Mirc İndir

Mayıs 3rd, 2009

Sohbet Girisi

Nickiniz

Sifreniz

BAĞLAN


Chatsayfalari.org Kullanıcıları İçin Özel Hazırlanmış Scripit’imizi Sizlerin Kullanımına Sunuyoruz Keyifli Muhabbetler.

Windows Live yenileniyor

Nisan 29th, 2010

Microsoft, Windows Live Wave 4′ün artık çok yakınımızda olduğunu 2 yeni site ile müjdeledi.

Microsoft yeni Windows Live Wave 4 için yeni bir internet sitesini hayata geçirdi.

Bu intenret sitesinde yeni sürümün reklamı yapılıyor. Sadece 1 sayfa ve 1 video ile başlayan site, birkaç saat içerisindeçok daha fazla detaya kavuştu.

www.windowslivepreview.com adresinden yeni mesajlaşma uygulamasının detaylarını görebilirsiniz.

Bu sitede yer alan indirme bağlantısından henüz halen eski Windows Live Messenger sunuluyor. Henüz aktif hale geçmeyen, daha doğrusu giriş için özel kullanıcı ismi ve hesabı isteyen yeni Hotmail’ın sayfasına da www.hotmailpreview.com’dan ulaşabilirsiniz.

Daha önce sızan ve bu internet sitesinde onaylanan iPhone sürümü, Microsoft- Apple iPhone yakınlaşmasını ortaya koyuyor.

Facebook Chat ve video mesajlarının Messenger’a dahil edilmesi de MSN’i, sadece bir Facebook alternatifinden ziyade, Facebook kullanmayı kolaylaştıran bir araç haline getiriyor. Ayrıca Facebook özellikleri Windows Live Messenger’ı zenginleştiriyor.

En son sürümde HD video sohbet özelliğinin desteklenecek olması da webcam kuşlarının hoşuna gidecek özelliklerden.

Bununla birlikte gelişmiş kullanıcı gizliliği ve güvenliği için gelişmiş ayarlar vaat edilenler arasında. Yeni beta sürümü her an indirmeye açılabilir ve böylece vaatlerin gerçekliğini değerlendirebiliriz…

Chatroulette adlı chat sayfaları portalının tanıtımı esnasında ekranlara skandal görüntüler yansıdı

Nisan 29th, 2010

Alman n-tv kanalında yayınlanan Busch@n-tv programında ‘Chatroulette’ adlı chat portalının tanıtımı esnasında ekranlara skandal görüntüler yansıdı.
Programın sunucusu Leo Busch, dünyanın her yerinden farklı insanları rastgele buluşturarak konuşmalarını sağlayan ‘Chatroulette’ adlı chat portalını tanıtırken programın editörü Moritz Wedel siteyi denemeye kalkınca olanlar oldu!
Önce genç bir adamı karşısında bulan editör ardından webcam önünde masturbasyon yapan bir erkekle karşılaştı. Editör Moritz Wedel durumu toparlamaya çalışsa da görüntüler canlı yayında ekranlara yansımıştı artık

Facebook Chat’te Yazıları Kalın ve Altı Çizili Yapmak

Nisan 25th, 2010

Facebook’taki standart ve basit chat yazı tipinden sıkıldınız mı? O halde size bir önerimiz var.

Facebook’ta chat yaparken herhangi bir yazı tipi seçme şansımız ne yazık ki yok. Bu durum bizim için pek bir sorun teşkil etmiyor ama farklı yazı tipleri de olsa hiç fena olmazdı .

Şimdilik farklı yazı tipi olmasa da altı çizili ve kalın yazılı metinlerle idare edeceğiz. Bunu nasıl yapacağınıza gelince;

Altı çizili yazmak için mesajın başına ve sonuna _ işaretini koyuyoruz.
Örneğin _pdfdergi_ yazdığımızda göreceğimiz sonuç pdfdergi şeklinde olacak.

