Archive for Ağustos, 2009

Bensiz Öleme !

Salı, Ağustos 18th, 2009

Ne kadar çok kaçsam, o kadar çok kendime dolanıyorum.
Sustuğun sebeplerden doğuyor, çığlıklarım.
Yoksun, kahroluşumla besleniyor olmandan korkuyorum.

En çok dur’umuz çalındı.
O kadar hızlı akıyoruz ki zamanda.
Anlamıyorum kimdin, neydin, kime geldin.
Canımın telaşesi oluyor ellerindeki izler.
Silmeye yeltenmek, silinmeyi anımsatıyor izlerime.
Bensiz öleme..!

Adımın gölgeme tutsak.
Tutsaklığın gönlümde aşkla baki.
Sen kimseleri toplamış bir kimsesizlikle geldin,
Bense beni silip. senden geçtim biz’e.
Yoksun, varlığa niyetli bi susta kundaklandık.
Kan’dın, hayata bağlayan.
Kandırdığın hurilerin ağlayışlarına geldim.
Geldim, gidemedim.

Bilmediğim iklimler geçirdin gözümün önünden,
Rüzgârına kapattım gözlerimi.
Yorulduğum gerçekleri silme yetkin olsaydı keşke bu oyunda.
Beni bilir, sende yaşardım ömrüm boyunca.
Öncesi sonrasında küs.
Hiç gitme..
Bensiz öleme..!

Duyuyorum sessiz sevinişlerimin,
Yüreğimde kalan küslüklerini.
Sadece senden kalıyorum güne,
Ve sadece ben biliyorum yalancı sevmelerinin ağırlığını.
Keşkelerinin büküklüğü yansır elalığıma.
Susarsın, kocaman çığlıklarla.
Görürüm dualarını.
Ağlarsın, mutlulukları arayan yaşlarla..

Aşk geçer, sevgidir yüreğimize çöker.
Aşk hangi masala değse, aşıklar ayrı düşer.
Biz, gerçek bi aşk yerine,
Gerçek bir huzuru seçtik.
Geldik.
Birbirimizsiz ölemedik.
Ölmedik..
Hiç..
Ölemedik..

Ben sende yetim kaldım.
Kaldırımlara ağlattım aslımı.
Elime değdiğinde gözlerinin ıslaklığı,
‘Bu sevda kime fazla geldiyse, ölsün’ dedim..
Bir dua ile sildim ayrılığı.
’sen..!’ dedim..
Bensiz öl(e)me..!

Suskunluk…

Salı, Ağustos 18th, 2009

Suskunluğundan tanırım O’nu… Yüzünde her daim nöbete duran ve içindeki depremi maskeleyen gülücüğü bilirim.
O depremin yüreğinde açtığı derin yarıklardan en küçük bir iz yansımasa da yüzüne, aşinayım ketumiyetine…

Bilirim ki, kabil olsa da, ters çıkarılmış bir kazağı düzeltir gibi içten kavrayıp dışa çevirseniz ruhunu, sanki yıllar yılı söylenmeyip saklanmış, dilin ucuna kadar gelip tutulmuş, tam haykırılacakken içe atılmış yüzlerce sözcük, hafızaya kelepçelenmiş binlerce söz, dile getirilmemiş on binlerce itiraz, akıtılmamış onca gözyaşı ilmek ilmek çözülüp saçılıverecektir ortalığa…

Ama o konuşmaz.

Sabırla dinler, sitemsiz kabullenir ve ruhunun derinliklerine gizlediği çekmecelerde özenle saklar içine attıklarını…

Sadece kendisiyle baş başayken açar onları…

Kimi zaman gizli bir günlüktür çıkan çekmeceden… Yazar; …kimi zaman da sırdaş bir silahtır… Sıkar.

* * *

Niye bazıları ağzına geleni söyleyip rahat uyku uyurken, “içine atan”, sessizliğe gömülüp kendi dehlizlerinin karanlığında yapayalnız kâbuslar görmeyi seçmiştir?
Anlatmazlar ki bilesiniz…

Kimi nasıl diyeceğini bilmediğinden, kimi bildiğini de diyemediğinden, kimi dediği halde kıymeti bilinmediğinden, kimi bir kez deyip yanlış bildiğinden, suskunluğun o huzurlu kuytusuna sığınmıştır.

Sesini en çok yükseltenlerin en haklı sayıldığı bir dünyada, sürüye uyup gürültüye katılmaktansa sessizliğe gömülüp haksız sayılmayı tercih ederek tevekkülle içine kapanmıştır. İç kanamaları zaman zaman ağzından kaçırıverse de, dudağının kenarından sızanın “kızılcık şerbeti” olduğuna inandırır herkesi…

Oysa ne kadar gizlemeye çalışsa da, içindeki fırtınanın birilerine fark edileceği umudunu hep korur. Suskunluğunun her şeyi anlattığını sanır. Sanki onca gürültü içinde birileri gözbebeklerini okuyacak ve konuşmayı bilmeyen bir çocuğun derdini anlar gibi, iç dünyasında çağlayan nehrin sesini duyacaktır. Başını sessizce öne eğişinden, sitemkâr imalarından, dargın yalnızlığından derdini anlayacak, şifresini çözüp sessizliğini sese çevirecek birini bekler umarsızca…

Oysa gürültünün çağında, kimselerin vakti yoktur, anlatmayanın derdini anlamaya…
Kimse kimsenin gözbebeğine bakıp konuşmaz; yüreğini dinlemeye yanaşmaz.

Öyle olunca da hepten içine kapanır “içine atan”… Maddi varlığını dibe çeken bu manevi yükün ağırlığıyla yaşamayı öğrenir. Yükünü sırtlayıp, kendi iç sesiyle sohbet ederek yürümeye koyulur. Kendine yazılmış mektuplar, meçhule karalanmış satırlar, sadece yastığının bildiği sırlarla örer kozasını…

Sabah oldu mu, sahte gülümsemesini yüzüne yapıştırıp hayata karışır.

Anlaşılmadıkça artar ketumiyeti… Rahat hesaplaşanlara özenerek erteler hesaplaşmalarını… Geciktirilmiş her sohbet, vazgeçilmiş her itiraf, gösterilmemiş her tepki birbirine yapışıp koca bir ura dönüşür içinde… Sonra kanser gibi sarar bünyesini…

İçindeki yara, yüzünde gülümseyen maskeyi aşağı çekmeye başlar zamanla… Artık ya içindekileri kusacak, ya da hepten susacaktır.

İşte o zaman, “iç” denilen o dipsiz derinlik, o ne atsan dolmaz sanılan kuyu taşar aniden… Yük, taşınmaz olur. Yıllar yılı sabırla bastırılan volkan, ya umulmadık bir tepki, ya katılırcasına bir ağlama nöbeti veya gizlenmiş bir silah olur, gürültüyle patlar.

“İçine atan”ları bilmeyenler, kestiremezler bu ani tepkinin nedenini… Yanlış yerde ve son günlerde ararlar ipucunu… Oysa onca yılın suskunluğuyla kaynaya kaynaya dolmuştur yanardağ… Ve gün gelmiş patlamıştır.

