Archive for Ağustos, 2009

3 Zarf

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Sirkette eski genel mudur kovulmus, yeni bir genel mudur atanmisti. Eski mudur gorevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmisti. Eski mudur yenisine ileride her basi sikistiginda bir zarfi acmasini soyledi. Ve yeni mudur ise basladi.
Alti ay isler yolunda gitti. Fakat sonra satislar birdenbire dustu. Ne yapacagini bilemeyen yeni mudur, en sonunda birinci zarfi acti. Zarfta soyle yaziyordu:
- Kendinden onceki muduru sucla…
Yeni mudur hemen bir basin toplantisi ayarladi ve sorunlar icin kendinden onceki mudurun politikalarini sucladi. Basin ve borsa bu aciklamalara olumlu bakti, sirket hisseleri toparlandi, bu arada da satislar duzeldi…
Isler bir sure daha yolunda gitti. Fakat sonra uretim sorunlari cikti. Onceki olaydan tecrubeli yeni mudur gecikmeden ikinci zarfi acti. zarfta su yaziyordu:
- Sirketi yeniden organize et.
Yeni mudur reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun cozuldu.
Bir sure sonra isler yine bozuldu. Yeni mudur kosa kosa gitti ve ucuncu zarfi acti. zarfta soyle yaziyordu:
- 3 zarf hazirla…:)

Hacker Temel

Pazar, Ağustos 16th, 2009

SAYIN MESAJI ALAN KİŞİ,

Şu anda bir Türk Laz Virüsü almış bulunuyorsunuz.

Biz, Trabzon-Türkiye’de henüz yeterli teknolojik
imkanlara sahip olmadığımızdan, bu bir MANUEL
virüstür.
Lütfen, kendi hard diskinizdeki bütün dosyaları
kendiniz silerek yok ediniz ve bu mail bildiğiniz
herkese gönderiniz.
Bize yardımcı olduğunuzdan dolayı çok teşekkür ederiz.

Hacker Temel

5 Dolar

Pazar, Ağustos 16th, 2009

New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:
-Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.
Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma sırası sarışına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla asağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca düşünmüş. Yanıtı bulamamış… Cuzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:
-Cevap ne?
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış…

Gizli Yüz

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Yıllar önce çalışkan bir adam,ailesini avantajlı bir iş imkanı sağlamak için Newyork’tan Avusturalya’ya götürdü.Adamın ailesinden biri, sirke trapez artisti olarak katılmak veya aktör olma tutkusu olan genç ve yakışıklı oğluydu.Bu genç adam zamanını bir sirk işi yada herhangi bir sahne işi gelene kadar kasabanın sınırındaki batı bölümünde yerel bir tersanede çalışarak geçirdi. Bir akşam, işten eve gelirken ,onu soymak isteyen beş haydut tarafından saldırıya uğradı.Genç adam, parasından vazgeçmek yerine onlara karşı koydu.Bununla birlikte onu kolayca alt ettiler ve onu feci şekilde dövmeyi sürdürdüler.Botlarıyla yüzünü parçaladılar ve tekmelediler,vücuduna sopalarla acımasızca vurdular ve onu ölüme terk ettiler.Aslında polisler,onu yolda uzanmış bir şekilde bulduklarında, onun öldüğünü sanmışlardı. Morg yolunda, polislerden biri, adamın zorlukla nefes aldığını duydu ve onu hemen hastanedeki acil bölümüne götürdüler.Acil bölümünde yatarken,bir hemşire korku içinde bu genç adamın uzun süre bir yüze sahip olamayacağını fark etti.Göz yuvaları parçalanmış,kafatası,bacakları ve kolları kırılmış, burnu askıda kalmış, bütün dişleri kırılmış ve çenesi hemen hemen kafatasından ayrılmıştı. Yaşama imkanı az olmasına rağmen,bire yıla yakın zamanını hastahanede geçirmişti.Sonunda hastahaneden ayrıldığında, vücudu iyileşmişti fakat yüzü bakılamayacak kadar biçimsiz ve iğrençti.Artık herkesin imrenerek baktığı yakışıklı genç değildi. Genç adam,yeniden iş aramaya başladığında,herkes tarafından geri çevrildi.Bir iş veren,ona,sirkte “Yüzü Olmayan Adam”adında tuhaf bir şov önerdi ve bir süre bu işi yaptı.Bu olanlar boyunca o, hala herkes tarafından reddediliyor,işyerinde hiç kimse onunla görünmek istemiyordu.Genç adam intiharı düşünmüştü.Bütün bunlar beş yılda gelişmişti. Bir gün, kiliseye uğradı ve bir teselli aradı.Kiliseye girerken onu, kilisenin sırasına diz çökmüş,hıçkıra hıçkıra ağlarken gören bir rahiple karşılaştı.Rahip ona acıdı ve onu uzun uzadıya konuştukları odasına götürdü.Rahip büyük ölçüde etkilenmişti,onun yaşamını ve gururunu tekrar kazanabilmesi için elinden gelen herşeyi yapabileceğinin mümkün olduğunu söyledi.Ama genç adam,iyi bir katolik olabileceğine söz verecek ve olacaktı. Genç adam hergün ibadet için kiliseye gidiyor ve ibadet ediyordu ve Allah’a onun hayatını bağışladığı için dua ettikten sonra,beyin huzurunu sağlamasını istiyor ve onun gözünde,iyi bir insan olması için şükran duasını ediyordu. Rahip, kişisel ilişkileri sayesinde, Avusturalya’daki en iyi plastik cerrahla görüştü.Genç adam hiçbir ücret ödemeyecekti.Çünkü; doktor, rahibin en yakın arkadaşıydı.Doktor genç adamdan çok etkilenmişti.Onun hayata bakış açısı,tüm kötü tecrübelerine karşı mizah ve sevgi doluydu. Cerrah harika bir şey başardı.En iyi diş ameliyatlarını onun için yaptı.Genç adam,Tanrı’ya söz verdiği her şeyi yerine getirdi..Tanrı da onu harika ve çok güzel bir eş,yedi çocuk ve ileride kariyer için düşündüğü iş hayatındaki başarı ile ödüllendirdi.Eğer Allah’a şükretmezsen ve sana değer veren insanları sevmezsen,toplumda kabullenilemezsin. Bu genç adam………………. Mel Gibson ‘dı …. Onun hayatı “Yüzsüz Adam” filminin prodüksiyonuna ilham oldu. O hepimizi kendine imrendirdi.Cesareti olan her insana örnek oldu.. .