Kalın yazı seçeneği için de aynı şekilde mesajın başına ve sonuna * işareti koyuyoruz.
Örneğin *pdfdergi* yazdığımızda pdfdergi şeklinde görünüyor.

Ne yazık ki seçenekler arasında italik yazım şu anlık yer almıyor.

Facebook arabesk oldu chat mikrofonu ile amatör şarkısı

Nisan 24th, 2010

Kanal D’de yayınlanan Beyaz Show’un dün akşam ki konukları arasında en çok ilgiyi çeken isim Yunus Emre Behren oldu. “Sen Beni Feysinden Çıkaramazsın” adlı amatör şarkısını canlı yayında seslendiren Behren bir anda fenomen oldu.

Yunus Emre Behren’in Facebook profili bir anda hayranlarıyla dolarken dinleyiciler beğenilerini yorumlarla anlattı.

Bildiğimiz chat mikrofonu ile amatör olarak kaydedilen “Sen Beni Feysinden Çıkaramazsın” şarkısı aslında Karadeniz Teknik Üniversiti TS 61 grubunun ürünü. Behren, grubun iznini alarak üzerinde bazı değişiklikler yaptıktan sonra Burhan Bayar’ın müziğiyle şarkıyı yeniden hazırladı.

İşte Sen Beni Feysinden Çıkaramazsın’ın sözleri…

Dün gece Facebooku açık unuttum
61 bildirimi tek tek okudum
Dün gece Facebooku açık unuttum
58 maili tek tek okudum
Söyle neden birinde bile sen yoksun
Beni Face listenden çıkaramazsın
Beğendileri yok sayamazsın

Kimbilir kimler var şimdi listende
Çevrimdışı oldun çoktan belkide
Şunu bil onlinesin seven kalbimde
Sen beni faceden çıkaramazsın
Listemdeydin beni yok sayamazsın

Dün gece Facebook’ta seni bekledim
Gelmedin kendimi farmvile verdim

Aramızda kalsın az küfür yemedin
Beni face listenden çıkaramazsın
Bana böyle ignore davranamazsın

Resimlerini bile tek tek beğendim
Belliki gözünde banyoda leğendim
Arasıra da olsa da seni dürterdim
Sen beni listenden çıkaramazsın
Etiketleri bile yok sayamazsın

Metis, chat le Destek Hizmetlerinin Kapsamını Genişletti‎

Nisan 24th, 2010

Türkiye’nin köklü çağrı merkezi firmalarından Metis, 2005 yılından bu yana vermekte olduğu “chat”le destek hizmetlerinin kapsamını genişletti. Şirket, bu hizmetine 2009 sonu itibariyle “chat”le müşteri desteği hizmetini de ekledi. Metis müşteri hizmetleri yetkilileri, dileyen müşterilere “chat” ortamında yardımcı oluyorlar. Metis, problemin uzaması, uzaktan bağlantının olmaması ve yazılı iletişimin bir sebepten dolayı yetersiz kalması durumlarında “chat” yerine telefonla da hizmet veriyor. “Chat” esnasında yazılımların ya da programların anında gönderilmesi ve yönlendirilen web sitelerine doğrudan ve kolayca erişilmesi kullanıcılara kolaylık sağlıyor.