İntiharı, doğumudur “içine atan”ın… İlk kez yüksek sesle konuşmuştur ve çoğu kez, son olur bu…

Artık geride bıraktığı efsane konuşacaktır, kendisi yerine…

* * *

Tanırım O’nu…
Sessizliğin erdem sayıldığı bu özel dünyanın suskunları bilirler birbirlerini…
Çareyi de bilirler.
Gözbebeklerine bakıp ruhunda kaynayan volkanı sezecek ve şefkatle “içeri” sızıp O’nu yukarı çekecek bir dost elini umutla beklerler.
Beynine ancak o dost eli uzanabilir.
O yoksa yedeği bir kurşundur.

Burçlara Göre Erkekler

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Burçlar – Koç Burcu Erkeği

Spor takılan, maceracı tipleri sever. Hayatı dolu dolu yaşayan kadınlar hayallerini süsler. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? Bu sportmen erkeğe güzel bir sürpriz yapmak istiyorsanız, onu herhangi bir oyuna davet edin ve kazanan için belli bir ödül kararlaştırın.

Baştan çıkarma
“Korunmayı bekleyen masum kız rolünü oynayın.”

Burçlar – Boğa Burcu Erkeği
Boğa erkeği utangaç, duygusal ve lüks yaşayan kızları sever. Onun için hoş bir sürpriz ne alabilir? Evde mum ışığında güzel bir akşam yemeği hazırlayın. Boğa’lar evcil erkeklerdir, bu tür sürprizlere bayılırlar. Onlar için önemli olan kaliteli ortam ve özenle hazırlanmış yemeklerdir.

Baştan çıkarma
“Bir yabancıyla flört edin. Deli olacaktır.”

Burçlar – İkizler Burcu Erkeği
Çekingen olmayan kadınları sever. İlla ki o söze başlasın diye beklemeyin, sohbeti siz de başlatabilirsiniz. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? İkizler erkeği akıllı kızları sever. Onu etkilemek için vücudunuzu değil aklınızı kullanın. Herkesin vücutlarını kullandığı bu dönemde akıl yolunu seçen bir kadın, çok hoş bir sürpriz olabilir.

Baştan çıkarma
“Birkaç gün aramayın, sonra telefon edip onu çok özlediğinizi söyleyin.”

Burçlar – Yengeç Burcu Erkeği
Bir Yengeç erkeğiyle birlikte olmak istiyorsanız, çoğu zaman evde kalmaya veya yıldızların altında dolaşmaya hazır olun. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? Yengeç’ler göz temasına çok büyük önem verirler. Yardıma ihtiyacınız olduğunda, bunu hiçbir şey söylemeden, gözlerinizle isterseniz, mest olacaktır.

Baştan çıkarma
“Erotik kokular.”

Burçlar – Aslan Burcu Erkeği
Kendinden emin, sosyal kadınları sever. Bir Aslan’la yaşamak onunla sahne ışıklarını paylaşmak demektir. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? En gözde partilere davetiye bulun ve birlikte gidin. Sonra da ikiniz için özel bir parti yapmanız hiç fena olmaz.

Baştan çıkarma
“Gösterişli bir kıyafet ve klasik giyimli kadını çok beğenir.”

Burçlar – Başak Burcu Erkeği
Klasik bir arkadaş olan, düşüncelerini söylemekten kaçınmayan bir kadın hoşuna gider. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? Birlikte su kayağı yapın. Suyu çok seven Başak erkeği etrafa sular saçmaya bayılır. Öğleden sonra da ona teklif edeceğiniz bir yüzme sefasına hayır demez!

Baştan çıkarma
“Tahrik edici bakış.”

Burçlar – Terazi Burcu Erkeği
Kolay elde edebileceği tipleri sever; çünkü çok uğraşmaktan ve ısrarcı olmaktan çekinir; Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? Havuz kenarında dikilin ve yanınızdan geçerken onu suya atın. Peşinden siz de atladıktan sonra kurulandığınızda sizi seyretmesine izin verin.

Baştan çıkarma
“Yandan yırtmaç.”

Burçlar – Akrep Burcu Erkeği
Cinsel bakımdan ona uyan ve yüksek libidosuyla başedebilen bir kadın Akrep erkeği için idealdir. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? Eve geldiğinde en kırmızı rujunuzu sürün. En seksi kırmızı elbisenizi giyin (Başka hiçbir şey yapmanıza gerek yok)!

Baştan çıkarma
“Devamlı istekli görünün ve ipuçlarını hiç kaçırmayın.”

Burçlar – Yay Burcu Erkeği
Yay erkeği eğlenceyi ve aşkı seven kadınları tercih eder. Günde 24 saat, haftada 7 gün ilgi beklemeyen kadınlar ise tam onun tipidir. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? Onun kadar iyi poker oynadığınızı gösterin. Bu onu gururlandıracaktır. Üstelik oyunun sonunda ikiniz de kazanacaksınız!

Baştan çıkarma
“Yeni pozisyonlar öğrenin.”

Burçlar – Oğlak Burcu Erkeği
Akıllı, ciddi kadınları sever. Size hayran olmasını istiyorsanız, hayattan ne istediğiniz! ve onu nasıl elde edeceğinizi bilmelisiniz. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? Yatağınıza ipek nevresimler takın, mum İşığında romantik bir yemek hazırlayın.

Baştan çıkarma
“Akıllı kadından hoşlanır.”

Burçlar – Kova Burcu Erkeği
Akıllı kadınları sever. Onun beğenisini kazanmak istiyorsanız her konuda sohbet etmeye hazır olmalısınız. Yani, kültür şart. Onun için hoş bir sürpriz na olabilir? Dürüstlük onun en çok önem verdiği özellikler arasındadır. Ondan ne istediğinizi açık açık söylemeniz ve dürüst olmanız, hoş bir sürpriz için yeterlidir.

Baştan çıkarma
“Bu hippi ruhlu adam kur sevmez. Sutyeninize güle güle giyin.”

Burçlar – Balık Burcu Erkeği
Vahşi bir çocuğu andıran kadınları severler. Hayatın para biriktirmek için değil, yaşamak için olduğunu düşünüyorsanız, tam onun tipisiniz. Onun için hoş bir sürpriz ne olabilir? Her parmağınızı başka bir renge boyayın ve her renk için farklı bir seks oyunu hazırlayın. Çok sıcak saatler geçirip, çok eğleneceğiniz kesin.

Baştan çıkarma
“İlk hareket sizden gelsin.”

Burçlara Göre Kadınlar

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Burçlar – Koç Burcu Kadını

Koç kadını bir erkekten korunmayı, gözetilmeyi beklemez. O, yaşamında kendi yolunda giden güçlü bir kadındır. Bu yolda ona eşlik edecek, kendisi gibi güçlü bir arkadaş ister. Ona sunacağınız romantik bir akşam yemeği, doğal güzellikler içinde dinlenme tesisinde tatil tekliflerine sıcak bakmaz. Birlikte izleyeceğiniz bir basket maçı veya Bungy-jumping gösterisine ise koşarak gelir. Şefkat ve sevgi yerine ihtiras ve cinselliği tercih eder. Kendisi gibi aktif, güçlü ve özgür erkekleri sever.Bir spor karşılaşmasında takımın as oyuncusuysanız ve, o da izleyiciler arasında ise mutlaka size aşık olacaktır.
Karşı koyamayacağı teklif
“Paraşütle atlama kurslarına gidiyorum, sen de gelir misin?”