Otel

Pazar, Ağustos 16th, 2009

İskoçyalının biri bir otele gider ve resepsiyona sorar..
-Oda ücretleri ?
-Efendim 1.kat 50 dolar 2.kat 40 dolar 3.katımızda 30 dolar bunun üzerine iskoçyalı arkasını dönüp çıkış kapısına yönelince Görevli
-Bayım ne oldu fiatlarımız yüksekmi geldi ? der.
-Hayır der iskoç “oteliniz alçak geldi”

İsimsiz Sevgiler

Cumartesi, Ağustos 15th, 2009

Size sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler.Hep bekletmeyi.,.hep ertelemeyi…bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik,hiç dinmedi doyumsuzluğumuz,biz hep uzaktakini sevdik sevgili…yanımızdakini değil,odamızın duvarının arkasındakini değil,birşeyler paylaştığımızı değil,uzaklardakini,ulaşamadığımız kadar uzaklardakini sevdik…Yanımızdakileri kırıp geçirdik,incitip üzdük de, hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri…
Özlediğimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili. Sevmek bizim için sınırlarımızdan hiç çıkmamaktı. Kendi sınırlarımızda sevmek hep kapana kısılmaktı.Bu korku yüzünden hep karşımızdaki insanların sevgisini eksik bulduk,küçümsedik onların sevgisini,yeni heyecanlar arama isteği vardı.Bir kişide takılı kalmak ne kadar basit diyorduk. Gözümüz hep uçan kuşlardaydı.Yüksek dağların en tepesinden bakıyorduk insanlara biz. Sorun bizdeydi sevgili. Sevgiye inançsız olan bizdik…Bir insan bizi sevmeye başladığında,yenildiğinde sevgimize;ondan uzaklaşır, nasıl da tiksinirdik sevgilerinden biz. Ama bizden biraz uzaklaşmaya görsünler onları yana yakıla nasıl da arardık. Çünkü biz sevilmeye alışmıştık, hatırlasana nasıl da ihtiyaç duyardık seslerine, kokularına. Kaybolmuştuk dağıttığımız sevgilerde. Kim bizi seviyordu, biz kimi seviyorduk. Sınırlar erir, karışırdı herşey. Öksüz sahipsiz bir sevgimiz vardı ama onu kime vereceğimizi şaşırdık. İnanırlardı bize,inanırlardı o öksüz, sahipsiz, başıboş sevgimize. Çünkü çevremizdeki herkes o kadar hasretti ki sevgiye…Çünkü onlar da bizim gibi sınırlar içinde büyümüşlerdi. açılamıyorlardı,kendilerini tanıyamadan çıkamazlardı, sınırdan izinsiz çıkış yoktu bize,sevgiye geçit yoktu.Kaç zamandır kendimizi kandırdık sevgili. Kimi sevenler şarkılarda yaşatır sevdiğini,kimi eski cüzdanındaki eski, soluk bir resimde, kimi ise hayallerle süslediği sınırlı dünyasında anlatacak çok şeyleri yoktur.Çok olan sadece çektikleri acılardır sınırlı dünyalarında.Bunu bilirler sevgili,ama kıramazlar zincirleri.
Aşkı,sevmeyi,sevilmeyi kendimizi adamayı o kadar çok özlemişken,aynı zamanda ikiyüzlülükte içimize işlemişti.Kendimden biliyorum,gözümüzde hayatımızın zerre kadar önemi yoktu.Gerektiğinde hayatımızı hiçe sayacak kadar kahraman ama bir o kadar da yalancı ve riyakardık sevgili.
Patlayıcı bir madde gibi taşırdık sevgileri.Kaygı dolu,ürküntü dolu bir sır gibi taşırdık sevgileri.Okuduğumuz yoksulluk romanlarında,gözyaşlarıyla seyrettiğimiz filmlerde anlatılan kahramanların hayatlarından daha berbattı hayatımız aslında.Ama kendimize duymadığımız şefkati onlara duyardık…Birbirimize ne kadar ne kadar üzüldüğümüzü gösteremediğimizden,birbirimizin derdine yeterince eğilemediğimiz için bu filmlerdeki kahramanların hayatlarına ağlardık doyasıya….
Aslında birbirimizi çok sevmek istiyorduk,ama nedense çok utanıyorduk bundan ve hep erteliyorduk.Yürürken sokakta karanlıklar eşlik ederdi yalnızlığımıza.Sokağın sonunda o gökyüzünün yalancılığı bizi de vururdu kaybolan o sahipsiz aşklarıda…
Biliyormusun bugüne kadar hep seviyormuşum gibi yaptım ben.Aslında onları tanımıyordum ben,ama yinede ihtiyacım vardı sevgilerine .Bağışlasınlar beni ve unutmasınlar,onlar adına onlardan daha çok acı çektim ben…
Bir tek seni tanıyorum aslında ben…Bir tek seni…
Dinliyorum anlat hadi…Demek sonsuza dek kaçıyormuş insan kendisinden……

