Archive for Ağustos, 2009

2090 Türkiye Levhaları

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Kurbanlik sibernetik organizmalarinizin titanyum kaplamalarini türk hava kurumu?na bagislayiniz.
- Dkkat!..meteor düşebilir..
- Lütfen uzaya tükürmeyiniz.
- Buraya uranyum döken eşektir..
- Türbeye chip, süper iletken materyal, fiber optik kablo bağlamayiniz..
- Silikon bazli, display ozellikli kaldirim taslarinin degismesinden dolayi verdigimiz rahatsizliktan ötürü özür dileriz (çemişgezek büyükşehir belediyesi)
- Galaktik yol, indirme bindirme yapılmaz.
- Oy kullananlar lütfen parmaklarınızı radyasyonlu sıvıya istenmeden batırınız..
- Galaktik yolculuklarda lütfen ışın silahınızı görevli androidlere veriniz.
- Bina ici isinlama kabini 4 kisiliktir. 12 yasindan kucuklerin yanliz binmesi yasaktir.
- Işınlanırken burun karıştırmak bünye kısa devresine yol açabilir.
- Süpersonik atomik lazer güç üniteli testereyle odun kesilir..
- Lutfen yerlere chip atmayiniz
- Seyir halindeyken flymobil tuvalet deposunu boşaltmak yasaktir..
- Van kedisi ve sivas kangal kopeginin klon cihazina sokulmasi yasaktir..
- Telepati hattinda frekanslarin saglikli işlemesi için yuksek sesle konuşmayiniz, gegirmeyiniz
- Işinlanma odasina evcil hayvanla girmek yasaktir..
- Buraya çöp döken mutanttır..
- Galaksi hava boşluğunda sollama yapmayınız
- Dikkat azami hız 30 ışık yılı..
- Trafik uyarı simgelerini işın tabancasıyla yakmayınız
- Lutfen jupiter ayilarına kabuklu yemis atmayin.
- Bu bölümde sanal sigara icebilirsiniz..
- Kapalı yerlerde uranyum ve uranyum ürünlerinin kullanılması tck xyzkl numaralı yasası gereği yasaktır…
- Dikkat türk çıkabilir ve de düzebilir..
- Lütfen androide pasonuzu istemeden gösteriniz.
- Seyahat esnasında güneşe yakın bölgelerde osurmamaya özen gösteriniz.
- Dikkat ! uzay gemisi çıkbilir …
- Robotlara hidrolik yağ ikram etmeyiniz …
- Galaktik yolculuk sırasında insan ve android lerin ikramlarından almayınız

Hakemlerin Kulaklık Geyikleri

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Bu sezonun başından beri süper lig maçlarında kulaklık uygulamasına geçen hakemlerimiz arasında maç sırasında ilginç diyaloglar gelişiyor. Orta hakem, 2 yardımcı hakem ve dördüncü hakem arasında geçen diyaloglarda pozisyonların ilginç tartışma ve değerlendirmeleri yapılıyor.

Hakemler arasındaki en ilginç diyalog daha maçın başındaki İstiklal Marşı sırasında gelişiyor. 4 hakemin de kulağında kulaklık olması ve birbirlerinin sesini net olarak duymaları nedeniyle, marşı yüksek sesle okumamaları isteniyor. Genellikle marş öncesi orta hakem sessiz bir şekilde arkadaşlarını “Beyler İstiklal Marşı, lütfen yüksek sesle okumayalım, patlıyor, kulaklarımız gidiyor, play back, play back okuyalım” diye uyarıyor.

İşte hakemler arasında gelişen diyaloglar :

Bir geri pas sırasında yardımcı hakemden orta hakeme :

“Abi eline alırsa kesin geri pas olur…Abi geliyo toooop….Abi eline alıyooooooo…Abi geri paaaaaas”

Orta hakemden, yardımcı hakeme :
“Ya yavrum bir tepki ver. Faul mu devam mı ?..Hiç olmazsa konuş oğlum, niye kulaklığın var…Konuuuuuuş”

Orta hakemden, 4. hakeme :
- Üç iyi mi ?
- Abi kim iyi mi ?. Sakatlık mı var ?
- Evladım saat, saat !.. 3 dakika iyi mi ? Soranda kabahat zaten, göster göster…

Yardımcı hakemden orta hakeme :
-Adama bak şu golü atamadı hocam…
-Boş kaleye atamadı beeee….