Metis Genel Müdürü Aslıhan Tan, Türkiye’de son derece yerleşik bir MSN ve “chat” kültürü olduğunu, özellikle genç müşterilerin telefon yerine “chat” üzerinden destek almak istediklerini söyledi. Tan “Chat’le destek, telefonda müşteri bekletme süresini kısaltıyor. Bilgisayarda internet ortamında vakit geçirirken akla gelen soruları ‘chat’ ile sormak daha kolay. İletişimin gittikçe yazılı ortama kayması ve sürekli online çalışılması, ‘chat’ hizmetini cazip kılıyor” dedi. Tan, “chat” hizmetinin operasyonel anlamda önemli bir kârlılık sağladığının altını çiziyor. Bir müşteri hizmetleri yetkilisi, aynı anda 3-4 kişiyle rahatça “chat” yapabiliyor. Bu da işgücü tasarrufu anlamına geliyor. Tan, “chat” uygulamasında en çok dikkat edilmesi ve kalite anlamında önem verilmesi gereken konunun standart metin (script) olduğunu ifade ediyor “‘Chat’ üzerinden gelen sorular bazen birbirinin çok benzeri olabiliyor. Bu gibi durumlarda, standart metin kullanmak iletişimin hızını artırıyor. Ancak, hazırlanan standart metin kaliteli değilse, müşteri duvara konuşuyormuş veya kendisiyle ilgilenilmiyormuş gibi hissedebiliyor. Bu sebeple, standart metinlerin kişiselleştirilebilir, kısa ve net olması gerekiyor. Kısa hazırlanacak standart metinler hem kesintisiz ve hızlı iletişim sağlıyor, hem de müşteriye okuma ve takip konularında yardımcı oluyor” dedi.

chat kelimesinin türkçe kullanmanın faturası ağır oldu

Nisan 23rd, 2010

HABERSHOW ANALİZ – Kahrolsun “chat dili”, yaşasın güzel Türkçe. “Chat dili” yüzünden futbol dünyası bugün allak bullak oldu. Beşiktaş’la Futbol Federasyonu’nun arasında gerilime neden olan “Chat kelimeleri” neler?

Günün en önemli spor haberi şüphesiz “.BN.” tartışmasıydı.

Haber şöyleydi; Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, 0-0 biten ve Beşiktaş’ın bir penaltısının verilmediği Trabzonspor maçı sonrası Federasyon Başkanı Mahmut Özgener’e bir kısa mesaj çekmiş (veya çektirmiş) o kısa mesajda da şunlar yazıyormuş;

“Kazanmak için bizimde sizin ve hakemler aleyhinde konuşmamızmı lazım. O Levent (.bn.)si senin yanında olduğu sürece bizden sana destek yok. Bundan sonra sizinle uğraşacağız.”

Haber ortalığı karıştırdı. Spor dünyası sabah saatlerinden bu yana haberi konuşuyor. Yıldırım Demirören’in konuyla ilgili açıklaması; “Ben öyle bir mesaj atmadım. Attığım mesajda küfür yoktu” şeklindeydi.

Ve Federasyon gelen tepkiler sonucunda bir açıklama yapma gereği hissetti ve söz konusu SMS’in tam metnini yayınladı. Metinde aynen şöyle yazıyordu;

“Baskan herdalde sizin ekibe kufr ekmrk lazmmiski hakemler ftbolla hentbolu karstrmasnlar ve bn l kizil oldugu surece bndan snra karsndayim saygilar”

Chat diliyle yazılmıştı bu SMS. Ve “Ben” yazmak istenirken “bn” yazılınca kısaltma küfür olarak algılanmıştı. Oysa ki orda “Ben” yazıyordu tam anlamıyla.

Yıldırım Demirören’in yazdığı (veya yazdırdığı) mesajın “öz Türkçe” metni şöyle olmalı;

“Başkan, herhalde sizin ekibe küfrettirmek lazımmış ki hakemler futbolla hentbolu karıştırmasınlar ve ben Levent Kızıl olduğu sürece bundan sonra karşındayım. Saygılar”

Mesaj sadece bir kaç harfe daha fazla basılarak böyle yazılmış olsaydı sabahtan beri yaşanan kriz çıkmayacaktı.

Yani Türkçe’yi doğru kullanarak; sadece TV’lerde veya gazete röportajlarında değil günlük hayatta da doğru kullanarak çok şey çözülüyor gördüğünüz üzere.