Bir Gülün Hikayesi

Cumartesi, Ağustos 15th, 2009

Onlarla yıllar önce tanıştım. Bir bar veya diskotek yada gece kulübü, yani yemekten sonra dans edip, eğlenmeye, müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde. Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, barları, restoranları ve işyerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de buraya satılmada vardı, sevdiklerimden ayrılmış, bu vazoya yerleştirilmiştim. Can sıkıntısı içinde akibetimi bekliyordum daha ne kadar yasayacağımı bilmeden. Kimse benimle ilgilenmiyordu. O gelene kadar… Çok güzel bir kadındı. Simsiyah saçları, düzgün vücudu, sade elbisesi ve benim kadar kırmizi dudakları kadar yıldız gibi parlıyordu. Kapıdan içeri girer girmez gözüm takıldı. Onun elinde, saçında veya yakasında olmak isteğiyle dolup taştım birden. Boş masama otursunlar diye dua ettim. Yanında birileri vardı, etrafa bakıyorlardı. Bende bakındım ve kalbim çarpmaya başladı, benden başka boş masa yoktu, demek ki bana geleceklerdi. Yanılmamıştım. Oturur oturmaz beni fark etti. Tanrım ne güzel bir kırmızı gül diyerek önce beni seyretti, sonra yapraklarıma yumuşak elleriyle dokundu, daha sonra burnuna götürdü beni. Ben onun dokunuşları ve kokusuyla ürperirken oda benim kokuma bayılmıştı. Eline alıp, uzunca bir süre tuttu beni. Arada bir kokladı, kokumu içine çekti. Erkeklerden ikisi benim güzelle ilgileniyordu. Aralarında gizli bir rekabet vardı. İkisi de arkadaştılar, daha doğrusu iş ilişkileri vardı ama güzel kadın yüzünden birbirlerinden nefret ediyorlardı. Bir ara adamlardan esmer olanı dansa kaldırdı kadını. Beni yerime bırakıp eşlik etti adama. Uzaktan izledim onları, konuşmalarını duymuyordum ama anladığım kadarıyla tam anlamıyla asılıyordu. Benimkide gülümsüyor, arada bir başını eğiyor, bir şeyler söylüyor, çoğu zamanda bakışlarını adamdan kaçırıyordu. Sıkıldığını anlamıştım. Tam oturmuşlardı ki, sarışın olani kaldırdı dansa. Onu da kırmadı. Aşağı yukarı ayni şeyler cereyan etti. Ama bu adam daha kibardı ve sanırım ondan daha cok hoşlanmıştı. Derken… Derken o çıkageldi. Hiç beklemediğim, ummadığım bir anda masaya geldi. Diğerlerinin arkadaşıymış kadınla ilk kez tanışıyorlardı. Küçük bir merasimden sonra kadının yanına oturdu. Ben yine onun ellerindeydim… Birden kadının kulağına eğilip, “kırmızının sana çok yakıştığını biliyor musun?” dedi. Sesi çok ateşliydi. Doğrusunu isterseniz, ben bile etkilenmiştim. Gözlerini kaldırıp ona gülümsediği an bakışlarının son derece çarpıcı olduğunu gördüm. Benim ki daha etkilenmişti. İkimizde dikkatlice incelemeye başladık adamı. Kendini beğenmis bir havasi vardı. Yakışıklıydı Allah için, Şık ve iyi giyimli, ağzı laf yapan biriydi. Sık sık kulağına bir şeyler söylüyor, oda çapkına gülümsüyordu. Meğer oda benim gibi kapıdan içeri girdiği andan itibaren güzel kadını izlemiş. Birkaç dakika sonra