Burçlar – Boğa Burcu Kadını
Boğa kadını önce aşk ve sevgi ister. Sonra ise hiç kuşkunuz olmasın “para” diyecektir. O, yaşamın güzelliklerinden olabildiğince yararlanmak isteyen hayat dolu bir kadındır. Bunun için de er veya geç paranın gerekli olacağını bilir. Çalışkandır, beraber olduğu erkeğin de çalışkan olmasını ister. Onun için birlikte kazanılan servet, birlikte tadılacak güzelliklerdir. Doğayı, hayvanları, çocukları ve bu zevkleri de onunla paylaşacak erkekleri çok sever.
Karşı koyamayacağı teklif
“Akşamki davetten önce bir kuyumcuya uğramaya ne dersin?”

Burçlar – İkizler Burcu Kadını
Bu havai kadını sürekli aynı kişiyle aynı çatı altında yaşarken görmek zordur. Bu yüzden kıskanç bir erkekle asla beraber olamaz. Onun ufak tefek flörtlerine göz yumacak biri ile rahat eder. Bu, onun için bir oyundur. Bu oyunu onunla paylaşacak erkeklere hemen ilgi duyar. Bunun yanı sıra kendisi ile uzun uzun konuşup tartışacak zeki ve kültürlü erkeklere de hayır demez. Çünkü bu zeki kadının sürekli beyin jimnastiği yapması gerekir. Ruhu her yaşta genç kaldığı için orta yaşlarında genç erkeklerle beraber olmayı sever. Ömür boyu seyahat ve flört edebilecek bir erkeğe hayır demez.
Karşı koyamayacağı teklif
“Bu hafta sonu bensiz bir tatile ne dersin?”

Burçlar – Yengeç Burcu Kadını
Yengeç kadını, bir erkekten; önce kendine, sonra da çocuklarına baba olmasını bekler. Ailesine ve evine düşkündür. Bu konularda saygı ve anlayış bekler. Sevdiği erkeği evinde ağırlamaktan hoşlanır. İlle de bir restauranta gitmek için onu zorlamayın. İyi bir ahçıdır. Problemlerini kendi başına çözebilecek kadar güçlü olmasına karşın ona yol göstermenizden hoşlanır. İhmal edilmeye tahammülü yoktur. Aksi halde başka limanlara sığınabilir. Ufak tefek kaprislerine göz yumarsanız sizi daha çok sever.
Karşı koyamayacağı teklif
“Bu akşam evde kalıp nefis bir yemek yapalım mı?”

Burçlar – Aslan Burcu Kadını
Aslan kadını bir erkekten önce saygı bekler. O bir kraliçedir. Eleştirilmekten nefret eder. İltifatlara ise bayılır, özellikle başkalarının yanında olursa! Onu çadırla seyahat etmeye veya mütevazi bir restauranta götürmeye çalışmayın. O, herşeyin muhteşem olmasını ister. Başarıyı sever, başarılı erkekleri de… Çekingen ve romantik erkeklerden hoşlanmaz. Onun sevgisinden önce saygısını kazanırsanız size aşık olması uzun sürmez.
Karşı koyamayacağı teklif
“Şehrin en saygın ve güzel lokantasında bu akşam yer ayırttım. Bana eşlik eder misin?”

Burçlar – Başak Burcu Kadını
Başak kadını için her erkek çözülmesi gereken bir vakadır. Bu yüzden kendinizi hemen ele vermemeniz gerekir. Sizi çözmesi ne kadar uzun zaman alırsa o kadar uzun süre beraber olursunuz. Ona boşuna kendinizi anlatmaya çalışmayın. O, sizin hiç bilmediğiniz yönlerinizle uğraşır ve kısa sürede kendinizi psikolog sandalyesinde hissetmenize yol açar. Başak kadını ile beraber olacak erkeklerin her şeyden önce zeki olmaları gerekir. 24 saat beraber olsanız da size mektup yazabilir. Bu oyuna katılıp mektuplarına cevap yazarsanız ömür boyu yazışacağınızdan kuşkunuz olmasın.
Karşı koyamayacağı teklif
“Bir satranç partisine ne dersin?”

Burçlar – Terazi Burcu Kadını
Terazi kadını uyumlu bir beraberlik ister. Beraber olacağı erkeğin karakteri, aile yapısı, eğitim düzeyi, boyu, kilosu kendine uygun olsun ister. Şayet uzun boyluysa siz de orta boylu, bu, onun için problem teşkil eder. Futbol maçı seyrederken bağırıp çağıran, konuşurken sesini yükselten erkeklere tahammül edemez. Kendine uygun olduğunu düşündüğü erkekle hemen evlenmek isteyebilir. Çünkü onun için uyumlu beraberlik evlilik demektir. Sanatçı veya sanata ilgi duyan erkekleri sever. Sanatçı olmasanız bile ara sıra resim yapıp bir enstrüman çalıyorsanız, size hayranlık duyar.
Karşı koyamayacağı teklif

Burçlar – Akrep Burcu Kadını
Akrep kadını tutkuludur. Bir erkekten çok fazla şey beklemez. Hatalarıyla, kusurlarıyla sevmeyi bilir. Katlanır, görmezlikten gelir. Ama ihaneti hiçbir zaman affetmez. Akrep kadını ile beraber olan erkek şanslıdır. Çünkü başka hiçbir kadın onu bu kadar sevemez. Şanssızdır. Çünkü onu aldatırsa ömür boyu sevilmeden yaşar.
Karşı koyamayacağı teklif
“Senden başka hiçbir kadının olmadığı bir adada yaşamaya ne dersin?”

Burçlar – Yay Burcu Kadını
Ana diliniz, doğduğunuz ülke farklıysa bir Yay kadınıyla berabersiniz demektir. Yay kadınları yabancı erkekleri sever. Sporcuları da… Çünkü sağlam kafanın sağlam vücutta olduğunu bilir. Bunalımların, derin sorunların adamıysanız yanına yanaşmayın. Kıskanç erkeklere tahammül edemez. Çünkü sizinle beraberken başka bir erkek arkadaşı ile seyahate gider, art niyet gözetmeksizin. Özgürlüğünü kısıtlayacak olursanız en son görüşmeniz telefonla uluslararası elveda görüşmesi olur. Sizden kaçabilmek için mümkün olan en uzak ülkeye gitmiştir.
Karşı koyamayacağı teklif
“You can go your own way.”

Burçlar – Oğlak Burcu Kadını
Oğlak kadını ile beraber olmak için beklemeniz gerekir. Muhtemelen o da sizi uzun zamandır bekliyordur ama bunu hemen belli etmez. Acele ederseniz kaçar. Sizi tanıması ve güven duyması için zamana ihtiyacı vardır. Gerçekçidir, boş hayallere bel bağlamaz. Kısa süreli heyecanlar peşinde koşmak yerine uzun süreli sağlam ilişkileri tercih eder. Sorumluluk sahibi, sevecen, sıcak kanlı, mizah anlayışı olan erkeklerden hoşlanır. Aniden alınan kararlardan, son anda yapılan planlardan hoşlanmaz. Onu bir yere davet etmek istiyorsanız bunu en az bir hafta önceden yapmanız gerekir.
Karşı koyamayacağı teklif
“Bir yıl sonra evlenmeye ne dersin?”