Hani derler ya, “Türkçe lastik gibi, nereye çekersen oraya gider” diye. Bu yanlış kullanılan Türkçe için geçerli. Türkçe doğru kullanılma dediğimiz tam anlamıyla, dilbilgisi kuralı hatası yapmadan, mükemmel Türkçe kullanmayı elbette isteyemeyiz ama en azından kelimeleri “eksik harf” kullanmadan yazmamız bile yeterli olur.

bilgisayarı oyun oynamak ve chat yapmak için tercih ettiği belirlendi

Nisan 23rd, 2010

Bilgisayar ve bilgisayar oyunları gençleri büyük bir hızla etkisi altına alıyor. Yapılan araştırmada kullanıcıların çoğunun bilgisayarı oyun oynamak ve chat yapmak için tercih ettiği belirlendi. Bazı kişilerin oyun oynayabilmek için hırsızlık yapıp para dilenmeyi veya okuldan kaçıp ailelerine yalan söylemeyi bile göze alabiliyor.

Kayseri Kılıçaslan Lisesi öğrencileri 12-18 yaş arası gençlere yönelik bilgisayar kullanımı ve oyunlarıyla ilgili yaptıkları araştırmada ilginç sonuçlara ulaştı. İnternet kafelerde bulunan kişilerde dahil olmak üzere 242’si erkek 108′i kız olmak üzere toplam 350 kişiyle görüşen öğrenciler, kız ve erkek öğrencilerin bilgisayarı hangi amaçla kullandığını araştırdı. Erkek öğrencilerin yüzde 41′i bilgisayarı oyun oynamak, yüzde 18′i ise chat yapmak için kullanıyor. Kızların ise yüzde 35′i oyun, yüzde 16’si chat için kullanıyor. Bilgisayarı oyun oynamak için kullanan kız ve erkek öğrencilerin yüzde 90 gibi büyük bir çoğunluğu da bilgisayar oyunlarının zararlı ve bağımlılık yaptığının farkında. Ancak buna rağmen kız ve erkek öğrenciler oyun oynayabilmek için anne ve babalarına yalan söylemeyi göze alabileceklerini belirtiyor. Ebeveynlerden alınan okul harçlıklarının büyük bir kısmı da beslenme ihtiyaçlarında değil oyun oynamak için kullanılıyor. Yapılan anket sonuçlarına göre katılan 12-18 yaş grubu erkeklerin yüzde 88′inin, kızların ise yüzde 84′ünün evinde bilgisayar ve internet bulunuyor. Bilgisayarların yüzde 65 gibi büyük çoğunluğu çocuk odasında bulunuyor. Bu da bilgisayar kullanama süresini ve işlevini çok etkiliyor. Salonda ve oturma odasında bilgisayar bulunduranlar ise anne ve babanın gözetiminde oldukları için kullanım süresini ve oyun oynama zamanını daha düzenli ayarlamak zorunda kalıyor. Evinde interneti olan öğrencilerden sadece yüzde 11′i filtre programı kullanıyor. Bu durum gençlerin oyunlara ulaşmasını ve zararlı sitelere girmesini kolaylaştırıyor. Metin2, Knigt Online gibi şiddet içerikli online oyunlarının oynanmasını da arttırıyor.

Erkeklerin yüzde 48, kızların ise yüzde 34′ünde bilgisayar oyunlarına başlamalarında arkadaş faktörünün etkisi olduğu belirlendi. Oyun oynayan erkeklerin yüzde 48′i, kızların ise yüzde 27’si aksiyon, dövüş ve strateji gibi birbirlerini öldürmeye ve en çok öldürenin kazandığı oyunlarını tercih ediyor. Ankete katılan erkek öğrencilerin yüzde 30′u bilgisayar oyunu oynayabilmek için anne babasına yalan söyleyebileceğini belirtiyor. Yüzde 25′i uykusuz kalabileceğini, yüzde 22’si okula gitmeyebileceğini veya okuldan kaçabileceğini yüzde 1 gibi bir kısmın hırsızlık dahi yapabileceğini yüzde 3′lük grup ise oyun için para dilenebileceğini belirtiyor. Kız öğrencilerde de durum değişmiyor. Kızlarında yüzde 31′i uykusuz kalmayı, yüzde 28′i anne babasına yalan söyleyebilmeyi ve yüzde 23′ü okula gitmemeyi veya kaçabilmeyi göze alıyor.

