaşma şansı bulan sperm sayısı arttırılmış olur. Bu yöntemin aylık başarı şansı yapılma nedeni ve sperm sonuçlarına bağlı olarak değişmekle birlikte genel olarak %15 civarındadır. Hazırlık sonrası sperm sayısının 10 milyonun üzerinde olduğu vakalarda gebelik şansı daha iyidir. Sperm sayısının 5 milyonun altında olduğu vakalarda gebelik şansı düşüktür.

——————————————————————————–

IN VITRO FERTİLİZASYON

( TÜP BEBEK )

Son yıllarda tıptaki en büyük ilerleme alanlarından biri kuşkusuz yardımla üreme yöntemlerinde olmuştur. İlk kez 1978 yılında uygulanan tüp bebek yöntemi ile tüplerindeki problem nedeni ile gebe kalma şansları çok az veya imkansız olan kadınların gebe kalmaları olanaklı hale geldi. Bunu menilerinde hiç sperm bulunmayan ve dolayısı ile o güne kadar “senin çocuğun olmaz” denilen erkeklerin testislerinden elde edilen tek bir sperm ile gebelik oluşturulabilen “mikroinjeksiyon” yönteminin uygulanması izledi. Aradan geçen sürede bu yöntemlerde sağlanan gelişmelerle, uygun hasta grubunda %50’lere ulaşan gebelik oranları elde edilmeye başlandı.

Klasik tüp bebek yöntemi başlangıçta tüplerinde problem olan kadınlarda düşünülen bir tedavi yöntemi idi. O güne kadar tüplerinde problem olan kadınlarda cerrahi tedavi uygulanarak sınırlı başarı elde ediliyordu. Geçirilmiş infeksiyonlara veya başka nedenlere bağlı olarak oluşan ağır hasarlı tüplerle gebelik neredeyse olanaksızdı. Tüplerle ilgili problem nedeniyle düşünülen bu yöntem, daha sonra açıklanamayan infertilite, hafif sperm bozuklukları ve endometriyozis tedavisinde de başarıyla uygulanmaya başlandı.

Tüp bebek denilen in vitro fertilizasyon yönteminin birkaç aşaması bulunmaktadır.

Bunlar:

Yumurtalıkların baskılanması
Yumurtalıkların uyarılması
Yumurta toplanması
Spermle yumurtanın döllenmesi
Embriyo transferi
Yumurtalıkların baskılanması: Bu işlem yumurta gelişiminin doktor kontrolünde olması, yumurtaların eşit büyüklükte gelişmesi ve erken yumurtlamanın önlenmesi açısından yapılmaktdır. Bu amaçla, kadının özelliklerine bağlı olarak, beklenen adet gününde 1 hafta önce veya adetini ilk gününden itibaren ilaçlar kullanılır. Bunlar burun spreyi veya ciltaltına yapılan injeksiyonlar şeklindedir. Genellikle yumurtlamadan 1 gün önceye kadar devam edilir.

Yumurtalıkların Uyarılması: Normalde yumurtalıklarda her ay bir yumurta olgunlaşır ve atılır. Bunun döllenmesi ile de gebelik meydana gelir. Yardımla üreme yöntemlerinde ise gebelik şansını arttırmak için, çok sayıda yumurtanın gelişmesi amaçlanır. Bu sayede toplanan yumurtalardan elde edilen en iyi embriyoların transfer edilme şansı doğar. Oluşan fazla embriyolar dondurularak saklanabilir. Yumurtalıkların uyarılması için kullanılan çeşitli ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlar her gün bir veya iki defada yapılmak üzere günde 2 ile 8 ampul arasında kullanılabilir. Genellikle adetin 3. gününde başlanır. Sık kontrollerle yumurta gelişim izlenir. Bu kontrollerde ultrasonografi ile yumurta gelişimi izlenirken, kanda estradiol hormonuna bakılarak bu yumurtaların kalitesi hakkında fikir edinilir. Yumurtaları içeren ve follikül olarak adlandırılan oluşumlar en az 3 tane ve 18mm.nin üzerinde olmalıdır. Bu sayı ve çapa ulaşılınca yumurtalıkları baskılayan ve uyaran ilaçlar kesilerek, yumurtayı çatlatmak için başka bir iğne yapılır. Bu son iğneden34-36 saat sonra da yumurta toplanma işlemi gerçekleştirilir.