Burçlar – Kova Burcu Kadını
Tutucu ve kıskanç mısınız? O zaman bu kadına yaklaşmayın zaten siz de onu uzaktan bile görseniz imkansız olduğunu anlarsınız. Çünkü Kova kadını dış görünüşü ile bile tutucu insanları çileden çıkartabilir. Romantizm en son başvurmanız gereken silah olmalıdır. Romantik bir aşıktan çok, macera sever bir arkadaşla beraber olmayı tercih eder. Onu elde etmenin tek yolu arkadaşlığını kazanmaktır. Sürprizlere hazırlıklı olmanız gerekir. Çünkü nerede, ne zaman, ne yapacağını kestiremezsiniz. Çok çabuk aşık olur ve çok çabuk bıkabilir. Bu kısa sürede dostluğunu kazanabilirseniz uzun süre sizinle beraber olur.
Karşı koyamayacağı teklif
“Ne zaman istersen beni ara.”

Burçlar – Balık Burcu Kadını
Bu romantik, hassas kadını hafife alırsanız büyük bir yanılgıya düşmüş olursunuz. Çünkü; o hülyalı bakışları, yaşlı gözlerinin arkasında her tür zorluğun üstesinden gelebilecek güçlü bir kadını saklar. Onu elde etmek için en kötü gününüzde yanına gidin. Hemen kendinizi iyi hissetmeniz için elinden geleni yapmaya başlar. Balık kadını için yardım etmek, aşık olmak demektir. Yaptığınız hataları bağışlar, kaprislerinize, huysuzluklarına ses çıkartmaz ama ona kabalık ederseniz; yüzünüze gülmeye devam ederken yavaş yavaş uzaklaşır ve siz nasıl olduğunu anlamadan hayatınızdan çekilip gider. Bu ayrılık sonrası ağlayıp üzüleceğini umarsanız yanılırsınız, çünkü hafızası çok güçlü değildir.
Karşı koyamayacağı teklif
“Lütfen bana yardım et”

Burcunuz ve Karakteriniz

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Burçlar – Koç Burcu Karakteristik Özellikleri

Koç burcu insanı, yaşamı seven ve canlı bir karakter çizer. Hayatı dolu dolu yaşamak ister ve bu amaçla istediği herşeyin peşinden koşar. Hareketli ve enerjiktir. Ancak bu koşuşturmaca içinde öğütlere kulak asmaz ve zaman zaman güç durumlara düşebilir. Sabırsız yaradılışı yüzünden başladığı işleri yarım bırakabilir. Bir işi bitirmeden başka bir işin peşinden koşturur. Espri yeteneği çok gelişmiştir. Diğer yeteneklerine olduğu gibi, bu yeteneğine de aşırı güven duyar. Haksız da sayılmaz. Çünkü yaptığı hicivlerle hiç olmayacak yerlerde herkesi güldürebilir. İyi bir konuşmacıdır. Hayal gücünü kullanarak anlattıklarını daha çekici hale getirebilir. Olayların istekleri doğrultusunda gelişmesini ister. Aksi takdirde sinirli ve huysuz olur. Ancak sinirli hali fazla uzun sürmez ve hemen sakinleşir. Her konuda en iyisini yapmak ister. Birinci olabilmek için elinden gelen herşeyi yapar. Zor koşullara dayanır; kendini kolayca tehlikeye atabilir. Onun için başarı servet değil; ündür.

Burçlar – Boğa Burcu Karakteristik Özellikleri
Boğa burcu insanı bazen can sıkıcı olmasına karşın, genelde sevimli ve sıcak kanlıdır. Nabza göre şerbet vermeyi bildiği için her ortama çabucak alışır. Fakat bu, yabancı insanlara samimi davranacağı anlamına gelmez. Kuşkucu ve kararsız karakterli boğa, yabancılara karşı soğuk ve çekingen olacaktır. Duygularından ziyade mantığını kullanır. Bu nedenle kolay kolay riske atılmaz ve fazla hata yapmaz. Girişeceği iş üzerinde uzun uzun düşünür, her adımı hesaplar. Hazırladığı planın gerçekleşmesi için sabırla bekler. Program yapma hastalığı vardır. Düzenli hareket etmekten hoşlanır. Programlarına gelebilecek en ufak bir aksama Boğa’nın yıkılmasına neden olacaktır. Rahatına fazlasıyla düşkündür. Evinin konforlu olmasına özen gösterir. Ama lüksünden de taviz vermez. Hayatında lüksün yeri büyüktür. Paraya olan düşkünlüğünün nedeni budur. Parayı zevklerine ulaşmak için gerekli olan bir araç olarak görür. Hayran olduğu bir diğer kavram da “başarı” dır. Başarıya ve başarılı insanlara karşı zaafı vardır. Bu insanlarla sıcak arkadaşlıklar kurmak ister. Alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemez. En kötü huyu inatçılıktır. Yönetilmekten ve emir almaktan hoşlanmaz. Fikrini söylediği anda konu kapanmıştır ve bir daha onu asla yolundan çeviremezsiniz. Boğa insanının önemli özelliklerinden biri de estetik zevkidir. Yaşamın artistik yanlarından zevk almayı bilir. Boğa’nın içinde bir sanatçı yatar. Yaptığı işlerde de bu yönünü ortaya koyar.

Burçlar – İkizler Burcu Karakteristik Özellikleri
İkizler burcunun en bilinen özelliği çift karakterli olmasıdır. Ruhsal durumu bir anda değişebilir. Mutlu ve neşeliyken aniden suratsız ve huysuz bir insana dönüşebilir. Onu anlamak zordur. Genellikle haklı olduğunu savunur. Fakat bazen bambaşka bir tutum takınır. Bu değişkenliği çevresini rahatsız edebilir. Ama o, değişkenlikten büyük zevk alır. Bir şeye ya da bir yere bağlı kalmak istemez. Sürekli farklı arayışlar içindedir. Bu arayışları onu farklı ortamlara iter. Konuşma ve blöf yapma yeteneği vardır. Zekidir ve zekasına aşırı derecede güvenir. Öğrenmeyi çok sever. Her işe yatkındır. Hızlı düşünür ve fikirlerini hayata geçirmede bu süratini gösterir. Zora düştüğü durumlarda kontrolünü ve soğukkanlılığını kaybetmeden çözüm üretebilir.