Projeyi hazırlayarak TÜBİTAK yarışmalarında finale kalan Furkan ve Samet Temizkan, toplumun nabzını kontrol etmek için anket düzenlediklerini anlattı.

iPad, sonunda satışa çıktı

Nisan 7th, 2010

Apple CEO’su Steve Jobs’un ’son devrimi’ iPad, sonunda satışa çıktı. ABD’deki 221 Apple Store’da dün raflarda yerini alan Apple’ın tablet bilgisayarı iPad’i almak isteyenler Cuma gecesinden Apple mağazaları önünde uzun kuyruklar oluşturdu.
16 GB’liği 499, 32 GB’liği 599 ve 64 GB’liği ise 699 dolardan satışa sunulan iPad’i, daha öndeden ön sipariş verenler alabildi. İlk olarak wi-Fi modelelri satışa çıkan iPad için binlerce kişi, ABD saati ile sabah saat 9′da kapılarını açan Apple mağazalarına akın etti.
Wi-Fi’lı modeli 680 gram olan cihazın, 1 Ghz’lik işlemcisi ve 9.7 inçlik ekranı bulunan 16, 32 ve 64 GB’lik üç hafıza seçeneği ile teknoloji dünyasının raflarında yerini aldı. Akıllı cep telefonları ile dizüstü bilgisayar teknolojisini tek bir cihazda birleştiren iPad, 24.2 cm yüksekliğine, 18.9 cm genişliğe ve 1.3 cm’lik kalınlığa sahip. iPhone’daki çığır açan başarısını klavye ve mouse’u tarihe karıştıran, dokunmatik ekranlı tablet PC’si iPad ile laptoplara karşı da tekrarlamak isteyen Apple, “son oyuncağına” gelen siparişleri yetiştirmekte sıkıntı yaşarken, bundan sonraki teslim tarihi olarak ancak 12 Nisan’dan sonraya gün veriyor. Son iki haftada 300 bini bulan ön siparişler, dikkate alındığında Apple’ın bu yıl için 6 ile 7 milyon arasında iPad satması bekleniyor.

ARTIK HERŞEY DOKUNMATİK

Bilgisayar ve internet dünyasını tamamen dokunmatik ekranla işleyen bir platforma taşıyan iPad ile internette gezinip, e-posta gönderilebiliyor. Fotoğraf düzenleyip, yüksek çözünürlükte (HD) video izlenebilen cihaz ile aynı zamanda e-kitaplar da normal bir kitap sayfası çevirir gibi okunabiliyor. İtunes üzerinden binlerce şarkı direk olarak iPad’e indirilebiliyor.

10 ARTISI (+):

1 – 10 saat boyunca şarj edilmeden kullanılabiliyor.
2 – Film ve müzik oynatması dışında yeni başlatılan iBook uygulamasıyla e-kitap okuyucusu olarak da kullanılabiliyor.
3 – Akıllı telefonlardaki mobilite ile dizüstü bilgisayarlardaki işlem gücü tek bir cihazda.
4 – İnce, küçük, hafif vs özellikleri ile dünyanın en kaliteli işçiliği
5 – Şık ve hızlı kullanıcı arayüzü
6 – Kusursuz çalışan takvim, tarayıcı, mail, müzik, video, photo, maps uygulamaları
7 – Çoklu dokunma özellikli yüksek kontrastlı LED ekran
8 – Firmanın iddiasına göre 10 saat gibi yüksek video izleme, wifi bağlantıyla internette dolanma, müzik dnleme süresi 1 ay gibi yüksek bir inaktif standby süresi
9 – iPhone uygulamalarıyla tam uyumluluk, iTunes Store, App Store, iBookstore ile zengin içerik erişimi
10 – Youtube HD video oynatabilme ….Hareket sensörü, pusula, kulaklık, mikrofon