Yumurta Toplanması: Yumurta toplanma işlemi, lokal veya sıklıkla genel anestezi altında yapılır. Bu işlem esnasında ultrason rehberliğinde hazneden bir iğne ile girilerek yumurtalıklara ulaşılır. Yumurtal ıklarda bulunan ve follikül olarak adlandırılan, yumurta hücresini içeren kistçiklere girilir. Vakum yardımı ile yumurta hücresi etrafındaki sıvı ile birlikte aspire edilir. Alınan sıvı laboratuarda hemen embriyolog tarafından kontrol edilerek içinde yumurta hücresi olup olmadığı işlemi yapan doktora bildirilir. Kadının yaşı ve yumurtalık kapasitesine bağlı olarak toplanan yumurta sayısı değişir, ortalama 5 ile 20 arasında yumurta toplanır. Her iki yumurtalıktaki tüm folliküller aspire edilir. İşlem 10-20 dakika sürer. Toplana yumurtalar besleyici bir ortamda ve vücut ısısında tutulur.

Yumurtanın Sperm Tarafından Döllenmesi: Kadının yumurtaları toplanırken, eşi de laboratuarda sperm örneği verir. Alınan spermler bazı işlemlerden geçirilerek, iyi durumda, hareketli ve normal yapılı olanları ayrılır. Klasik tüp bebek yönteminde her yumurtanın etrafına 100.000-150.000 sperm bırakılarak bunlardan birinin yumurtayı döllemesi beklenir. Mikroinjeksiyonda ise tek bir sprem seçilerek yumurtanın içine bırakılır ve böylece döllenme sağlanır. İki yöntemin farkı bu aşamada olmaktadır. Mikroinjeksiyon için iyi durumdaki tek bir sperm yeterlidir. Ertesi gün yumurtalar kontrol edilerek döllenme olup olmadığı kontrol edilir.

Embriyo Transferi: Döllenme gerçekleşmişse yumurta toplanmasından 72 saat sonra embriyo transferi yapılır. İyi kalitede embriyolar 6-10 hücrelidir. Transfer edilecek embriyo sayısına kadının yaşı, infertilite nedeni ve diğer faktörlere göre karar verilir. Bu sayı çoğul gebelik oranını azaltmak için bazı ülkelerde yasalarla sınırlanmıştır. Ülkemizde genellikle 2-4 embriyo transfer edilmektedir. İyi kalitede fazla embriyo elde edilmişse, artan embriyolar aileninin izni ile dondurulabilir. Embriyo transferinden 11 gün sonra kanda gebelik testi yapılır.

IVF ( TÜP BEBEK ) KİMLERE YAPILABİLİR?

Tüplerle ilgili problemi olan hastalar
Diğer tedavi yöntemleri ile sonuç alınamayan açıklanamayan infertilite vakaları
Sperm problemi çok ağır olmayan erkek infertilitesi
Endometriyozis
Diğer

——————————————————————————–

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE BAŞARIYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1- KADININ YAŞI

nfertilite tedavisi gören çiftlerde başarıyı etkileen en önemli faktörlerden biri, kadının yaşıdır. Genç kadınlarda yumurta sayısı ve kalitesi genellikle daha iyidir. Gebelik oluştuğunda da düşük olasılığı genç kadınlarda daha azdır. Doğurganlık 25 yaş civarında en üst düzeyine ulaşmakta, daha sonra giderek azalmaktadır. Kırk yaş üstünde gebelik şansı, tedaviye, hatta tür bebek gibi yöntemler uygulanmasına rağmen düşüktür.

2- YUMURTALIK KAPASİTESİ

Yumurtalık kapasitesi ilerleyen yaşla azalmakla birlikte, tek faktör yaş değildir. Yani genç bir kadında yumurtalık kapasitesi düşük veya ileri yaşta yumurtalık kapasitesi iyi olabilir. Bunu belirlemek için kullanılan bazı testler vardır. Yumurtalığın ultrasonografik görünümü bu konuda fikir verebilir. Pek çok klinik yumurtalık kapasitesini belirlemek için adetin 3. gününda yapılan hormon tetkiklerini kullanmaktadır. Üçüncü günde yapılan FSH ölçümü 10 mIU/ml’nin altında ise yumurtalık kapasitesi iyi, bu düzey 10-15 arasında ise orta olarak değerlendirilir. FSH düzeyinin 15’in üzerinde olduğu kadınlarda gebelik şansı az, gebelik olduğunda da düşük olasılığı oldukça yüksektir. Aynı şekilde 3. gün estradiol düzeyinin de düşük olması yumurtalık kapasitesinin iyi olduğunu gösterir.