iş isten geçmişti. Tahmin ettiğim şey gerçekleşti. Yukarılarda dolaşan Eros, ikisini görür görmez oklarını kalplerine sapladı. O andan itibaren yalnızca ikisi vardı orada. Birlikte dans ettiler, sarıldılar, konuştular… Bende mutluydum ama birazdan onların gideceğini düşünmek acı veriyordu. Daha goncaydım, en azından bir haftalık ömrüm vardı, ama bundan sonraki günlerimi burada, bu karanlık yerde geçirmek istemiyordum. Beni alırmıydı giderken? Yanında götürürmüydü? Ben bu duygularla doluyken kalkmakta olduklarını fark ettim. Tanrım gidiyordu! Gidiyorlardı. Adam geldikten sonra benimle hiç ilgilenmemişti. Beni unutmuştu. Ayağa kalktı, çantasını aldı, ceketini omuzlarına attı ve yavaş yavaş uzaklaştı masadan. Beni bırakarak… Kahrolmuştum. Bütün ümitlerim sona ermişti. Ona son bir kez veda etmek üzereyken, genc adamın masaya döndüğünü gördüm. Bir şey unutmuştu herhalde. Geldi bana uzandı. Yoksa… Beni aldı, önce kokladı, kokumu onun yaptığı gibi içine çekti ve onun yanına gitti… Gözlerinin içine bakarak “bütün bir gece çok hoş bir ikiliydiniz, onu yalnız mı bırakacaksın” diyerek beni uzattı. Daha önce biraz kıskanmıştım, ama o anda çok sevdim bu adamı. Sarılıp öpmek geldi içimden. O gece ve sonrası onlarla birlikte aşkı, mutluluğu, tutkuyu, ihtirasi yasadım. Çok büyük bir aşka tanık oldum. Ama korkuyordum. Hislerim bu aşkın uzun sürmeyeceğini söylüyordu. Evet çok seviyorlardı birbirlerini ama başka dünyaların insanıydılar… Her şeyleri farklıydı. Bu ilişki onları tüketecekti… Beni bir hafta boyunca vazoda baktı. Her gün suyumu değiştirdi, uzun yaşamam için vitaminlerle besledi beni. Her sabah yataktan kalkınca okşadı, sevdi, kokladı. Her akşam eve geldiğinde benimle ilgilendi. Yapraklarımın dökülmekte oldugunu fark edince kurumamamı, yapraklarımın dökülmemesini sagladı. ömrümü uzattı. Aradan yıllar geçmesine rağmen hala yaşıyordum. Hala onunla beraberim. Onun yatağının başucundayım. Ben onunlayım ama buluşmamızı sağlayan bizimle değil artık. Korktuğum başıma geldi. Bir yıl sürdü ilişkileri. Aşk dolu geceler yerini kavgalara bırakti. Hic istememe ragmen birbirlerini kirmalarina sahit oldum. Onunla birlikte bende ağladım. Her kavga, daha tutkulu bir barışmayla sonuçlanıyordu. Ama sonra bir gün gitti ve bir daha hiç aramadı… Ama o günden sonra her gün bir arkadaşım geldi evimize. Her gün kırmızı bir gül getirdi çiçekciler. Kimden geldiğine dair hiçbir not olmadı güllerin üzerinde. Ama oda bende kimin gönderdiğini biliyorduk. Aradan yıllar geçti, başkaları geldi gitti eve. Ama o hiç gelmedi. Gülü hep geldi. O da güllerin hiçbirini atmaya kıyamadı. Hepsini yaprakları dökülmeye basladıktan sonra kuruttu, yaprakları ufaladı, banyoda, odalarda sakladı. Saklamaya devam ediyor… Bu güzel kokulu evde ben öldüm bir gün ve… benimle birlikte o güzel kadın da öldü.
Ama ev hala onun kokusuyla doluydu…