10 EKSİSİ (-):

1 – Web tarama deneyimi için artık olmazsa olmaz bir standart haline gelen Adobe flash yok.
2 – Genişletme slotları yok (kart okuyucu, USB girişi…vb). Fotoğraf ve video gibi dosyaları aktarmak için Macbook, iMac, iTunes yüklü PC kullanmak veya özel aparat (dock) gerekli.
3 – Dahili hoparlörü var ama çıkış gücü ve kalitesi düşük.
4- Multitasking özelliği olmadığı için aynı anda iki uygulamayı çalıştırmak mümkün değil. İnternette dolaşırken veya e-kitap okurken aynı anda bir radyo dinleyemiyorsunuz.
5 – Dahili bir bir web kamerası yok. Görüntülü chat yapabilmek için harici bir donanım gerektiriyor.
6 – Kulaklık ve klavye için kullanılabilen Bluetooth’u başka bilgisayar veya telefonlarla dosya transferine izin vermiyor.
7 – Ekranı geri aydınlatmalı olduğu için e-kitap okuyucuların gözleri için rahat kullanıma uygun değil. Kindle’da olduğu gibi özel görüntüleme teknolojisi yok.
8 – Ortalama bir netbook performansına aşamayan iPad’in fiyatı da yine ortalama bir netbook fiyatından aşağı değil. Ayrıca, e-kitap okumak için ise iki kat daha pahalı.
9 – Flash Player’ı desteklemediği için online olarak erişilebilen Farmville gibi çoğu çevrimiçi oyunu, iPad kullanıcılarının unutması gerekecek.
10 – Ekran, migren gibi hastalıkları olanları, rahatsız edebilir. Notebook’lardaki standart görüş ve kullanım açısına alışmış olanlar için iPad, “iPhone’un biraz büyüğü”den öteye gitmeyebilir.

İnternet henüz Jobs’un devrimine hazır değil

Fotoğraflar, e-postalar, Google Maps vb. uygulamaları iPhone’la benzer şekilde çalışan iPad’te, YouTube’daki HD videolar izlenebiliyor. İnternet tarayıcı olarak tablete uyumlu Safari versiyonu bulunan cihaz, ivmeölçeri sayesinde dikey veya yatay kullanılabiliyor. Cihazın arayüzü, iPhone ekranı gibi çok sayıda uygulama ve kısayol barındırıyor. Apple’ın iPhone’daki en önemli stratejisi olan uygulama dükkanı, iPad için de şimdiden çalışmaya başladı. 150 bini aşkın iPhone’a özel uygulaması olan Apple, şu ana kadar 2 bin 500 civarında uygumayı iPad’e uyumlu olarak sundu. Flash desteği sunmadığı için internet sayfalarının çoğunu elden geçirmek durumunda kalan Apple’ın duyurduğu ve Beyaz Saray’ın ilk olarak listeye girdiği, iPad’e uyumlu internet sitelerinden bazıları ise şunlar: CNN, Flickr, New York Times, Reuters, Time, ESPN, Netflix, NPR, National Hockey League, The White House, Sports Illustrated, People Magazine, Nike, CBS, National Geographic…Bir internet sitesinin iPad’e uyumulu olabilmesi için sitenin Flash içeriğini HTML5′e dönüştürüp Apple’a başvurulması gerekiyor.

İnternet sanal bir dünya değil. Attığınız her adım kayıt altında

Nisan 7th, 2010

TİB İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, “İnternet sanal bir dünya değil. Attığınız her adım kayıt altında. İnternet ortamına giren kişi, önce bu gerçeği kabul etmeli” dedi.

KÖYDEN kente yeni göçmüş insanlar, nasıl olsa beni kimse tanımaz rahatlığıyla olmadık işler yapar ya, internete girenler de, “Burası sanal dünya, kim duyacak, kim bilecek, bilse bile ne olacak” mantığıyla inanılmaz şeyler yapıyor. Chat odalarında, facebook’ta, twitter’da yaşananlar zaman zaman gazetelere yansısa da bunlar devede kulak aslında. Aybersgin alt tarafında ise insanın peşini yaşadıkça, hatta öldükten sonra da bırakmayacak bambaşka bir dünya var.