Burçlar – Yengeç Burcu Karakteristik Özellikleri
Yengeç insanı duygusallığıyla tanınır. Duyarlı karakteri nedeniyle insanlara tüm içtenliğiyle yaklaşır; herkese dürüst ve iyi niyetli davranır. Sevdiklerine yardım edebilmek, onları sevindirebilmek için büyük fedakarlıklar yapabilir. Herkesin sorununu can kulağıyla dinler ve çözüm üretmeye çalışır. İnsanlara samimi davranmasının yanı sıra içten içe bir şüphecilik taşır. Bunun nedeni, iyi niyetinden dolayı birçok kez sömürülmesidir. Ayrıca, yapılanı kolay kolay unutmaz ve çok zor bağışlar. En zayıf tarafı dikkatsizliktir. Olayları ve konuşmaları dikkatsizliği yüzünden yanlış anlayabilir. Bu da büyük sorunlara yol açabilir. Eleştirilmekten hiç hoşlanmaz. Daha ziyade övülmek ve desteklenmek ister. Samimi tavırlarına rağmen sert bir görüntü çizer. Bunun nedeni kendini dış dünyadan koruma içgüdüsüdür. Özellikle tehlikede olduğunu hissettiğinde kabuğuna çekilir.

Burçlar – Aslan Burcu Karakteristik Özellikleri
Aslan burcu insanı cesareti ve kendine güveni ile tanınır. Hareketli bir kişiliğe sahiptir. Bıkıp usanmadan çalışır ve bu durumdan asla şikayetçi olmaz. Genellikle başarılı olur ve bununla övünür. Hile yapmaktan hoşlanmaz. Her zaman dürüstlükten yanadır. Kin tutmayan ve bağışlayıcı bir karakter çizer. Ancak kabul edemeyeceği olayları kolay kolay unutmaz. Amacı herkesi ve herşeyi kumanda etmektir. İş yerinde ve ilişkilerinde lider rolünü oynamaktan zevk alır. Etkileyici tavırları sayesinde her istediğini kabul ettirir. Lükse ve zevklerine düşkündür ama paraya bağımlılığı yoktur. Para, standartlarını koruması için gerekli olan bir araçtır. Açık sözlü ve dürüsttür. Çevresindekileri de kendi gibi dürüst zanneder. Bu nedenle aksi bir durumla karşılaştığında üzülür ve sinirlenir.

Burçlar – Başak Burcu Karakteristik Özellikleri
Çalışkanlığıyla tanınan Başak burcu insanı, ideallerine ulaşabilmek için elinden geleni yapar. Bilime ve edebiyata düşkündür. Hayatındaki en önemli konu “iş”tir. Herşeyin en iyisini ister. Bu nedenle kendini olduğu kadar çevresini de devamlı eleştirir ve kolay kolay hoşnut olmaz. Sürekli hareket halindedir. Tembellik yapmak ona zor gelir. Maddesel şeylere ve dış görünüme önem verir. Kendini dış görünüşüyle ifade etmekten hoşlanır. Para biriktirmenin yararına inandığından tutumlu davranır. Geleceğini garanti altına almak ister. Kurallara bağlıdır. Herşeyin düzenli ve yerli yerinde olmasını ister. Kimsenin kendini kullanmasına izin vermez.

Burçlar – Terazi Burcu Karakteristik Özellikleri
Terazi burcu adalete olan düşkünlüğüyle tanınır. Herkese karşı iyi ve adil davranır. Haksızlıklara tahammül edemez. Rol yapmaktan hoşlanmaz. Olduğu gibi davranmak ister. İyi bir konuşmacıdır. Sakin ve yumuşak konuşur. Dinleyenleri hemen etkisi altına alabilir. Önemli kararlar vermekte zorlanır. Bu konuda ince eleyip sık dokur. Fakat kararını verdiği zaman amacına ulaşma yolunda kimse onu engelleyemez. Kolay kolay sinirlenmez. Genellikle naziktir. Ama, arada bir sert çıkışlar yapabilir. Israr onu sinirlendirir. Zorlanmaktan hoşlanmaz. Bu gibi durumlarda sabrını ve nezaketini yitirebilir. Zayıf taraflarından biri de aşırı merakıdır. Başkalarının yaşamına burnunu sokmaya bayılır. Estetik merakı vardır. Hayatındaki herşeyin güzel ve uyumlu olmasını ister. Buna sevgilisi de dahildir.

Burçlar – Akrep Burcu Karakteristik Özellikleri
Akrep burcu insanı kendine her konuda güvenen, kurnaz, enerjik ve marifetli bir kişilik çizer. Yaşamın her alanında tutkuları vardır. Daima başarıyı yakalamak ister. Başarıyı yakaladığındaysa, kendine yeni bir hedef belirleyip yeniden mücadeleye başlar. Kelimelere fazla ihtiyaç duymaz. Çünkü içindekileri gözleriyle anlatır. Bir bakışından sevgisini ya da nefretini anlayabilirsiniz. Kuşkucu bir karaktere sahiptir. Kolay kolay inanmaz. Fakat inandığı konuyu savunurken asla taviz vermez. Fiziksel olduğu kadar manevi açıdan da güçlüdür. Kendini kandırmaz. Gerçekle acı da olsa yüz yüze gelmekten çekinmez. Lüks ve gösterişli yaşamı sever. Çünkü bunlar kendini başarılı hissetmesini sağlar. Herkesin kolay kolay altından kalkamadığı sorunları anında çözebilecek pratik bir zekaya sahiptir. Bunun yanı sıra, ileri görüşlüdür. Geleceğe dair tahminleri genellikle gerçekleşir.

Burçlar – Yay Burcu Karakteristik Özellikleri
Yay burcu insanı özgürlüğüne olan düşkünlüğüyle tanınır. Kısıtlanmaktan ve emir almaktan hoşlanmaz. Olaylar karşısında zayıflık göstermez. Daima güçlüdür. Başkalarının zorlandığı konuları kısa bir sürede kavrar ve pratik çözümler üretir. İçtenliği ve iyimserliği sayesinde birçok dost kazanabilir. Sevilen bir özelliği de adil oluşudur. Hayatın her alanında, herkese eşit davranmaktan hoşlanır. Bir diğer önemli özelliği ise ileri görüşlü olmasıdır. Olayların sonuçlarını, gelecekte olacakları tahmin edebilir. Gelişmiş espri yeteneği ve düzgün konuşmasıyla çevresindekileri etkileyebilir. Gizemli, keşfedilmemiş konular ilgisini çeker. Bu nedenle farklı yerler görmeyi, yeni insanlarla tanışıp değişik kültürler öğrenmeyi sever. Ancak, farklı ilgi alanları bulmasına rağmen alışkanlıklarına da sımsıkı bağlıdır. Kolay kolay onlardan vazgeçemez.

Burçlar – Oğlak Burcu Karakteristik Özellikleri
Oğlak insanı güvenilir ve dürüst olmasıyla tanınır. Disiplinli ve mantıklıdır. Her konuda çok dikkatli davranır. Bu nedenle az hata yapar. Oğlak insanının iki yönü vardır. Biri yabani, diğeri evcil. Oğlak’ın yabani yönü, onu hayatın hareketli ve heyecanlı taraflarına çekerken, evcil yönü onu evine düşkün, anaç bir tip yapar. Bu yönleri sayesinde hayatında orta noktayı bulabilir. Önemli bir özelliği de çalışkanlıktır. Tembellik nedir bilmez. Boş zamanlarında bile mutlaka yapacak birşeyler bulur. İyi bir konuşmacıdır. Nerede, ne diyeceğini çok iyi bilir. Eli açık ve yardımsever bir kişidir. Yardım etmek uğruna kendi çıkarlarından bile vazgeçebilir. Espri yeteneği gelişmiştir. Kısa ve öz cümlelerle çevresindekileri kahkahaya boğabilir. Yeniliklere kolay kolay alışamaz. Alışkanlıklarına ve geleneklere bağlıdır. Gösterişten hoşlanmaz. Sakin ve huzurlu bir yaşam arar.