3- SEMEN KALİTESİ

Erkeğin çocuk sahibi olabilme potansiyelini en iyi belirleyen test semen analizidir. 1994 yılından itibaren mikroinjeksiyon yönteminin uygulanmaya başlanması ile tüp bebekte erkek faktörünün önemi azalmıştır. Normal semen analizinde değerler aşağıdaki gibidir:

Normal semen analizi:

Miktar: En az 2 ml

Sayı: En az ml.de 20 milyon

Hareketli oranı: En az %50

Normal şekilli: En az %50

Lökosit: En fazla 1 milyon/ml

Bu rakamlar kesin sınırlar değildir. Bu değerlerin çok altındaki değerlerde bile kendiliğinden gebelikler olabilmektedir.

4- İNFERTİLİTE SÜRESİ

İnfertilite süresi de başarıya etki etmektedir. Bu süre uzadıkça başarı şansı azalmakla birlikte, daha önce tedavi uygulanmamış vakalarda umutsuzluğa kapılmak için bir neden yoktur.

5- ÖNCEKİ GEBELİKLER

Canlı doğumla sonuçlanmış önceki gebelikler, tedavinin başarı şansını arttırmaktadır.

——————————————————————————–

MİKROİNJEKSİYON ( İNTRASİTOPLAZMİK SPERM İNJEKSİYONU )

Mikroinjeksiyon, tek bir spermin yumurta hücresinin içine injekisyonu işlemidir. Bu teknik sayesinde sperm sayısı çok düşük olan veya menisinde sperm bulunmayan erkeklerin testislerinden elde edilen çok az sayıda sperm ile çocuk sahibi olabilmeleri sağlanmıştır. Kadına uygulanan tedavi ve diğer işlemler açısından tüp bebek veya mikroinjeksiyon yöntemleri arasında bir fark yoktur. Fark yumurta toplanma işleminden sonra, laboratuarda yapılan işlemin farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Tüp bebek işleminde her yumurtanın çevresine 100-150 bin civarında sperm bırakılıp, bu spermlerin yumurtayı döllemesi beklenirken, mikroinjeksiyonda tek bir spermle döllenme sağlanmaktadır.

Mikroinjeksiyon işlemi klasik tüp bebek işlemlerinin başarısız olduğu vakalarda veya ağır erkek kısırlığı vakalarında uygulanmaktadır. Bazı kliniklerde yumurta döllenmesini şansa bırakmamak için elde edilen tüm yumurtalara mikroinjeksiyon uygulanmaktadır.

YUVALAMA ( ASSİSTED HATCHİNG )

Embriyoyu çevreleyen ve zona olarak adlandırılan zarın bir bölgesinin, mekanik veya kimyasal yöntemlerle inceltilmesi işlemidir. Bu işlemin yumurtanın rahim iç zarına tutunmasını kolaylaştırdığına, yani implantasyon oranlarını arttırdığına inanılmaktadır. Yararı herkes tarafından kabul edilmemekle birlikte, daha önce başarısız tüp bebek girişimi yapılanlarda veya kadının 35 yaşın üstünde olduğu durumlarda tercih edilmektedir.

Saman Nezlesi Tanısı Nasıl Konulur Nasıl Tedavi Edilir ?

Salı, Ağustos 25th, 2009

Nasil tani konulur?

Allerjik rinitte tani hastanin öyküsü ile konur. Ailede allerji problemlerinin olmasi taniyi destekler. Fakat, neye karsi allerjik oldugunuzun saptanmasi için özel testler gerekebilir. Burundan sümük örnegi alarak incelenebilir. Allerjisi olan hastalarin %50’sinde bu incelemede allerjiyi gösteren hücreler görülür.

Allerjiler için özel testler yapilabilir. Çogu hasta için en iyi test ciltten bakilan “prik test” denilen testtir. Bu testte cilde küçük çizikler yapilip üzerine allejenler yerlestirilip reaksiyona bakilir. Bu allerji testi olasi birçok allerjen içinde neye karsi allerjinin oldugunu gösterir. Bazi durumlarda kan testlerinde süphelenilen allerjenlere karsi antikorlar aranabilir.

Doktorunuz öncelikli olarak belitilerinizi ilaçlarla tedavi etmeye çalisacaktir, ancak ilaçlar belirtilerinizi kontrol etmeye yetmezse, allerji testlerine ihtiyaç duyulabilir.

Nasil tedavi edilir?

Allerji tedavisinde ana kural allerjenden kaçinmaktir. Ev içinde havayi dezenfekte eden özel filtreler polen ve küfleri azaltacaktir. Eger polenlere allerjikseniz, polenlerin çok sik oldugu dönemlerde mümkün oldugunca disari çikmamaya çalismak ve evde havalandirma için fan kullanmamak gerekir. Yataklarin ve yastiklarin üzerine özel plastik örtüler geçirmek akarlardan koruyacaktir.

