Archive for Ağustos, 2009

Sivas Anderlecht Maçı Canlı İzle Seyret

Salı, Ağustos 4th, 2009

Sivas Anderlecht Maçı Başladı Durum 1-0

Dakika 12 sivas 1- Anderlecht 0
Gol Ersen Martin
Dakika 18 Sivas Penaltı Kazandı

Dakika 19 Sivas 2 Anderlecht 0

Penaltı Gol Kamaran

Dakika 34 Sivas 2 Anderlecht 1
Gol Fandam
Sivas 4 Eylül Stadı’nda 4 Ağustos Salı günü 21.45′te oynanacak maçın biletleri, Atütürk Kongre ve Etnografya Müzesi yanındaki Sivasspor Gişesi’nde satışa sunuldu. Gişede, kapalı A ve B tribünü biletleri 20, maraton tribünü biletleri 15, kale arkası tribünü biletleri ise 5 TL’den satılıyor

Umut fakirin ekmeği denir ya Sivas da o hesapta.. Tur şansı mucizelere kaldı ama Yiğidolar 6-0′ın peşinde.

Sivasspor Basın Sözcüsü Fikret Ünsal, yönetici arkadaşlarıyla girdiği iddia üzerine, takımın RSC Anderlecht’i 6-0 yenerek tur atlaması halinde hayatında ilk defa uçağa bineceğine dair söz verdi.

Ünsal, ilk karşılaşmada deplasmanda 5-0 yenilerek tur şansını zora sokan Sivasspor’un yarın Belçika temsilcisi RSC Anderlecht karşısında gerçek futbolunu ortaya koyacağını söyledi.

Takımına güvendiğini ifade eden Ünsal, Sivasspor’un başarısı üzerine yönetici arkadaşlarıyla iddiaya bile girdiğini kaydetti.

UÇAK KORKUSU YÜZÜNDEN YURT DIŞINA GİDEMEDİ

Sivasspor’un RSC Anderlecht’i 6-0 yenerek tur atlaması halinde hayatında ilk defa uçağa binme sözünü verdiğini ifade eden Ünsal, uçak korkusu nedeniyle bundan önce sadece karayolu yolculuğu yaptığını, bu nedenle takımı da yurt dışında yalnız bırakmak zorunda kaldığını belirtti.

Kulüp ikinci başkanı Erdal Sarılar ile girdikleri bu iddiaya sadık kalacağını kaydeden Ünsal, tur atlamaları halinde bundan sonra deplasmanda yapılacak ilk karşılaşmaya takımla birlikte hava yoluyla gideceğini aktardı.

MAÇI SHOW TV VERİYOR

Sivasspor ile Anderlecht arasında Sivas 4 Eylül Stadı’nda oynanacak maç, saat 21.00′de başlayacak.

Show TV’den naklen yayınlanacak karşılaşmaya İspanya Futbol Federasyonu’ndan Manuel Enrique Mejuto Gonzalez yönetecek, yardımcılıklarını ise Jesus Calvo Guadamuro ve Juan Carlos Yuste Jimenez yapacak. Maçta dördüncü hakem olarak ise Bernardino Gonzalez Vazquez, görev alacak.

ELENİRSE

Temsicimiz, bugün bir mucizeye imza atamayıp elendiği takdirde, yoluna Avrupa Ligi play-off turundan devam edecek.

KİMLER YOK

Kırmızı-beyazlı ekip, Anderlecht karşısına sakatlıkları nedeniyle ilk maçta da forma giyemeyen golcü oyuncu Mehmet Yıldız ve orta saha oyuncusu Sezer Badur’dan yoksun bir kadroyla çıkacak.

Söz Veriyorum Hikayesi

Salı, Ağustos 4th, 2009

Bugün olduğu gibi yarın da,yarından sonrada,ondan sonraki günlerde de gözlerimdeki yerinin değişmeyeceğine,

Bu günüm gibi yarında hep sevginle yaşayacağıma,

Her bakışında okuduğun o gözleri her zaman yanında göreceğine,

En yakın dostun, en yakın sırdaşın, en yakın arkadaşın olacağıma,

Sıkıntının sıkıntım, üzüntünün üzüntüm olacağına,

Her kızgın anını çiçeğe dönüştüreceğime,

Her üzgün anında gülüşünün geri gelmesi için elimden geleni yapacağıma,

Yanında olamadığım ve yardımıma ihtiyacın olduğu her anda bir rüzgar olup seni saracağıma,