Çizgi üzerinde giden bir pozisyonda yardımcı hakem- orta hakem diyaloğu :
- Çıkmadı babacığım…Çıkmadı abiciğim. Devam devam…
- İyi bak yavrup, iyi bak…
- Vallahi çıkmadı hocam devaaaam…
- Akşam TV’den bakarım…İnşallah çıkmamıştır.. Yoksa var yaaaaaaa…

Yardımcı hakem- orta hakem diyaloğu… :

- Abi hareket sarı kart
- Yok canım abartma, bizi mi yakacaksın…Pozisyona çok yakınım, karışma…

Ve bazı diğer diyaloglar:

“Attı kendini hocam, faul değil….Bravo…”

“Bipim çalışmıyor hocam, ofsaaaaaayt”

“Arkanda didişme var hocam, didişmeeeee”

Tan-Sözümü Tutamadım

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Sana bir şarkı daha yapacağım
Adı unuttum seni olacak

İyi niyetle söylenen
Yalanlar günah olmazmış
Bilmiyorum
Niye söyledim hasta kalbime
Uyudum yenildim
Zamana direndim
Kurduğum hayalmiş affet
Yarım aklıma yenildim
Mühim olan sadece sendin

Sen yoksan çiçek de yok
Hayatta yok
Bebekte ondan sonra
Ölüm mü olur
Zaman mı durur
Ruhum kafeste

Unuturum demiştim ya
Sözümü tutamadım gülüm
Öyle bir unutmak ki
Zor gelir sanki bir ölüm
Her defasında anlattım
Yalnız sen beni ağlattın
Şimdi bir tek dileğim var
O gül yüzün solmasın

Tan- Ziyan

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Gitme diye mi kavgam
Yasamayi mi sectim
Askta gurur olmazmis
Yalnizlik kötü bir secim
Sensizlik aci bi bicim

Aglarsa anam aglar
Yalan olur gerisi beni anlamaz
Hic olmazsa nasibim olur
Beni de vur yaban ellere güven olmaz

Bu kalbin hep sesi kesik sana ezik
Boyu gayri civan durmaz
Bir sey daha var düzeni bozuk
Yarasi derin icinde de can durmaz

Susarim sözünü tutarim
Nefesinle hayat bulurum
Söz buyur sana kul olur
Bu can bin de bin kere ölür

Git deme kurban olurum
Senle yasadim son bulurum
Yillarim zindanim olur
Sensiz zarar ziyan olurum

Tan- Yıldızlarda Kayar

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Karanlık gecelerimin yıldızı senn

Yıldızlarda kayar durmaz yerinde
Solar güzelliğin kalmaz yüzünde
Sensiz can verirken
Son nefesimde bir yudum su vermeye
Gelemezmisin gelemezmisin?

Sensiz can verirken
Son nefesimde bir yudum su vermeye
Gelemezmisin gelemezmisin?

Ayrılık dünyamı karartmadan gel
Simsiyah saçımı ağarmadan gel
Şimdilik güzelsin herşey seninle
Seni son bir defa görmem belkide
Aaahhh…

Yıldızlarda kayar durmaz yerinde
Solar güzelliğin kalmaz yüzünde
Sensiz can verirken
Son nefesimde bir yudum su vermeye
Gelemezmisin gelemezmisin?

Sensiz can verirken
Son nefesimde bir yudum su vermeye
Gelemezmisin gelemezmisin?

Karanlık gecelerimin yıldızı sensin
Hep böyle bekletip hep söyletirsin
Hep yalan yeminler hep yalan sözler
Birgün gerçek olup gelemezmisin gelemezmisin?

Yıldızlarda kayar durmaz yerinde
Solar güzelliğin kalmaz yüzünde
Sensiz can verirken
Son nefesimde bir yudum su vermeye
Gelemezmisin gelemezmisin…

Gülben Ergen- Kanıma Dokunuyor

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Ben seni ömürlük sevdim
Hain sen usandım
Kanıma dokunuyor ne yalan söyleyeyim
Zulüm mü kuşandın?

Dönde bir halime bakıver bari
Nerelerdesin be öldün mü?
Elleri sevdin de iyimi oldu
Benden hasını gördün mü?

Canımın içi kalk yaraları sar
Toz duman bak buraları dar
Yağmadan şakaklara kar
Gelmezsen geleceğim

Kendimi senden kaçıramadım yar
Kalbimi yeniden uçuramadım
Adaklar adadım bir kere daha sar
Yedi bahar oldu hiç uyuyamadım

Ben seni ömürlük sevdim

Gülben Ergen- Giden Günlerim Oldu

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hâlâ
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
susmanda yeterdi son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmende yeterdi geri gelmem için hayata

Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak

Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hâlâ
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
susmanda yeterdi son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmende yeterdi geri gelmem için hayata

Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak

Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak

Beni alsalar ipe koysalar
Hala titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Hâlâ bekliyorum bak

Gülben Ergen- Söz

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Ne yeni güne uyanmak
Ne uyanmak nede hayat endişesi
Dahada kötüsü var su bile sensiz içilmiyor
Nefes alışlarım gündelik telaşlarım
Sohbeti hoş arkadaşlarım sensiz çekilmiyor
Ne kadar hoştu aydınlık bazen loştu
Kaçan hiç bir şey yoktu neden bu kadar koştuk