Eger çevresel önlemlerle belirtileri kontrol altina alamiyorsaniz, ilaçlar ise yarayacaktir. Hafif belirtiler için ilk akla gelen ilaç dekonjestan denilen burun ve bogaz bölgesindeki dolgunlugu gideren ilaçlardir. Dekonjestanlarin en sik görülen yan etkileri kalp çarpintisi ve uykusuzluktur.

Antihistaminiklerde etkili olabilir, ancak uyku hali yaptigi için ancak yatmadan önce alinmalidir. 3-5 gün içinde uyku hali yan etkisi kendiliginden geçecektir. Uykuya sebep olmayan yeni grup antihistaminiklerse, hem günde 1 veya 2 kez alindigi için pratiktir, hem de daha etkilidir. Bazilari bu ilaçlari sadece belirtilerin oldugu günlerde kullanmayi tercih eder, bazilari ise, allerji sezonunun basinda baslayip, sezon geçene kadar kullanir. Antihistaminik ve dekonjestanlari beraber kullanmanin bir zarari yoktur.

Dekonjestan ve antihistaminikler belirtilerinizi kontrol altina alamiyorsa, tedavinize nazal spreyler eklenebilir. Nazal spreyler iki çesittir: steroid veya kromolin içerenler. Hangisini kullanacaginiza hekiminiz karar verecektir.

Eger belirtiler ilaçlara ragmen agir ise, allerji igneleri (asi tedavisi veya immünoterapi) düsünülebilir. Asi tedavisi, sizi allerjiye sebep olan maddeye karsi duyarsizlastiracaktir. Allerji testinize göre, allerjenlerden bir karisim elde edilir ve bu karisim haftalik enjeksiyonlar seklinde size uygulanir. Genellikle 4-6 aylik enjeksiyondan sonra allerjide gerileme hissedilir. Fakat 2-3 yillik veya daha uzun tedaviler de gerekebilir.

Allerjik rinitin kulak ve sinüs enfeksiyonlari gibi komplikasyonlarindan kaçinmak için allerji belirtilerinin iyi sekilde tedavi edilmesi gerekir.

Ne kadar sürer?

Eger çocukluk allerjileri eriskin döneme kadar devam ederse, hayat boyu devam edecek demektir. Daha önceden allerjik olmayan insanlarda bile yeni allerjiler herhangi bir zamanda olusabilir. Allerji belirtileri yalnizca mevsim ve havaya göre degil, bulunulan yere göre de degisir. Yani allerjiler yasanilan yere göre artip azalabilir.

Allerjik riniti engellemek için ne yapabiliriz?

Allerjik rinit gelisimini engellemek için bilinen bir yol yoktur. Allerji bir kez olustuktan sonra, ona sebep olan seyden kaçmaya çalisilabilir, örnegin polenler ve hayvanlardan uzak durmaya çalismak gibi. Agir durumlarda bulundugunuz yerden tasinmaniz gerekebilir, fakat gittiginiz yerde de allerjiniz olabilir.

Saman Nezlesi Belirtileri Nelerdir ?

Salı, Ağustos 25th, 2009

Allerjik rinitin en sik rastlanan belirtileri,
· Burunda kasinti ve akinti
· Hapsirik
· Burunda dolgunlukve tikanikliktir.

Diger olasi belirtiler,
· Yorgunluk, halsizlik
· Bogaz yanmasi
· Burun arkasinda akintidir.

Saman Nezlesi (Alerjik Rinit)

Salı, Ağustos 25th, 2009

Allerjik rinit, burun içinin allerjik reaksiyonudur. Mevsimsel allerjik rinite saman nezlesi de denir.

Allerjik rinit, burun ve kulaklar, sinüsler ve bogaz allerjiye neden olan maddelerle temas ettiginde olusur. Allerjiye sebep olan maddelere allerjen denir. En sik karsilasilan allerjenler polenler, küfler, toz ve hayvan tüyleridir. Bazi allerjenler sadece belli mevsimlerde olur, mesela bahar aylarindaki polenler gibi. Bazilari ise tüm yil vardirlar, örnegin ev tozlarindaki akarlar gibi.

Burun ve sinüsleri döseyen doku, allerjenlerle temas ettiginde, bu dokulardaki hücrelerden histamin denilen bir kimyasal madde salgilanir. Histamin burun içinde siskinlik, kasinti ve asiri sümük salgisina sebep olur.