Gözümün gözüne değdiği her an sana yeniden aşık olup seni bir prensese dönüştüreceğime,

Her sabah sana yeniden aşık olup uyanacağıma,

Sen uyurken sana bakıp ikimiz için dualar edeceğime,

Beni tanıdığın gün bende gördüğün neyse, ömrünce beni aynı şekilde göreceğine,

Sevgimin asla değişmeyeceğine, asla azalmayacağına, aksine hergün büyüyen bir sevgiyle seni mutluluk ormanına taşıyacağıma,

Başkalarının yanındayken seni asla unutmayacağıma,

Elini usul usul, korka korka tutup o ilk gündeki heyecanı aynı şekilde yaşayacağıma ve elini hiç bırakmayacağıma,

Bir ömür boyu senin canın, aşkın, sevgilin ve herşeyin olarak kalmak için elimden gelen herşeyi yapacağıma

SÖZ VERİYORUM !

Goz Hastalıkları ve nedenleri son tedavi Cozumleri

Salı, Ağustos 4th, 2009

Sarı nokta hastalığı genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkan , tedavi edilmediğinde de körlükle sonuçlanabilen bir hastalık . Ancak 2 yıldır kullanılan iğne yöntemi bu hastalığa sahip kişilere daha iyi görme ve görme kaybını engelleme fırsatı veriyor.

Sarı nokta hastalığı nedir ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Retinanın ( ağ tabakası ) merkezi olan sarı nokta ( makula ) bölgesinde yaşabağlı gelişen hastalıktır . Retina tabakası gözün arkasında bulunan ve görmemizi sağlayan tabakadır . Makula ( sarı nokta ) ise retinanın merkezindeki bölgeye verilen isimdir . Makula bölgesi keskin görmeyi , renkleri ayırt etmemizi sağlar .

Tedavi edilmezse ne olur ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Hasta kitapgazete okuyamaz , araba kullanamaz ve televizyonu seyredemez hale gelir . Zamanla görme yüzde 95 azalır , sonucu körlüktür .

Belirtileri neler ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu :
Görme kalitesinde bozulma
Eğri ve kırık görme
Görme azalması
Renk görme bozukluğu
Bazı hastalarda ( özellikle ıslak tipte ) ani görme kaybı .

Hangi yaşlarda ortaya çıkar ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Yaşabağlı olan 50 yaşından sonra , kalıtsal olan her yaşta görülebilir . Yüksek miyobu olanlarda ve şeker hastalarında daha sık rastlanıyor .

Peki , hastalığın nedenleri neler ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu :
İlerleyen yaş
Ailede sarı nokta hastalığının olması
Sigara
Yüksek tansiyon
Güneş ışığı
Kötü beslenme ( yağlı yiyecekler , fastfood vs ) .

Ne zaman doktora başvurmak lazım ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Rutin olarak 40 yaşından sonra iki yılda bir damlalı göz dibi muayenesi gerekir . 50 yaşından sonra katarakt hastalığı da sık gözüktüğü için her iki hastalık için de rutin muayene önem taşır .

Kendi kendimize hastalığı test edebilir miyiz ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Evet , çizgili kare testiyle test yapılabilir . Bunun için matematik derslerinde kullanılan kareli defterin bir sayfası yeterli . Önce kareli sayfanın ortasına bir nokta koyun . Daha sonra varsa yakın gözlüğünüzü takıp bir gözünüzü kapatın . Açık gözünüzle ortadaki noktaya bakın , eğer düz çizgilerde yamukluk hissederseniz hemen bir göz doktoruna gidin . Aynı işlemi diğer gözünüzle de yapın . Bu arada sarı nokta hastaları , bu yöntemi uygulayarak hastalığının ilerleyip ilerlemediğini belirleyebilir . Daha önce çizgilerden 23 tanesi yamukken şimdi 1015 tanesi bozulmuşsa hastalığınız ilerlemiş demektir .

Çok fazla kişide görülüyor mu ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : 75 yaşında 45 kişide bir , 85 yaşında ise her 2 kişiden l ‘ inde belirtileri görülür . Toplumdaki sıklığı giderek artıyor . Japonya ‘ da daha az , Amerika ‘ da ise daha sık gözüktüğü biliniyor .