Burçlar ve Çiçekler

Cumartesi, Ağustos 15th, 2009

Burçlar – Koç Burcu

Koçun zamanı ilkbahardır. bu dönemde sümbülün çiçekleri ile mutlu olur. yumuşak pembe, mavi, mor ve beyaz renkler onu büyüler. ilkbahar çiçeklerini genelde kışın evde ve camın önünde yetiştirir. böylece onlarla haftalarca mutlu olabilir.
Çiçeği
“Sümbül”

Burçlar – Boğa Burcu
Yaşama sevinci ile dolu olan boğa, canlı renklere sahip çiçekleri sever. laleler içinde en geniş seçeneğe sahiptir. farklı tonlarda bulunduğu gibi değişik şekillerde de elde edilebilir. eğer bir bahçesi yoksa laleler ile dolu bir vazo da yeterli olacaktır.
Çiçeği
“Lale”

Burçlar – İkizler Burcu
İkizlerin sembolüdür. çiçeklerin kraliçesi özellikle ikizleri etkiler. ikizler sadece onun çekiciliğini değil onun nasıl yetiştirileceğini de bilir. bakımı ve diğer işlerine de hakimdir.
Çiçeği
“Gül”

Burçlar – Yengeç Burcu
Akdeniz’den gelen anemon güçlü renkleri ile yengeci büyüler. yengecin yaşam tarzında olduğu gibi anemonlar da kendilerine özgüdür. rahatsız edilmeden küçük gruplar halinde yetişirler. küçük veya taşlı bahçelerde.
Çiçeği
“Akdeniz Lalesi”

Burçlar – Aslan Burcu
Yükseği seven aslan çiçeklerde de gösterişli olanlarını sever. orkide bu yüzden favorileri arasındadır. büyüleyici ve alışılmadık renkler onu fazlasıyla etkiler. egzotik güzelliği ile bitkiler ailesinin en büyük üyelerinden olup 25.000 den fazla vahşi büyüyen çeşidi vardır.
Çiçeği
“Orkide”

Burçlar – Başak Burcu
Bakımının kolay ve her yere uyması sebebiyle margit başak için uygun çiçek dostudur.renkli ve parlak beyazı ile dikkat çeker. başağın balkonda veya bahçedeki tercihi renkli türleridir.
Çiçeği
“Margit”

Burçlar – Terazi Burcu
Çok şık olan terazi barok güzelliğe sahip dalyaları tercih eder. basit, yarı veya tam dolu dalya çeşitleri değişik renkli ve yapraklıdır. türleri her geçen yıl artmaktadır.
Çiçeği
“Dalya”

Burçlar – Akrep Burcu
Akrepler hareketi sever ve her boş zamanlarında gezi ve yürüyüşler yapar. bu sırada dağlarda bulunan dikenlerin güzelliği ilgisini çeker. centiyane gibi diğer dağ çiçekleri de onu büyüler.
Çiçeği
“Eşek Dikeni”

Burçlar – Yay Burcu
Güzel şekli ve hoş kokusu ile yayı büyüler. ilk tercihi beyaz kral zambağı olsa da kırmızı ateş zambağı alaca renkli Türk zambağı ona mutluluk verir.
Çiçeği
“Zambak”

Burçlar – Oğlak Burcu
Çalışkan oğlak uzun boylu amarilleri sever. ilk tercihi kırmızı çiçekli çeşididir. kendisi gibi ona da özen gösterir ve gelecek yılda da çiçek açmasını sağlar.
Çiçeği
“Amaril”

Burçlar – Kova Burcu
Kardelen kıştan sonra ilk olarak açan çiçeklerden biridir ve ilkbaharın gelişini haber verir. mutlu kova, çimenleri parlak renkleri ile dolduran ve daha şubat ayında etrafa güzel kokular yayan bu çiçeği çok sever.
Çiçeği
“Kardelen”

Burçlar – Balık Burcu
İlkbaharda balığın doğumu ile sarı renkli nergislerin de çiçekleri açar. ilkbahar çiçeği ünvanı ona aittir. özellikle trompet nergisi parlak sarı rengi ile büyüleyicidir.
Çiçeği
“Nergis”

Burçlar ve Tatil

Cumartesi, Ağustos 15th, 2009

Burçlar – Koç Burcu ve Tatil

Koç insanı için tatil demek, heyecanlı yeni olaylarla gücünü ve dayanıklılığını ölçmek ya da daha önce hiç yapmadığı şeyleri yapmak demektir. Koç, diğer burçların aksine tatilinde günlük hayatından çok farklı şeyler yaşamak ister. Koç burcu macera ve keşifleri temsil ettiğinden tatilinde dağcılık, rafting, yamaç paraşütü gibi sporlar yapmayı tercih eder. Doğaya karşı kendi gücünü test edebileceği bir kamp tatili ona iyi gelecektir. Koç burcu ilk defa gittiği yerlerde çok eğlenir. Bu yüzden tatil için hiç gitmediği yerleri seçmelidir. Her zaman yeni şeylere ihtiyacı vardır, daha önce gezip gördüğü yerler ona fazla heyecan vermez.