Burçlar – Kova Burcu Karakteristik Özellikleri
Kova burcu, insanlara olan sevgisiyle tanınır. Bencil değildir. Başkalarına yardım etmek onu mutlu eder. Yakınlarının üzüntü ve mutluluklarına ortak olur. Tüm bu takdir toplayan yönlerine rağmen o, daima alçakgönüllü davranır. Kova burcunun bir özelliği de, gerçekçi olmasıdır. Herşeyi olduğu gibi kabul eder. Hayallere dalıp gerçek hayatı unutmaz. Dünyayı güzelleştirmeyi, insanları mutlu etmeyi amaç edinmiştir. İnsanları ırk ya da cinsiyet gözetmeksizin sever; herkese yardım etmek ister. Alışkanlıklarını sık sık değiştirmese de yenilik ve değişikliklere açıktır. İleri görüşlüdür. Yakınları çoğunlukla ona akıl danışır. Özgürlüğüne düşkündür. Bağımsız olmak ister. Bir yere ya da bir kişiye bağlanmaktan hoşlanmaz. Boş zamanlarında günlük hayatın dışında, farklı uğraşlarla ilgilenir.

Burçlar – Balık Burcu Karakteristik Özellikleri
Balık insanı, cömertliği ve hassaslığıyla tanınır. Zor durumda olan insanlara yardım etmek ister. Kendini beğenmiş değildir, ancak yaptığı iyiliklerden bahsetmekten hoşlanır. Çünkü takdir edilmek ve başkalarını da bu gibi yardımlar yapmaya yöneltmek ister. Geleneklere ve kurallara bağlıdır. Dürüstlük onun için çok önemlidir. Duyarlı olduğundan büyük acıları kaldıramaz. Böyle durumlarda gerçeklerden kaçar ve hayal dünyasına sığınır. İçinde gizli bir sanatçı yatar. Düş kurma yeteneği sayesinde sanatsal yeteneklerini geliştirebilir. Sonunda, ortaya mükemmel sanat eserleri çıkarır. Ancak kendine güveni olmadığından, biri onun bu yönünü keşfedene dek sessizce çalışmalarına devam eder. Estetik zevkleri gelişmiştir. Yaşadığı yerin konforlu olmasının yanı sıra, zevkli olmasına da dikkat eder. Evinde yakınlarını ağırlamaktan hoşlanır. Çok iyi bir ev sahibidir. Bir huyu da inatçılığıdır. Damarına basıldığı zaman bu huyu ortaya çıkar ve fikrini değiştirmek neredeyse imkansızlaşır

Sedef Çiçeği

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Mahkeme salonunda, seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla suskun, Nine’nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri ve keskin çizgileriyle bıkkın bakışları süzüyordu etrafını…Ve Hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle, sözü yaşlı kadına verdi, hakim…

“Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun…?”
Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp,
kısılmış sesiyle konuşmaya başladı…

“Bu herif yetti gari, 50 yıldır bezdirdi hayattan…”
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu mahkeme salonunda… Sessizlik bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu, kimbilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın ardından…Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı, kadın neler diyecekti..Herkes onu
dinliyordu.. Yaşlı kadının gözleri doldu…Ve devam etti…

“Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim…O bilmez…50 yıl önceydi.. O çiçeği bana verdiği çiçeklerin arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm..Yavrumuz olmadı, onları yavrum bildim…Bir süre sonra çiçek
kurumaya başladı. O zaman adak adadım… Her gece güneş açmadan önce bir
tas suyla suluycam onu diye…İyi gelirmiş dedilerdi…50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben sulayım demedi… Taki geçen geceye kadar…o gece takatim kesilmiş..uyuyakalmışım…Ben böyle bir adamla 50 yıl geçirdim… Hayatımı, umudumu herşeyimi verdim…Ondan hiçbirşey göremedim..Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim…. Onsuz daha iyiyim, yemin ederim.”

Hakim, yaşlı adama dönerek ;

“Diyeceğin bir şey var mı baba” dedi.

Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın
utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle hakime yöneldi.

“Askerliğimi, reisicumhur köşkünde bahçevan olarak yaptım, o bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim… Fadimemi de orada tanıdım…Sedefleri de… Ona en güzel çiçeklerden büketler verdim…O çiçeklerle doludur bahçesi…Kokusuna taptığım perişan eder yüreğimi…İlk Evlendiğimiz günlerin birinde boyun ağrısından onu hekime götürdüm…
Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir,
kötüleşir dedi..Her gece uykusunu bölüp, uyansın, gezinsin dedi… Hekimi
pek dinlemedi, bizim hatun…lafım geçmedi… O günlerde tesadüf bu çiçek
kurudu…Ben ona gece sularsan geçer dedim..Adak dilettim…Her gece onu uyandırdım. Ve onu seyrettim… O sevdiğim kadının yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim…Her gece o çiçek ben oldum…Sanki…Ona bu yüzden tapabilirdim…” dedi adam o yaştaki bir adamdan beklenmeyecek
ifadelerle…

“Her gece O yattıktan sonra uyandım… Saksıdaki suyu boşalttım… Sedef gece sulanmayı sevmez, hakim bey..Geçen gece de… Yaşlılık.. Ben de uyanamadım.. Uyandıramadım…Çiçek susuz kalırdı amma , kadınımın boynu yine azabilirdi… Suçlandım..Sesimi çıkartamadım…”

O an Mahkeme salonunda herşey sustu…

Ertesi sabah gazeteler “Sedef susuz kaldı” diye yine yalnızca neticeyi
haber yaptılar…