Sarı nokta hastalığının kaç tipi var ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : İki tipi var : Kuru ve ıslak . Kuru tip yüzde 90 oranında görülür , ıslak tipin görülme oranı ise 10 ‘ dur . Görme kaybma yol açması yönünden ıslak tipte erken teşhis daha önem taşır .

Nasıl teşhis edilir ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Damlalı göz dibi muayenesi , anjiyo ve sarı nokta tomografisi ile teşhis edilir . Göz anjiyosu , zararsız sarı renkte bir ilacın toplardamardan verilmesiyle yapılır . Hacı verdikten sonra 510 dakika içinde göz dışından kamerayla resim çekilir . Sarı nokta tomografisi ise son yıllarda önem kazandı . Göz dışmdan ultrasona benzeyen bir aletle yapılır . İleri teknoloji gerektiren bir yöntemdir .

Peki , sarı nokta hastalığı nasıl tedavi edilir ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Kuru tipte koruyucu tedavi , ıslak tipte ise göz içine iğne tedavisi ve fotodinannk tedavi yapılır . Koruyucu tedavide antioksidan A , C , E vitaminleri ve çinko kullanılır . Göz içine enjeksiyon veya iğne tedavisi ise damlayla uyuşturularak yapılır . Fotodinamik tedavide ise önce toplardamardan özel bileşimde verteporfin adında bir ilaç verilir , 15 dakika sonra düşük şiddette bir lazer uygulanır .

Tedavide ne tür ilaçlar kullanılıyor ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Göz içine iğne tedavisinde bir çeşit protein ( antiVEGF antikoru ) kullanılır . Bazı olgularda kortizon kullanmak gerekebilir .

Enjeksiyon 1 kez mi yapılıyor yoksa birkaç seans gerekiyor mu ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : Enjeksiyon genellikle 35 kez yapılabiliyor , ancak daha fazla da yapılan hastalar var . Enjeksiyon aralıkları ilaca göre 46 hafta arasında yapılabilir . Tedavi başarı oranı ne kadar yüksek ? Doç . Dr . Yusuf Durlu : İğne tedavisinde başarı oranı yüzde 90 , fotodinamik tedavide yüzde 70 ‘ tir . Her ikisi de başarı oranı yüksek tedavilerdir . Tedavide nihai amaç hastalığı durdurabilmek , hiç olmazsa yavaşlatmaktır .

Hastalıktan korunmak mümkün mü ?
Doç . Dr . Yusuf Durlu : En önemli risk etkenleri yaş ve kalıtımdır . Bu iki etkeni ortadan kaldırmak mümkün değil .

Fakat diğer riskler kontrol edilebilir : ?
Tansiyonunuzu kontrol altında tutun .
Sigarayı bırakm .
Filtreli güneş gözlüğü kullanın .
Akdeniz tipi diyet uygulayın . Tereyağı , kırmızı et ve kolesterol içeren yiyeceklerden uzak durun .

Ağızda, dudak arasında tutulan veya çiğnenen tütün nedenleri

Salı, Ağustos 4th, 2009

İsveç’te Devlet Halk Sağlığı Enstitüsü’nce yapılan araştırmanın sonuçları basın toplantısıyla açıklandı. Araştırmada, dudak altına yerleştirilen ve “snus” adı verilen tütünün kansere neden olduğunun kanıtlandığı bildirildi.

Ağızda çiğnenen tütünün, kalp-damar sağlığının en büyük düşmanı olmasının yanı sıra ağız ve pankreas kanserinin gelişmesine de zemin hazırladığı kaydedildi.

Ayrıca hamilelikte dudak arasında kullanılan ya da çiğnenen tütünün, bebeğinin erken doğmasına neden olduğu belirtildi.

Bu arada, İsveç’te medyada büyük yankı bulan araştırma sonuçları, tütün kuruluşlarınca “sorumsuzluk” olarak değerlendirildi

Astroloji tarihçesi

Salı, Ağustos 4th, 2009

Astroloji sistemlerinin hepsi ziraat için sabit bir takvim yapma ihtiyacı ile ortaya çıkmıştır; daha sonra zirai “yılın” kendisi dini festivaller ile vurgulanmaya başlamıştır. Bu festivaller yılın en önemli günleri haline gelmiştir, örneğin ekime başlama zamanı veya hayvanları daha yüksek veya alçak yerlere götürme zamanı gibi.

Avrupa, Orta Doğu ve Hindistan şu an Irak’ta bulunandan türeyen sistemleri geliştirmişlerdir.