Yaygınlaşmada birinciyiz

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, Avrupa Birliği Komisyonu’nun, AB’ye üye ve aday üye ülkeler arasında yaptığı araştırmada, internet kullanımının yaygınlaşması açısından Türkiye’nin ilk sırada olduğunu söylüyor. “Bu da çok şaşırtıcı değil” diyor Osman Nihat Şen, “çünkü Türkiye’de internetle yeni tanışan genç bir nüfus var. Bu nedenle internet artık kritik altyapı oldu yani vazgeçilmez bir hale geldi. Bu hızlı gelişme, doğal olarak internetin içeriğini de tartışmaya açtı.”

İnternet içeriği, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tartışma konusu elbette ancak Türkiye’de henüz iş seçiminden eş seçimine uzanan bir çizgide, internetteki ayak izleriniz takip edilmiyor.

CV yerine internet izine bakılıyor

ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerde, artık CV’lere değil, internetteki geçmişinize bakılıyor. Kimi zaman yeniyetme iken yaptığınız bir şaka, kimi zaman çocukça bir kapris uğruna gönderdiğiniz bir mail, kimi zaman sık sık ziyaret ettiğiniz bir site karşınıza ‘suç unsuru’ olarak çıkartılabiliyor. Çünkü, internette bırakılan hiçbir iz kaybolmuyor. İnternet Daire Başkanı Şen’e kulak veriyoruz:

Fazla merak iyi değil

“İnternetteki kayıtlar hiçbir zaman silinmez. Orada attığınız her adım ömür boyu sizi takip eder. Bu nedenle, çocukluktan itibaren interneti kurallı ve güvenli kullanmanız gerekiyor. Çünkü orada yaptığınız her şey Üniversite sınavına girerken de, iş ararken de, eş ararken de sürekli karşınıza çıkacak. Bunu bilin, onun için dikkatli kullanın ve ileride sorun yaşamayın. Batı’da böyle bir kültür yerleşti bile ama bu kültür henüz Türkiye’ye gelmiş değil.” Şen, işin bu safhasında, Türkiye’deki yaygın yanlış anlayıştan da söz etme gereğini hissediyor. Çünkü Türkiye’de hâlâ, “Burası sanal dünya, ne yaparsam yanıma kâr kalır” mantığı egemen:

‘Sanal havanın temizlenmesi’

“İnternette ortaya koyduğunuz bütün görüşler, girdiğiniz bütün tartışmalar, ziyaret ettiğiniz bütün siteler hiçbir yerde olmadığı kadar kayıt altındadır. Genel anlamda diğer kayıt altına almalarda belli bir ölçü vardır ama internette hiçbir ölçü yoktur. Bu kayıt altındalık size zarar getirebilir. Onun için dikkatli olmanız şarttır. Nasıl trafikte güvenli seyahatin birtakım kuralları varsa ve siz o kurallara riayet ediyorsunuz, internette de en az o kadar dikkatli olmanız gerekiyor. Bu olumsuz bir şey değil. Biz bunu internetteki havanın temizlenmesi olarak algılıyoruz.”

Mail’ler asla ‘delete’ edilmez

Peki ya mailler? Gerçek ismimizle eşimize, dostumuza, sahte isimlerle sevmediğimiz kişilere gönderdiğimiz mail’ler, onlar da bir yerlerde kayıt altında mı acaba? Osman Nihat Şen’e kulak veriyoruz: “İnternetteki her şey gibi, doğal olarak mail’ler de kayıt altında. Ama istihbarat servislerinin bunlara bakıyor olması ayrı bir şey; depolaması, hepsini bir yere kaydetmesi ayrı bir şey. Bu birazcık ürkütücü ve herkesi tedirgin edici bir ifade. Ama şunu söyleyebilirim: Önce düşün, sonra paylaş. Çünkü ileride nasıl kullanılacağını bilemezsin. ‘Think before you post,’ AB’nin kabul ettiği bir slogan haline geldi.”