Bitmeyen Sevgi

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi… Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller… Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemliside özlem ve hasret kokuyordu güller… Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi, ” Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum ” dedi. Az sonra sevdiğini göreceği için kalbi yine deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla buluşacağını hayal etse kalbi yine böyle yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerinde rağmen ikiside sevgisinden hiç birşey kaybetmemişti.. Onları hiç birşey ayıramazdı… Ne hasret, ne ayrılık, nede ölüm… Genç adam telaşla saatine baktı. Sevdiği yine geç kalmıştı, 1 dakika geç kalmıştı. Üstelik o, sevdiğini bekletmemek için dakikalarca önce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Oysa o her zaman bunu yapıyordu. Devamlı kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru olurmuş diye düşündü… Ve gözlerini önündeki uçsuz bucaksız denize dikti.. Denizin sonu yok gibiydi, tıpkı sevdiği kıza olan aşkı gibi denizinde sonu yoktu. Sonsuzluğa uzanıyordu…Aslında bugün onlar için çok özel bir gündü. Kendi aralarında sözleneceklerdi. Delikanlı öncebunu sevdiğine açmış, sonrada gidip 2 tane yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir günde bari, onu bekletmemeliydi.. Ama alışmıştı artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim diye düşündü. Güllerin yaprakları nedense hala yaşlı idi. Bir türlü anlamıyordu onları. Herşey bu kadar güzelken neden ağlıyorlardı ki ? İşte az sonra sevdiği gelecek, ona sarılacak, kucaklaşacaklardı…Sonra söz yüzüklerini takıp, evliliğe ilk adımlarını atacaklardı. Genç adam öyle heyecanlıydı ki sevdiğine kavuşmak için can atıyordu… Martılara baktı, birbirleriyle oynaşıp, uçuşan martılara… Ne kadar güzel dansediyorlardı havada. Tekrar saatine baktı genç adam. Endişelenmeye başlamıştı. Sevgilisi yine geç kalmıştı, hemde çok… Bu kadar geç kalmaması gerekiyordu. İşte hergün burada buluşmak için sözleşmiyorlar mıydı? Her gün sahilde, martılara bakarak, denizin onlara anlattığı masalları dinleyerek birbirlerine sarılıp hasret gidereceklerine söz vermiyorlar mıydı ? O zaman neden gelmemişti yine ??… Aklına kötü düşünceler gelmeye başladı. Hayır.. hayır..olamazdı. Sevdiğine birşey olamazdı. Onsuz hayat yaşanmazdı ki… O ölse bile devamlı benimle yaşar diye düşündü genç adam. Bunun düşüncesi bile hoş değildi. Gözlerini yere indirdi. Gözyaşlarını kimsenin görmesini istemiyordu. Zaten nedense etrafındaki insanlar ona sanki kaçık gibi bakıyorlardı. Rahatsız olmaya başladı bakışlardan. Artık bıkmıştı… Yine sevgilisi geldi aklına.. Neden gelmedi acaba diye düşünmeye başladı. Gözlerini kapattı. 7 sene oldu dedi. 7 senedir hergün bu sahildeydi, sevdiğini bekliyordu. Daha fazla dayanamadı. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden bir damla daha yaş güllerin üzerine damladı… Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gidiyim diye mırıldandı…Hiç olmazsa gülleri her zamanki gibi yanına koyar, ona vermiş olurdu… Genç adam ayağa kalktı.Sevdiğiyle buluşmak üzere, yeşil tepenin ardındaki kabristana doğru yürümeye başladı…

Gitarcının Aşkı

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Sabah erkenden gitarını alıp evden çıktı…posta kutusu boştu gene. Yoo, hayır. Beyaz birşeyler vardı. Kalbi hızla çarparken, kutuyu açıverdi.Elektrik faturası gelmişti…hem de herzamankinden “hoş” bir miktarda…Başka birşey olmadığını bildiği halde, gene kutunun içine bakti…Bo$…Dışarısı, ne soğuk ne de sıcak…kapalı bir havaydı.Yağmur yağmaması için dua etti…şemsiye evde kalmıştı ne de olsa…Karşıya geçmek için trafik lambalarının yanında durdu…önünden son sürat geçen araba, bütün çamuru sıçrattı…en sevdiği siyah pardesüsü de batmıştı…karşıya geçti.Karnı açtı…Her pazar sabahı uğradığı cafe’ye gitti…”tadilat nedeniyle kapalıyız” yazısını okurken, gülümsedi…aklına mezar taşına yazılabilecek bir şey geldi “Tadilat nedeniyle oldu…açlıktan”…neyse dedi kendi kendine” o kadar da aç değildim”…sonra bi yerlerde yerim diye düşünerek yürümeye başladı. Derken yanından geçen bir grup çocuk, ona sertçe çarptı. Yere yığıldı.Karşısında, evin balkonunda oturan bir grup genç kız, gülüyorlardı…ona gülüyorlardı…Ayağa kalkarken, cebindeki bozuklukların düştüğünü farketti. Herbiri ayrı bir yöne yuvarlanıyor…çatlaklardan, deliklerden düşüp kayboluyordu.Parası da gitmişti.Bi gitarı, bi de canı vardı…Yemek yiyecek,eve gidecek parası kalmamıştı…yorgundu. Mektup yazmayan, arayıp sormayan, çok sevdiği o kızla bir zamanlar gittikleri parkı hatırladı…orada küçük çocuklar bileklik, kolye gibi hediyelik eşya satarlar…müzisyenler maharetlerini gösterir, para kazanır,kızlara hava atarlardı…Parktaki o eski nese kalmamıştı.Yolun kenarına geçti. Elindeki gitar çantasını yere koydu. Gitarını çıkarıp, o “en” hüzünlü besteyi çaldı…sonra, o kıza bestelediği parçayı…ve bir başkasını…ve bir başkasını…çaldı…çaldı. Kulağına gelen takırtı sesleriyle kafasını kaldırdı. Gitar çantasına para dolmaya başlamıştı. Sonra, neşeli bir parça çaldı…para geldikçe,şarkılar daha bir hareketli, daha bir neşeli oluyordu…Güneş batmaya başladı… İleride zabıtalar göründü…daha fazla kalamazdı orada.Gitarı çantaya koydu ve kalktı…eve gidecek, yemek yiyecek parası vardı… belki kirayı hala veremeyecekti, bu ay…ama, hiç değilse düşürdüğünü karşılıyordu bu miktar…

Derken yağmur başladı…Eve daha çok var, diye geçirdi içinden. Ne zordu hayat!Yağmur altında yürümeyi severdi…ama yalnızken değil.Yalnızken,daha bi ağır yağıyordu sanki yağmur…Daha bir soğuk… Eve vardığında, kuşu öterek karşılamadı onu…sessizlik dolu ev, o an ürpertti…kafesin yanına gittiğinde, minik kuşu kafesin tabanında yatıyordu hiç kıpırdamadan…öylece…”ölüm” dedi…”sürprizleri seviyor” Islak giysilerini çıkardı…kuş gibi o da ölecekti, bu sefil hayatta.

Gitar çantasını açtı, kalan bozuklukları almak için. Arada beyaz bir kağıt gördü…Açar açmaz, yazı tanıdık geldi…o beyaz ellerin yazdığı notu okurken, önce heyecanlandı, sonra üzüldü…Notta: Demek hala bizim parçamızı çalıyorsun…ve yine çok hüzünlü bir şekilde. Beraber aldığımız kuşları hatırlıyor musun? Bendeki bu sabah öldü…ayrılığa dayanamadı herhalde…ama, biz insaniz, dayanabiliriz degilmi? Yarın gidiyorum bu şehirden…kendine iyi bak…hoşçakal! Anladı o an, işlediği hatayı…ne kadar da bencil olmuştu bugüne kadar. O bu şehirdeydi…ve hiç aramamıştı…o arar diye. Şimdi aynı şehirde bile olmayacaklardı. Gün batışını aynı anda izleyemeyecek, aynı ortamda aynı havayı solumayacaklardı…ama, o da affetmezdi ki…yoksa eder miydi?Dal rüzgarı affeder, ama kırılmıştır bir kere, diye geçirdi içinden…Kapı çaldı…ne de çok istedi o an için, kapıdakinin o olmasını…Bu nedenle açmadı kapıyı…o umudu taşımak istedi hep içinde…sonra uykuya daldı…uyanmamak üzere…