Batı astrolojisi Irak’tan Mısır’a, oradan da Yunanistan ve Roma imparatorluğuna geçmiştir. Çin astrolojisi Sarı Nehir etrafından ilerlemeye başladı. Merkezi Amerikan astrolojisi de Maya ve Toltek insanlarından yayıldı ve daha sonra Aztekler tarafından geliştirildi; bunlardan bazıları Yerli Amerikan astrolojisine sızdı, yerli mitler ve yerli gökyüzü gözlemlerinin de Yerli Amerikan geleneği içerisinde rolü büyüktür. Afrika astrolojisi de kumlu veya yumuşak topraklar üzerine yapılmış hayvan işaretleri ile ilgili Mısır ve Güney Afrika çalışmalarını ve ayrıca gökyüzü gözlemlerini de kullanmaktadır. Nors ve Keltik astrolojisi pagan mitlerinin ve güneş hareketlerinin ölçümlerinin bir karışımıdır.

Eski insanlar gezegensel hareketlerin sel, iyi ve kötü hasat veya komşu kabileler ile savaş gibi olayların sinyallerini verdiğine inanırdı, bundan dolayı da ardından astrolojinin kehanet özelliği gündeme geldi. Eski astrologlar ufuk üzerinde yükselen veya gökyüzünün üzerinde bulunan gezegenlerin konumunun kişinin potansiyel karakteri ve kaderi üzerinde etkili olduğuna inanırdı. Bu türde bir düşünüş hiçbir zaman “sıradan insanlara” uygulanmadı, sadece kraliyet ailesine ait bebekler veya askeri, dini veya siyasi liderlerin oğullarında kullanıldı.

Astrologların günümüze kadar gelen ünü de bu asil burçlardan gelmektedir. 1930 yılında bir İngiliz astrolog ulusal bir gazetede yayınlanacak bir makale için Prenses Margaret’ın doğum haritasını çıkardı ve yorumladı. Bu makale çok ilgi gördü ve editör astrologa halk için de böyle bir şey yapıp yapamayacağını sordu. Yaptı ve gazetedeki astroloji çok tutuldu. Asıl makale de astrolojinin daha detaylı şekilde ilgi çekmesini sağladı.

Mine Koşan – Eledim Eledim Şarkı Sözleri

Salı, Ağustos 4th, 2009

Mine Koşan Eledim Eledim yılların parçası orjinal klini ile karşınızda.Yıllardır dinlenen ve dinlenecekte olan bu dertli türkü sibersahne chat ve sohbet ailesine armağınımız olsun.Bu güzel asker ve şehit şarkısı tüm şehit ailesine gitsin. İyi dinlemeler.

Mine Koşan – Eledim Eledim Şarkı Sözleri :

Eledim eledim, hölluk eledim
Aynali besikte yavrum bebek beledim
Buyuttum besledim asker eyledim
Gitti de gelmedi yavrum buna ne çare
Yakti yüregimi canan buna ne çare

Bir güzel simadir aklimi alan
Askin sevdasini canan sineme salan
Bizi kinamasin ehi-i din olan
Gitti de gelmedi yavrum buna ne çare
Yakti yüregimi canan buna ne çare

Bahar – Askerde Şimdi Şarkı Sözleri

Salı, Ağustos 4th, 2009

Şarkı tam olarak kaç yılında çıktı bilemiyorum ama ben kendimi bildim bileli bu şarkıyı dinliyorum.Aslında hem sözleri güzel hemde Bahar’ın sesi bana çok yan çekici.Uzatmaları gırtlar nağmeleri anlatılmaz duygu yaratıyor bende.Çok hüzünlü bir şarkı. İddia ediyorum Bahar’ın bu şarkıda söylediği ses dünyada hiç bir ses bu sesin üstüne çıkamaz.Şehit ailelerin yapılan bir parçadır.Tüm Şehitlerimizi an’ar ailelerine baş sağlığı dileriz.