Demokratik olanı tercih ediyoruz

İÇERİK düzenlemesiyle ilgili dünyada iki farklı yaklaşım olduğunu hatırlatan Şen “Bunlardan biri yasaklama ve engelleme, diğeri ise kullanıcı tercihlerini etkileme yaklaşımı. Başta Avrupa ülkeleri, dünyadaki tüm demokratik ülkeler temelde ikinci yaklaşımı benimsiyor. Ancak, bu ülkeler engelleme, filtreleme ve uyar-kaldır uygulamalarını da yaygın olarak kullanıyor. Biz de demokratik yaklaşımı benimsiyoruz” dedi.

Aileler çocukları için tedirgin

OSMAN Nihat Şen, internete bağlı evlerle ilgili şu bilgileri verdi: “10.992 anne ve babayla görüşerek, evlerde kullanılan internetle ilgili bir araştırma yaptık. Ailelerin yüzde 85′i, internet karşısında çocuklarının risk altında olduğunu düşünüyor ve endişeleniyor. Daha ilginç olanı, çocukların yaşı büyüdükçü ailelerin endişe düzeyi artıyor. Çocukları 15 yaşın üzerinde olan ailelerde bu endişe düzeyi yüzde 93′e çıkıyor. Bizim amacımız endişe düzeyini aşağı çekmek, çünkü bu durum interneti tehdit ediyor.”

İnternet artık modern dadı gibi

AYNI araştırma, çocuklarımızın yaşları ilerledikçe interneti sosyalleşme aracı olarak kullandığını da koyuyor ortaya. Söz gelişi, 7 yaşındaki bir çocuğun sosyal ağları kullanım oranı yüzde 8′de kalırken, yaşı 15 olduğunda bu oran yüzde 58′e çıkıyor. Bir başka ifadeyle, internet çocuklarımızın bakıcısı ve dadısı olmuş durumda.

Türkiyede İnternet En Çok İş Yerlerinde Kullanılıyor

Nisan 7th, 2010

Türkiye’de iş yerleri hariç insanların yüzde 80′inin evinde internet bulunmuyor.

Akdeniz Üniversitesi’nde Enformatik Bölümü tarafından düzenlen ‘Bilişim Teknolojileri ve Yenilikler’ konulu panelde internet ve teknolojileri masaya yatırıldı.

Panele konuşmacı olarak katılan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akgül, 12 Nisan tarihinde Türkiye’nin internetle tanışma yaşının 18 olacağını söyledi.

Öğrencilere teknolojinin ve internetin nereden ne aşamalara geldiğini anlatan Mustafa Akgül, ülkede 25-30 milyon civarında internet kullananların olduğunu kaydetti.

Türkiye’deki istatistikî bilgileri öğrencilere sunan Akgül, “Ülkemizde 6 milyon ADSL abonesi var. 3 milyon 100 bin civarında da bilgisayar mevcut. Ama Türk halkı genellikle interneti işyerlerinde kullanmayı tercih ediyor. Türkiye’deki evlerin yüzde 80′inde internet maalesef henüz yok.” dedi.

Dünya rakamlarını da öğrencilere sunan ve Türkiye’de hâlâ yasaklı olan video paylaşım sitesi ‘www.youtube.com’da günde ortalama 1 milyon video izlendiğini ifade eden Akgül, ortalama bir günde 250 milyar e-mail gönderildiğini toplamda da yılda 90 trilyonu aşkın mail alışverişi olduğunu belirtti.

İnternetin sadece chat, msn ve facebook olmadığını belirten Mustafa Akgül, bu hizmetle birlikte pazarlama, örgütlenme gibi faaliyetlerin hepsinin değiştiğini söyledi

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ...79 80 81 Next
Günün Sözü Özlü Sözler
    24 2009 Günün Sözü Firari Oldu Sevdam" (chatsayfalari.org)