Mucize…

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Sally, küçük kardeşi George hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu kurtarabilmek için ellerinden gelen herşeyi yapmışlardı, Georgi’nin yalnızca çok pahalıya malolacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu. Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu Sally: “Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir.” Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally. Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkartarak içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya başladı. Yanılgıya düşmemek için tam üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk paraları. Sonra hepsini cebine koyarak aceleyle evden çıkıp, köşedeki eczaneye gitti. Eczacının dikkatini çekebilmek için büyük bir sabırla bekledi. Eczacı çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl kullanacağını anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın arasında sekiz yaşındaki bir çocukla ilgilenmeye hiç niyeti yoktu ama Sally’nin beklediğini görünce “Evet, ne istiyorsun söyle bakalım” dedi. “Biraz acele et, gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum” diyerek yanındaki şık giyimli adamı gösterdi. Sally “Kardeşim” dedi. Sessizce yutkunduktan sonra devam etti: “Kardeşim çok hasta, bir mucize almak istiyorum.” Eczacı Sally’e bakarak “Anlayamadım” dedi. “Şeyy, babam ‘Onu ancak bir mucize kurtarabilir’ dedi, bir
mucize kaç paradır, bayım?” Eczacı Sally’e sevgi ve acımayla baktı bu kez: “Üzgünüm küçük kız, biz burada mucize satmıyoruz, sana yardımcı olamayacağım” dedi. Sally o kadar kolay vazgeçmek istemedi. Eczacının gözlerinin içine bakarak “Karşılığını ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını söylemeniz yeterli” dedi. Bu arada Sally ve eczacının yanında bekleyen iyi giyimli bey Sally’e dönerek “Ne tür bir mucize gerekiyor
kardeşin için küçük hanım? diye sordu. “Bilmiyorum” dedi Sally. Sonra gözlerinden aşağı süzülen yaşlara aldırmaksızın devam etti: “Tek bildiğim, o çok hasta ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi ve ailemin de ameliyat için ödeyebilecekleri paraları yok. Ama babam ‘Onu ancak bir mucize kurtarabilir’ deyince ben de paramı alıp buraya geldim.” “Ne kadar paran var?” diye sordu iyi giyimli adam. “Bir dolar ve onbir sent” dedi Sally. “Ve dünyadaki tüm param bu!” “Bu iyi bir şans, küçük kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucize için yeterli bu para” dedi, iyi giyimli adam. Adam bir eline parayı aldı, öteki eliyle de Sally’nin elini tutarak “Beni yaşadığın yere götürür müsün lütfen?” diye sordu. “Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum” dedi. İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong’du ve George için gerekli olan ameliyatı yapabilecek tanınmış bir cerrahtı. Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı. Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı. Anne “Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu maliyeti ne kadardır merak ediyorum” dedi. Sally kendi kendine gülümsedi. O bir mucizenin kaça malolduğunu çok iyi biliyordu. Tam tamına bir dolar ve onbir sent!…

Dizimdeki Yara İzleri !

Pazar, Ağustos 16th, 2009

Yaşı yeterince olgun olanlar hatırlarlar.. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde çok güzel bir ülkede mahalleler varmış. Bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş. Dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner beraber olacakları anları iple çekerlermiş. Kavga etseler de kin tutmaz her gün yeniden dünyalar kurarlarmış. Herkeste paylaşma duygusu sevgi ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş. O zamanlar çocuklar okula servis ile değil köşe başında buluşarak giderlermiş. Onların yolunu gözlememiş evdeki bilgisayar şehrin en iyi dershanesi hazırlık kursları. Bilmezlermiş hamburgeri MTV’yi interneti cep telefonunu tetrisinintendoyu… Bilirlermiş duvarların üzerinde sohbet etmeyi hatıra defterleri doldurup sevgileri keşfetmeyi. Bilirlermiş horoz sekercisini elleri kirli macuncunun tornavida ile koyduğu rengarenk macunları. Eve gitmeyi unutmayı hava kararınca dayak yemeyi sonra bir ıslıkla tekrar aşağıya kukalı saklambaca kaçmayı. Bilirlermiş o hakkında türlü şeyler söylenen evdeki garip adamdan korkmayı küsmeyi ayni kıza asılmayı torbalarla misket toplamayı gıcır köstek ayırmayı değiş tokuş kaybedince kapişi Teksas’ı Tommiks’i Konyakçi’nin dişlerini… İç içe konan naylon topları tastan kale direklerini. Üç korner bir penaltıyı. Üzerine apartman yapılan top sahalarını sonra o apartmana taşınan yeni dostları ve onları kapma yarışını… Otobüsteki biletçinin lastik silgi sarili kalemini yoğurtçuyukalaycıyı hallacı.. Evlerin arkasındaki odun kömür depolarını. Yakar topun yakısını. Mantarlı gazoz kapaklarını yaldız kazımayı. Yandaki mahalle ile alınan kavgayı her kavganın çıkardığı kahramanı-ödleği. Kan kardeşliğini ip atlama lastiğe basma topaç virtiözlügünü çelik çomağı kırılan camları toplanan paraları.. Açık hava sinemalarını frigo-buzu… Sonra zamanla bu güzel ülkede durumlar değişmeye başlamış. Yaslar ilerledikçe bu birliktelik koruma kollama duyguları bu mahallenin çocuklarının başlarına çok isler açmış. Daha sonra işsizlik hayat pahalılığı enflasyon köseyi dönme adamını bulma mali götürme falan derken herkes yüzünde soluk bir bakış içinde hayatin yenilgisi çaresizlikleritatminsizlikleri ile başbaşa kalmış. Çocukları mi? Çocukları simdi koca koca apartmanların arasında nefes alınmaz bir havada evlerinde sanal bir dünyada emniyet içinde ve yalnız yaşıyorlar. Anneleri babaları onları çok seviyor. Beta kapmasınlar diye kalabalık ortamlara hiç sokmuyor. Hafta sonları hep beraber Karum ya da Galleria’dalar. Okul servisleri çocukları neredeyse yataklarından alıyor Çocuklar trafik kaygısıyla kösedeki markete dahi gönderilmiyor. Babalar şirketlerin bilançolarını çocuklar da dershane reytinglerini izliyorlar. Hepsi birer test uzmanı sayısal-sözel yuvarlanıp gidiyorlar. :-) :-):-):-)ek oynamayı değil ama taban puanları çok iyi biliyorlar. Hayata açılan pencereleri; Windows 95 98… Onlar ekrana ekran onlara bakıyor ve koca bir hayat dışarıda akıp gidiyor… Ve şehrin dışında ağaçlar; tırmanacak salıncak kuracak kalp kazıyacak mahalle çocuklarını bekliyor. Paylaşmayan yalnız bencil kafesler içinde gürbüz güvendeki çocukları… Hiç sopa yememişağaçtan düşmemiş topu yandaki bahçeye kaçmamışdizlerinde yara kabukları olmamış çocukları..

Pages: Prev 1 2 3 ...15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)