Bahar – Askerde Şimdi Şarkı Sözleri :

sevdamın güneşi gözümün nuru herşeyim birtanem
askerde şimdi gözümün bebegi canımın içi
herşeyim birtanem askerde şimdi . Sohbet

aglama ne olur döner diyorlar
o da senin için aglar diyorlar
ecel vursa bile şehit diyorlar
herşeyim birtanem askerde şimdi
o benim sevdalım oy oy nöbette şimdi Chat

bu sevda yüzünden yandım kül gibi muhabbet
anam babam bile oldu el gibi
gözlerimde yaşlar akar sel gibi
o benim sevdalım askerde şimdi
o benim sevdalım nöbette şimdi mirc

Orgazm Hamilelikte Zararlımı

Salı, Ağustos 4th, 2009

Op. Dr. Altuğ Semiz, “Gebelikte cinsel yaşam “hakkında bilgi verdi.

Gebelik dönemi kadın hayatının en karmaşık dönemlerinden biridir. Psikolojik ve bedensel çok sayıda değişimin izlendiği bu dönemde kadının bir takım alışkanlıklarının da değişmesi ve yeni bir yaşam biçimini benimsemesi doğal bir adaptasyon şeklidir. Bununla beraber yaşanan bu sürece uyum adına yapılanların, yanlış bilgilenmeler yüzünden, henüz var olmakta olan bebeği korumak adına takıntı halini alması doğru ve açık bilgilendirme ile engellenebilir. Burada hekim-hasta ilişkisinin net ve anlaşılır kurulması gebe ve eşini rahatlatmakla beraber; gelişmekte olan bebek için her koşulda en doğrunun yapılabilmesine olanak sağlamaktadır.

Özellikle cinsellik konusunda bilgilenme-bilgilendirme alışkanlığından yoksun yani bizimki gibi toplumlarda gebelikle beraber cinselliği konuşmak daha da zor bir hal almakta ve bu da bilginin, yerini yanlış inanış ve gereksiz korkulara bırakmasına neden olmaktadır.
Nedir doğrusu? Gebelikle beraber cinsellik sona ermeli mi, yoksa cinsel hayatın devamı aynen mümkün müdür?

Hamileliliğin ilk dönemlerinde başka bir nedene dayanan düşük tehdidi söz konusu değilse cinsel ilişkinin düşüğe yol açması söz konusu değildir!

Hamilelik, embriyonun ana rahmine düşüp tutunması ile başlar. Bu dönem kadının henüz gebe olduğunu bilmediği ancak aslında sürecin başladığı bir dönemdir. Gebelik teşhisine kadar geçen sürede – ki bu 2-3 hafta kadar bir zamanı içerir- kadınlar hamile oldukları bilgisinden bağımsız, normal hayat rutinlerine devam etmektedir. Haliyle cinsel hayatları da her zamanki şeklindedir. Bu esnada yaşanan cinsel ilişkiler aslında gebelik adına en riskli dönem olmasına rağmen gebeliğin başlaması adına bile bir risk teşkil etmezler. Hamilelik teşhisi konulduktan sonra da cinsel ilişkiye devam etmemek bu nedenle de gereksiz bir tedbir sayılabilir. Embriyonun oturduğu rahim boşluğu ile ilişkiye girilen vajina aynı organ değildir. Vajina kubbesi ile rahim boşluğu arasında anatomik ve kimyasal bariyerler mevcuttur. Bu nedenle cinsel ilişki sırasında bebeğe zarar vermek söz konusu olamaz. Ancak ilişkinin gerek travmatik gerekse kimyasal açıdan ilk üç ay içerisinde düşüğe yol açıp açmaması yine de bilimsel açıdan da bir merak konusu olmuş ve bu konu üzerine bilimsel çalışmalar da yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda başka nedenlere bağlı olarak düşük tehdidi olmayan kadınların cinsel ilişkiye girmesinin düşük olasılığını artırmadığı kanıtlanmıştır. Bu nedenle de eğer gebeliğinizde başka bir nedene dayanan düşük tehdidi söz konusu değilse cinsel ilişkinin düşüğe yol açması söz konusu değildir.

Gerektiğinde psikolojik destek yardımı almaktan çekinmeyin

Gebeliğin ilk üç ayında anne adayında genel olarak bir halsizlik, uyku hali, mide bulantısı mevcuttur. Bu agresif değişimler anne adayının cinsellikten uzaklaşmasına ve isteksizliğine neden olabilmektedir. Bu çok doğal ve aynı zamanda geçici bir süreçtir. Anne adaylarının çok az bir kısmında bu isteksizlik altta yatan başka nedenlere bağlı olarak devam edebilir. Bu durumlarda çiftlerin birbirine açık, yardımcı ve anlayışlı olması sürecin daha kolay geçirilebilmesini sağlamaktadır. Çiftin zorlandığı durumlarda psikolojik destek alınması ilişkinin geleceğinde sorunun devam etmesini engelleyebilir.