Söz bir daha kırmam seni
Üzerine titrerim ilk günkü gibi
Anladım ne çok sevmişim seni
Orta yolu buluruz gel yeterki

Bir Umudum Olsun Diye

Cuma, Ağustos 21st, 2009

Küçük balık yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye. Önce müthiş bir acı duydu dudağında. Gümbür gümbür oldu yüreği, sonra hızla çekildi yukarıya. Aslında hep merak etmişti, denizlerin üstünü. Neye benzerdi acep gökyüzü. Bir yanda büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu. “Dudağı yanıklar” denir, şanslıdır onlar. Hani görüp de gökyüzünü, insanı, oltadan son anda kurtulanlar. Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu. Küçük balık anladı yolun sonunun geldiğini. Koca denizlere sığmazdı yüreği, oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüreği. İnsanlar gelip geçtiler önünden. Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine. Yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu. Son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu. İşte tam o sırada eğilip aldım onu, yürüdüm deniz kenarına. Bir öpücük kondurdum başına. İki damla gözyaşından ibaret, sade bir törenle saldım denizin sularına. Bir an öylece bakakaldı, sonra sevinçle dibe daldı gitti, tüm kederimi söküp atarak. Teşekkürü de ihmal etmemişti, birkaç değerli pulunu elime avuçlarıma bırakarak. Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme. Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu diye…

“BİR GÜN” dedim!!!
“BULURSAM KENDİMİ YEŞİL LEĞENDEKİ KÜÇÜK BALIK KADAR ÇARESİZ, SON ANA KADAR HEP BİR UMUDUM OLSUN DİYE…”

Sadakat ve İhanet

Cuma, Ağustos 21st, 2009

İhanetin adı göçmen bir kuşa verilmiş, Sadakatin adı ise bir serçeye.Göçmen kuş bütün bahar ve yaz boyunca Küçük köyün üstünde uçmuş serçeyle beraber Küçük sinekleri,kurtları yemişler,Kış yağmurlarıyla şaha kalkmış,derelerden su içmişler.Masmavi gökyüzünde dans etmişler,Çiçek açan ağaçlara konup,papatya tarlalarında gezmişler…Birbirlerine söz vermiş kuşlar,Ayrılmayacağız diye.Ama kış gelmiş, Göçmen kuş adına yakışanı yapmaya kararlıymış,Serçe ise her zamanki gibi sadık ama sevgi de yabana atılmaz bir gerçek.Ayrılık acı,ihanet kötüymüş serçe için Yaşamaksa önemli imiş göçmen için..O,baharların tatlı eğlencesiymiş sadece Gel demiş serçeye benle beraber…Başka bir bahara uçalım.Serçe ise burda bekleyelim demiş yeni baharı Ama kış acımasızdır.demiş göçmen,Yaşayamayız burda,aç kalır üşürüz Serçe hayır demiş korunuruz kötülüklerinden kışın beraber Göçmen inanmamış serçeye hayır demiş gidelim.Serçe için gitmek nasıl bir ihanetse yaşadığı yere Kalmakta aynı şekilde ihanetmiş sevgiliye Ve karar vermiş sevgiyi seçmiş Uçacakmış yeni bir bahara…Göçmen ve serçe çıkmışlar yola,Ama serçe zayıfmış,onun kanatları uzun uçuşlar için değil.Dayanamayacakmış bu yola Oysa göçmenin kanatları güçlüymüş,Çünkü o hep kaçarmış kışlardan,Hep gidermiş zorluklarından kışın yeni baharlara..Bir fırtına yaklaşıyormuş.Göçmen hızlı gidiyormuş fırtınadan,yakalanmayacakmış..Ama serçe iyice zayıf kalmış,yavaşlamaya başlamış Göçmene duralım demiş artık.Biraz dinlenelim Göçmen itiraz etmiş,fırtına demiş,ölürüz.Serçe çok fırtına görmüş,kurtuluruz demiş.Ama göçmen yürü demiş serçeye birazdan okyanuslara varacağız..Serçe sevgisine uymuş ve peşinden son bir gayretle gitmiş göçmenin..Birazdan varmışlar okyanusa..Kurtuluşuymuş bu büyük deniz Göçmen için çok iyi bilirmiş buraları.Ama serçe ilk kez görüyormuş ve sanki gökyüzünden daha büyükmüş bu yeni mavi,Serçe artık dayanamıyormuş,Son bir sevgi sesiyle seslenmiş göçmene;Artık gidemiyorum….
Göçmen serçeye bakmış, bakmış ve devam etmiş……..
Okyanus çok büyükmüş,serçe ise çok küçük Serçenin sevgisi de çok
büyükmüş ama göçmen çok küçük…
Mavi sularında okyanusun bir minik SADAKAT …
Yeni bir baharın koynunda koca bir İHANET…

Pages: Prev 1 2 3 ...9 10 11 12 13 14 15 ...23 24 25 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)