Burçlar – Boğa Burcu ve Tatil
Boğa burcu lükse ve güzelliklere düşkündür. Yeşillikler içinde dağ ya da göl manzaralı şık bir tatil köyü, otel tam ona göredir. Abant Gölü, Yedigöller, yazın Kartalkaya, Uludağ, İsveç, İsviçre, Aspen gibi yerlerde çok mutlu olacaktır. Seyahatinizde yoğun günlük programlar yapmamalısınız. Boğa insanı tatilde gevşemek ister. Kitapçıları, müzeleri, sanat galerilerini ve mağazaları dolaşarak rahatlar. Kadın Boğa’lar güzellik ürünleri ve bakımı ile kendini şımartmak ister. Boğa için tatil demek, günlük hayatın dışında farklı zevkleri tatmak demektir.

Burçlar – İkizler Burcu ve Tatil
İkizler için seyahat, yeni şeyler öğreneceği, heyecanlı deneyimler yaşayacağı, ufkunu genişleteceği ve hayatına yeni bir bakış açısı kazanacağı harika bir fırsat demektir. İkizler insanı tatile dinlenmek için değil, değişiklik için gider. Tatil programı yaparken dikkat etmesi gereken en önemli konu, gittiği yerde kafaca ve fiziksel olarak tamamen meşgul olabileceği aktivitelerin olmasıdır. Plajları, tarihi yerleri, müzeleri, alışveriş merkezleri, güzel manzarası olan ve kısa geziler yapabileceği diğer tatil yörelerine yakın bir yer seçmelidir. İkizler burcu, Yay ve Balık gibi çift bedenli bir burçtur, tatilinde iki ülkeye, iki şehre birden gitmek isteyebilir. İkizler burcu, bulunduğu yörenin kültürünü, yaşam tarzını yansıtmayan lüks otelleri tercih etmez. Onun yerine minik otelleri, pansiyonları, aile işletmelerini tercih eder. Haberci ruhlu İkizler’in odasında bir TV, yakınlarda ise gazete bayii ya da kitapçı olmalıdır.

Burçlar – Yengeç Burcu ve Tatil
Duyarlı Yengeç insanları en çok su kenarında tatil yapmaktan mutlu olurlar. Yengeç burçlarının çoğu evlerinden fazla uzaklaşmak istemezler. Evlerine yakın deniz, göl kenarları, onlar için ideal tatil yerleridir. Büyük lüks oteller yerine küçük oteller, içinde mutfağı olan bungalovlar sakinliği seven Yengeç insanına hitap eder. Tatilde, o yörenin pazarından aldığı sebze ve baharatlarla yemekler yapabilirse çok mutlu olacaktır. Kendini ne kadar çok evinde hissederse, gittiği yerde o kadar çok rahat eder. Tutumlu Yengeç fazla para harcamayı sevmediğinden hesaplı turlarla tatile çıkmak ister. Ailesine bağlı Yengeç burcu, büyük dedelerinin doğduğu yerlere gidip köklerini araştırmaktan heyecan duyacaktır. Aynı şekilde Mekke, Kudüs, Tibet gibi dinlerin doğduğu ya da Kapadokya, Roma gibi dini yerlerin bulunduğu bölgeleri ziyaret etmekten de zevk alacaktır. Bir Yengeç için tatilde ne yaptığı ya da ne aldığından çok neler hissettiği önemlidir.

Burçlar – Aslan Burcu ve Tatil
Günlük yaşantısında bile lükse meraklı olan Aslan burcu, tatil söz konusu olduğu zaman en değişik, en harika tatil için tüm parasını birden harcayabilir. Hatta bu parayı bir araya getirebilmek için uzun bir süre beklemeyi bile göze alır. Rahat edemeyeceği, zor şartları olan bir tatilin anlamsız ve sıkıcı olduğuna inanır. Aslan toplum insanıdır, kalabalıktan hoşlanır. Issız bir tatil yöresi ona göre değildir. Zengin kültürleri olan kalabalık şehirler onu çeker. Özellikle eski sarayları, kaleleri olan yerlerde asaletin izlerini bularak çok mutlu olur. Aslan insanı nereye giderse gitsin parasının yettiği en lüks otelde en iyi servisi almak ister. Gece hayatını sevdiğinden onu dansetmeye, caz konserine ya da tiyatroya götürebilirsiniz. Kendisini gösterebileceği ve herkesi görebileceği barlara, kafelere bayılacaktır. Aslan insanı nasıl yaşanması gerektiğini iyi bilir.