Gebeliğin İlerleyen Dönemlerinde İlişki Sayısında Bir Sınırlama Yoktur

Gebelik ilerledikçe anne adayının hormonal dengesinde de değişiklikler olmaktadır. İlk 12- 14 hafta hamileliğin en zor geçirilen dönemiyken sonrasında anne adayı çok belirgin rahatlayacaktır. Vücudunda hissettiği genel halsizlik, bulantı gibi şikayetler biter. Dahası değişen hormon dengeleri ile çok daha enerjik, mutlu ve heyecanlı bir hal alır. Bu dönemler kadınların gebelik döneminde libidosunun en yüksek olduğu dönemlerdir. Genital bölgedeki kanlanma artışı sayesinde daha kolay uyarılır ve daha kolay orgazma ulaşabilir. Bu libido artışı tamamen normaldir. Ve cinsel ilişkiye girmenin bu dönemde de herhangi bir zararı olmadığı gibi ilişki sayısında bir sınırlamada yoktur. Çiftler, birbirinin ihtiyaç ve talepleri konusunda anlayışlı ve sabırlı davranarak, istediklerini yaşayabilirler.

Orgazm Anne ve Bebek İçin Risk Oluşturmuyor

Bu konuda yanlış bilgilenmelerden biri de orgazm olmanın bebek ya da anne sağlığı açısından bir risk teşkil edebileceği düşüncesidir. Orgazmın kadın vücudunda nelere sebep olduğu uzun yıllardır bilinen bir gerçek. Bununla beraber, yine uzun zamandır gebe kadınların orgazm yaşamaları sırasında ve sonrasında bedeninde oluşan değişiklikler bilimsel açıdan bilinmektedir. Gebe kadının orgazm olmasının bebeğe ya da kendine hiçbir zararı yoktur. Orgazm sonrası genel bir rahatlamadan sorumlu olan endorfin salgısının, bebeğin de yararına olduğu da bir gerçektir. Bu nedenle cinselliği hem en istekli hem de en rahat yaşayabileceğiniz ikinci üç aylarda bu konuda çok rahat olabilirsiniz. Ayrıca gebeliğin bu ayları kendinizi en çekici hissettiğiniz döneminiz olduğundan partnerinizle olan cinsel hayatınız için çok renkli ve değişik deneyimler de söz konusu olabilir.

Gebeliğin Son Dönemlerinde Cinsel İlişki, Halk Arasındaki Yaygın Kanının Aksine, Erken Doğuma Neden Olmaz

Hamileliğin son dönemlerinde anne adaylarını en çok yoran şey karnında giderek büyüyen bir ağırlık taşımak ve beraberinde gelen ödemin yıpratıcı etkileridir. Bu dönemde ve özellikle doğuma yakın zamanlarda anne adayları kendilerini daha hareketsiz kılar ve kötü hissetmeye başlarlar. Çoğu kez gebelerin aklına cinsellik gelmemektedir. Üstüne üstlük bu dönemlerde cinsel ilişkinin erken doğuma neden olabileceği de sıkça karşılaşılan bir düşüncedir. Ancak genel kanının aksine cinsel ilişki varlığı ya da sayısının erken doğumla bir ilişkisi saptanmamıştır. Gebeliğin doğuma yakın zamanlarında da cinsel ilişkiye girilebilir. Burada en başta yaşanan sorunlardan biri bebeğin varlığından kaynaklanan cinsel birleşmede teknik yetersizlik olabilir. Bu sorunu cinsel birleşme pozisyonunda farklılık yaparak aşmak mümkündür ve bebeğe herhangi bir zarar verme olasılığı yoktur.

Gebelik, hayatınızı devam ettirebileceğiniz ve kadın olarak yaşayabileceğiniz en güzel ve özgün deneyimdir

Sonuçta hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe ya da anne adayına en ufak bir zararı bulunmamaktadır. Eğer anne adayının bu duruma engel bir problemi varsa ya da yüksek riskli bir gebelik mevcutsa bu durum hekiminiz tarafından size bildirilecektir. Bütün bunlardan önemlisi gebenin kendi durumu hakkında hekimden bilgi alması ve gebelikte yapabileceklerini kendine özgü belirlemesidir. Herhangi bir tıbbi probleminiz bulunmadığı koşullarda cinsellik yaşamaktan çekinmenize hiçbir neden bulunmamaktadır. Gebelik, hayatınızı devam ettirebileceğiniz ve kadın olarak yaşayabileceğiniz en güzel ve özgün deneyimdir. Bu muhteşem döneminizde cinselliğinizi de sınırlamanız gerekmeyecektir.