Hayat Bana Yalan Söyledi…

Pazar, Ağustos 23rd, 2009

İlk kez hesaplaşıyorum kendimle…
Tuhaftır kalemi, kâğıdı ve seni
Onca sevmeme rağmen,
Sana ilk kez yazıyorum…
Şimdi sen yoksun, seni düşünmek var.
Çocukken de seni düsünürdüm her gece,
Radyo dinler, şiir yazardım,
Her Çarşamba pazara giderdik annemle,
Babam maaş aldığında baklava yerdik.
Dondurmayı da çok severdik,
Ablam üç top yerdi, ben iki top,
Yalnızca bu yüzden kavga ederdik.
Oysa, oysa hayatımın vaz geçilmeziydi ablam,
Onun da yüzü hiç gülmedi,
Hayırsızın birine kaçıp mahvetti hayatını,
Aklımdan hiç çıkmaz gittiği günkü karanlıklar.
Hüznümü büyüttüm o günden beri, kendimi değil,
Gözlerimde halâ bir çocuk ağlar,
Düşlerimi gezdirdiğim bulutlar,
Bir tohumun özlemiydi çiçeğe,
Ve halâ kulaklarımda annemin sesi,
Bitirsen şu okulu, bir işe girsen…
Şiirle karın doymadığı doğruydu,
Bak Cemil okudu mühendis oldu,
En güzel kızıyla evlendi Üsküdar’ın,
Evinide aldı arabasını da…
Ben ise bağlama çalardım kendi halimce,
Sesim güzelmis öyle derlerdi,
Nereden bilirdim,
Hep hüzünlü türküleri söyleyeceğimi?
Hayat bana yalan söyledi.
Mektuplar yazardım Almanya’daki abime,
Okulu bitireceğime söz verirdim,
Masum düşlerimin o en sürgün adasında,
Bakışları uzaklara dalıp giden şarkılar
Ve mevsimsiz solmuş bir çiçek gibi,
Ayaklar altında nasıl ezilirse umut,
Benim de güneşimi işte öyle çaldılar.
Öyle tutsak aldılar sevinçlerimi.
Sensiz geçen her günü hesabıma yazdılar,
Şimdi öyle uzak ki…
Çay içip simit yediğimiz o günler,
Kardeşine karne hediyesi, uçurtma yaptığım günler
Öyle uzak ki…
Oysa saçaklarda titreyen bir serçenin,
Ekmek tanesine kanat çırpması,
Ve bir anne duası kadar içten sevmiştim seni.
Fener stadında Beşiktaş maçı,
Ve parasızlığımız devam ederken,
Bütün mavilerimi sana vermiştim.
Kaybetmek alnıma yazılmış sanki
Olmadı bir tanem…
Hayat bana yalan söyledi.
Babanın tayini çıkıp ta gittiginiz o kış,
Yine pençe yaptırmıştık ayakkabılarımıza,
Sana söyleyememiştim ama işten ayrılmıştı babam,
Kapanmıştı çalıştığı lokanta.
Senet zamanları daha bir çökerdi omuzları,
Ve akşam trenlerinin işçi yorgunluğuyla
Daha bir uzardı raylar.
Sitemlerim bile eğlenmişti hayata,
Öfkeli bir yanardağ isyanlara uyanmıştı,
Üstelik, üstelik sen de yoktun artık,
Oysa, yalnızca sen öpmüştün gözlerimi,
Bir yanı hep eksik kalmış çocukluğumun.
Aslında her insan yenikti hayata,
Ve birazda küskün…
Son trende kaçınca istasyondan,
Öyle kala kalırdık yorgun ve üzgün,
Kendime düşmanlığım bu yüzden,
Hep kendime pişmanlığım…
Şimdi her şeyim yarım,
Fotoğrafının arkasına ne yazdığımı bile çoktan unuttum.
Bir silâhım olsaydı, bir silâhım,
Yoksulluğu şakağından,
Kaybetmeyi kalbinden,
Ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.
Düzmece duygular harcım değildi,
Uzak denizlerin fırtınasıydım,
Karlı dağların kekliği…
Yoksuldum yoksul olmasına ama onurluydum.
Şimdi ne sen varsın, ne o eski sevdalar,
Olsun, üstüme devrilse de bu sağır karanlık,
Akşam olur şairlere gün doğar,
Bir kerecik söyle demiştin,
Söyleyememiştim hani
İşte şimdi söylüyorum:
SENİ SEVİYORUM.

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ...23 24 25 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)