Burçlar – Başak Burcu ve Tatil
Başak, zeki, entelektüel, iletişimci, enerjik ve aynı zamanda üretici bir burçtur. Onun en son isteyeceği sırt üstü uzanarak hiç bir şey yapmadan geçireceği bir tatil olacaktır. Başak insanı hareket ve heyecan aramaktadır. Keşif ve araştırma duygusunu tatmin edeceği yeni yerler ona heyecan verir. Gideceği yer ile ilgili ne kadar çok bilgi toplayıp hazırlık yaparsa, gittiği zaman o kadar çok mutlu olur. En uygun fiyatlı tur ve otelleri araştıracak, eğer yabancı bir ülkeye gidiyorsa o ülkenin dilini biraz öğrenecek, kültürü hakkında bilgi toplayacak, ön hazırlıkların hepsini eksiksiz yapacaktır. Sağlığına düşkün Başak burcu, uzak ülkelere gidemiyorsa, yakınlardaki kaplıca, sağlık çiftlikleri gibi yerlere giderek yenilenebilir. Buralarda egzersiz yapacak, doğa içinde yürüyecek, masaj, sauna, çamur, parafin maskeleri ile baştan aşağı temizlenecek, arınacak, dinlenecek ve kendini harika hissedecektir. Bu şekilde Başak insanı yavaşlayacak ve yerinde durabilecektir.

Burçlar – Terazi Burcu ve Tatil
Oldukça sosyal olan Terazi insanı, tatil için büyük bir şehri ya da hareketli bir tatil yöresini tercih eder. Konforlu ve rahat bir ortamda olmayı sevdiğinden, çadırda bir tatil ona göre değildir. Terazi’ye kamp yapmaktan bahsederseniz faksı ve kablolu TV’si olmayan bir otel demek istediğinizi zannedebilir. Terazi burcu, müzeleri, sanat galerilerini dolaşmayı, alışveriş yapmayı sever ve gece hayatından çok zevk alır. Yengeç insanları tek başına ya da yalnızca bir kişi ile tatile çıkma fikrini hayal bile edemez. Onun için tatil demek, kalabalık ve neşeli insanlarla bir arada eğlenmek demektir.

Burçlar – Akrep Burcu ve Tatil
Akrep burcunun özel hayatı çok önemlidir. Issız, sessiz, sakin, kimsenin olmadığı bir ada, tatil yöresi ya da özel bir tekne tam ona göredir. Yengeç ve Balık gibi duygusal bir su burcu olan Akrep, su kenarında kendini hiç bir yerde olmadığı kadar iyi hisseder. Yoğun duygulara ve tutkulara sahiptir, zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyaç duyar. Kaldığı yerde televizyon ve telefon olmasa da olur ama oda servisine ihtiyacı vardır, şampanya içebilmeli ve kendi müziğini dinleyebilmelidir. Onun için tatil demek, dış dünyaya hazırlanmak ve yenilenmek demektir. Günlük hayatta enerjisini çok yoğun ve konsantre bir biçimde kullanan Akrep, enerjisini çok çabuk tüketir. Issız bir adaya veya tekneye bütçesi yetmiyorsa deniz ya da göl kenarında kitap okuyarak, balık tutarak ve hiç bir şey yapmadan dinlenebileceği sakin yerlerde tatil yapmalıdır. Akrep insanının sahilde uzun yürüyüşlere ve araba ile küçük gezilere çıkmaya ihtiyacı vardır. Kaldığı otelin güzel ve konforlu olmasını arzu eder.

Burçlar – Yay Burcu ve Tatil
Yay burcunun seyahat etmeye karşı müthiş bir tutkusu vardır. Ne kadar uzak ve egzotik yerlere giderse o kadar çok heyecan duyar. Alaska’dan Kenya’ya tüm uzak ülkelere gitmek ister. Zıt burcu İkizler gibi kafaca zorlanmaya ve yeniliğe ihtiyacı vardır. Yolculuğa çıkmadan çok önce gideceği yerin kültürü ve tarihi hakkında bilgi toplar. Lisan konusunda oldukça yeteneklidir ve gideceği ülkenin insanları ile hiç olmazsa biraz sohbet edebilecek kadar o ülkenin dilini öğrenmek ister. Atletik Yay burcu, tatil programını bol fiziksel aktivitelerle doldurmalıdır. Bol aktiviteli, spor faaliyetleri olan tatil köyleri Yay insanı için idealdir. Doğada yürüyüşler, tenis oynamak, yüzmek, koşmak, at binmek ve spor salonunda aerobik dersleri ile çok mutlu olacaktır.