Kilo Vermenin Faydaları

Salı, Ağustos 4th, 2009

Araştırmacılar, kilo vermenin, sadece kasvetli ruh halini önlemediğini, aynı zamanda obez hastalarda kalp hastalığı ve felç için risk faktörlerini azalttığını gösterdiler.

Zaman’da yer alan habere göre, Study of Ingestive Behavior Derneği’nin yıllık toplantısında sunulan araştırmada, 6 aylık diyet programından sonra araştırmacılar, depresyonlu hastaların sadece zayıflamadıklarını, ayrıca depresyon belirtilerinde önemli iyileşmeler olduğunu ve kalp hastalığı ile felç için bir risk faktörü olan trigliserid oranında da düşüşler olduğunu tespit ettiler.

Yeni bulguların depresif obez bireylerin gerçekten de önemli ölçüde kilo verdiklerini ve bu kilo vermenin depresyon belirtilerini azalttığını ortaya çıkardığını söyleyen araştırmacılar, depresif ve depresif olmayan 51 kişi üzerinde uyguladıkları altı aylık zayıflama programı sonucunda, depresif kişilerde önemli ölçüde iyileşmeler görüldüğünü kaydettiler. Ayrıca, depresif kişiler ağırlıklarının yüzde 8′i kadar kilo verirken, depresyonda olmayanların toplam ağırlıklarının yüzde 11′i oranında zayıfladıkları belirtildi.

Glikozdaki önemli iyileşmelere ek olarak, insülin ve kötü kolesterolün hastalarda azaldığı ve ayrıca kalp hastalığı ile felç için önemli bir risk faktörü olan trigliserid oranında düşmeler olduğu görüldü.

Sağlıklı İlişki

Salı, Ağustos 4th, 2009

1. Sadık olun. Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişkinin temeli bağlılığa dayanır. Yakınlaşmaktan korktuğunuz için sevdiğinizden uzaklaşmak isteseniz de, sadakat sayesinde ona bağlı kalırsınız. Sadakat, sorumluluk almak, korkuları kontrol etmek ve duygusal olarak hazır olmak demektir. Eğer iki taraf da gereken sadakati gösterirse, sağlıklı bir ilişki için ilk adım atılmış olacaktır.
2. Kişisel sorumluluklar alın: İnsan, olgunlaştıkça kendi sorumluluklarını öğrenir ve bu sorumluluklar çerçevesinde hareket eder. Ancak bazı sorumluluklar vardır ki, bunlar başkasına karşıdır. Partnerinizi olduğu gibi kabul edin. Bu ilişkinin sadece sizin değil, ikinizin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için olduğunu unutmayın.
3. Kendinize iyi bakın. Hiç kimsenin sizin mutluluğunuzu ‘sağlamasını’ beklemeyin. Eğer kendinize iyi bakar, ihtiyaçlarını karşılarsanız, ilişkinizin daha dengeli olmasını sağlarsınız. Partneriniz için her şeyi siz yapmayın. Unutmayın ki, onun ‘kendisine’ iyi bakmayı öğrenmesi gerekiyor
4. Dürüst olun. Kafanızı karıştıran, sizi üzen konuları, ihtiyaçlarınızı, isteklerinizi, duygularınızı ve sınırlarınızı dürüstçe ve açık olarak ifade edin. Doğruları söyleyip söylememe çelişkisine düşmeyin. Doğruları, ilişkinizi zedelemeyecek biçimde söylemeye dikkat ederseniz, mutlu olursunuz.
5. Kendinize düşen görevi yapın. Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişki çaba gerektirir. Elinizden geldiği kadar ‘canlı’ yaşamaya çalışın, duygusal sorunlarınıza çözüm arayın, herşeyi yönetmeye çalışmayın, geçmişinizdeki sorunlarla yüzleşin ve korkularınızı yenin. Böylece ‘sağlıklı bir ilişki’ için kapasitenizi arttırmış olacaksınız!

Pages: Prev 1 2 3 ...15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)