Burçlar – Oğlak Burcu ve Tatil
Oğlak burcu için en ideal tatil, dağlık bir bölgede olacaktır. Bu burç geleneklere ve tarihe önem verdiği için antik ve tarihi yerleri gezmekten büyük zevk alır. Hala arkeolojik kazılar yapılan bölgelere gitmek ya da bu kazılardan birinde gönüllü çalışmak hayatının unutulmaz tecrübesi olacaktır. Oğlak insanı eski, büyük ve geleneklerini koruyan otellerde kalmaktan büyük zevk duyar. İstanbul’da Pera Palas, New York’da Plaza, Londra’da Ritz Oteli gibi. Bunun yanı sıra Oğlak burcu doğada dere tepe yürümeye bayılır. Oğlak, tatilinde biraz iş yapabilirse çok mutlu olur. Bu yanındaki insanı çıldırtabilir ama onun için iş, hayatının bir parçasıdır, ona büyük zevk verir ve bu yüzden de çok başarılıdır. Seyahatinde işle ilgili bir fırsat yakalayabilirse tatil daha da zevkli olacaktır.

Burçlar – Kova Burcu ve Tatil
Sıradan turistik bir tatil, maceracı ve bağımsız ruhlu Kova burcunu sıkacaktır. Dünya kültürlerine, toplumların sosyal yapılarına ilgi duyan, entelektüel Kova, büyük sosyal değişimlerin olduğu Rusya, Çin, Hong Kong ya da Berlin gibi yerlere gitmelidir. Kova burcu bilgisayarı olmadan yaşayamaz, tatilde iken aklı bilgisayarındadır. Diz üstü bilgisayarı varsa her yere taşır, yoksa mutlaka birisi onun için e-mail’ini kontrol ediyordur. Bağımsız ruhlu Kova insanının açık alanlara ihtiyacı vardır. Doğa harikası ıssız yerlerde özgürlük ve keşif duygusunu yaşayacaktır. Her dakikası planlanmış turlar ona göre değildir. Kendi programını kendi yapacağı bir tatili tercih eder. Esintili bir karakteri olduğu için hiç bir gezinin katı kuralları ya da günlük programı olmamalıdır. Sürprizlere ve değişikliklere açık bir tatil düşünmelisiniz.

Burçlar – Balık Burcu ve Tatil
Balık insanı iflah olmaz bir romantiktir. Tatilinden iyice zevk alabilmesi için biraz fantezi olmalıdır. Gerçek, günlük hayata benzeyen sıradan bir tatil ona göre değildir. Su elementi Balık için en iyi tatil, ada ve deniz kenarında olandır. Dalga seslerinin duyulduğu, deniz manzaralı küçük bir otel, hassas Balık insanını rahatlatacak ve sakinleştirecektir. Balık fazla atletik olmayan yaratıcı bir burçtur, bu yüzden ağır sporlar yerine yüzmeyi, kürek çekmeyi, yelkenle açılmayı, şnorkelle dalmayı ve sahilde uzun yürüyüşlere çıkmayı tercih edecektir. Tekne kiralamak harika bir fikir olacaktır, fotoğraf makinesi ile artistik yaratıcı fotoğraflar çekecektir. Balık burcu ayakları temsil eder. Balık insanı özellikle romantik aşk şarkıları ile dansetmeyi çok sever. Sezgileri gelişmiştir ve seyahat sırasında keşfetme duygusu ona zevk verir. Onu yapılması gereken tatil aktiviteleri ile programlamaya kalkmayın. İlginç şeyler bulursa kalmak isteyecek, özgür olamama hissi ise onu rahatsız edecektir.

Burçların Elementleri

Cumartesi, Ağustos 15th, 2009

Burçlar çeşitli şekillerde gruplanmışlardır. Bu gruplamalardan bir tanesi ve en önemlisi de 4 ana elemente göre gruplamadır. Bunlar ateş, toprak, su ve hava olarak nitelendirilebilir. Her elemente bağlı 3 adet burç bulunur.

Ateş Grubu Burçlar : Koç, Aslan ve Yaydır.
Toprak Grubu Burçlar : Boğa, Başak ve Oğlaktır.
Hava Grubu Burçlar : İkizler, Terazi ve Kovadır.
Su Grubu Burçlar : Yengeç, Akrep ve Balıktır.

Pages: Prev 1 2 3 ...15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)